Tunceli’nin Pülümür ilçesinde nesilden nesile aktarılan geleneksel tuz üretimi, coğrafi işaretle koruma altına alındı.
Bölgedeki yer altı kaynaklarından doğal yöntemlerle elde edilen kaya tuzu, “Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzu” adıyla tescillendi. Ürünün kendine özgü özelliklerinde bölgenin rakımı, iklimi, güneşlenme süresi ve rüzgar koşullarının önemli rol oynadığı belirtildi.
8-10 METRELİK KUYULARDAN ÇIKARILIYOR
Yaklaşık 900 metre rakımda, Munzur, Avcı ve Bağırpaşa dağlarıyla çevrili bölgede üretilen tuzun hasadı haziran ile eylül arasında yapılıyor.
Kaya tuzu tabakalarının yer altı sularıyla çözünmesi sonucu oluşan tuzlu suya ulaşmak için 8 ila 10 metre derinliğinde sondajlar gerçekleştiriliyor.
Yeryüzüne çıkarılan tuzlu su önce kuyularda biriktiriliyor, ardından dinlendirme havuzlarına aktarılıyor. Burada birkaç gün bekletilen su, güneş ve rüzgarın etkisiyle doğal biçimde buharlaşıyor.
GÜNEŞ VE RÜZGAR TUZUN OLUŞUMUNDA ETKİLİ
Dinlendirme aşamasında suyun içindeki bulanıklığa yol açan maddeler ile bazı ağır metal kalıntılarının havuzun dibine çöktüğü belirtiliyor.
Temizlenen tuzlu su daha sonra borularla kristalleşme havuzlarına taşınıyor. Tuzun kristalleşmesi de doğal buharlaşma yoluyla gerçekleşiyor.
Toplanan kristallerin nemden arındırılması için ise fırça ve tahta kürek gibi geleneksel araçlardan yararlanılıyor.
RAFİNE EDİLMİYOR, KATKI MADDESİ KULLANILMIYOR
Pülümür tuzunun üretimindeki en dikkat çekici özelliklerden biri de doğal yapısının korunması.
Kristalleşen tuz, güneş altında kurutulduktan sonra rafine edilmeden ve katkı maddesi kullanılmadan eleniyor. Partikül büyüklüğüne göre ayrılan ürün, farklı gramajlarda paketlenerek satışa sunuluyor.
“BU MEMLEKETİN TADI VARDI, TUZ İHTİYACI VARDI, TUZU DA OLDU”
“Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzu”nun coğrafi işaret tescil belgesi için tören düzenlendi.
Tunceli Valisi Şefik Aygöl ile Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın katıldığı törende, ürünün tescil belgesi takdim edildi.
Vali Aygöl, kentin yerel değerlerinin markalaştırılmasının önemine dikkat çekerek, “Bu memleketin tadı vardı, tuz ihtiyacı vardı, tuzu da oldu. Memleketin tadı ve tuzu oldu” dedi.
Aygöl, Pülümür tuzunun tescillenmesinin kent açısından hayırlı olmasını diledi.