Melih Gökçek adliyeye sakız çiğneyerek geldi! İşte o görüntüler...
Melih Gökçek adliyeye sakız çiğneyerek geldi! İşte o görüntüler...
İçeriği Görüntüle

Adana’nın Çukurova ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan Sami Bey Apartmanı’nda 40 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Binanın müteahhitleri ve bazı kamu görevlileri hakkında açılan davada sanıklar bir kez daha hakim karşısına çıktı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Abdullah Aybaba, kızı Eda Aybaba Çelik, Seyhan Belediyesi eski İmar Müdürü Alim Erdoğan ve eski Harita Kadastro Teknikeri Sunay Meydan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi.

Duruşmada tutuklu Abdullah Aybaba cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanırken, Alim Erdoğan, depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“ÇİMENTO VEYA MALZEME ÇALINMASI YOKTUR”

Savunmasını yapan Abdullah Aybaba, bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını öne sürdü.

Binanın teras kısmındaki kolonlarda tıraşlama yapıldığını ve üst katlarda tadilat gerçekleştirildiğini belirten Aybaba, bu işlemlerin binanın merkezini olumsuz etkilediğini düşündüğünü söyledi.

Aybaba ayrıca deprem sırasında önce üst katların sallanarak koptuğunu, daha sonra binanın tamamen yıkıldığını öne sürdü.

Müteahhit, “Binadan herhangi bir çimento veya malzeme çalınması durumu yoktur” dedi.

MAĞDUR AİLELERİN AVUKATINDAN “MÜEBBET” TALEBİ

Mağdur ailelerin avukatı Mehmet Üsgüloğlu, Aybaba’nın deprem sonrasında yurt dışına çıkmasını eleştirdi.

Üsgüloğlu, sanığın gerçekten iyi niyetli olması halinde yurt dışına çıkmak yerine apartmanla ilgili bilgileri paylaşması gerektiğini savundu.

Karot ve basınç testlerinde yönetmeliklere uygun olmayan sonuçlar bulunduğunu öne süren Üsgüloğlu, Aybaba’nın inşaat mühendisi olması nedeniyle suçun “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Avukat, her bir ölüm yönünden ayrı ayrı müebbet hapis cezası verilmesini talep etti.

“OLAYLAR BİRAZ SOĞUSUN DİYE DÖNÜŞÜMÜ UZATTIM”

Duruşmada avukatın soruları üzerine yeniden söz alan Abdullah Aybaba, depremden sonra neden yurt dışında kaldığını anlattı.

İlk depremin ardından inşaatlarını kontrol etmek amacıyla Adana’ya dönmek istediğini ancak kendisi ve kızı hakkında tehdit içerikli paylaşımlar yapılması nedeniyle yurt dışına çıktığını belirten Aybaba, şunları söyledi:

“Amacım bir ay kalıp geri dönmekti fakat olaylar biraz soğusun, acılar biraz dinsin düşüncesiyle dönüşümü uzattım. Sonrasında kendim hakkında kırmızı bülten çıktığını öğrenince kendi rızamla ülkeye döndüm.”

“SANIK DEPREMDEN BİR GÜN SONRA ÜLKEDEN KAÇTI”

Mağdur ailelerin avukatlarından Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz ise Aybaba’nın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu öne sürdü.

Aybaba’nın depremden bir gün sonra ülkeden çıktığını belirten Karadeniz, dosyadaki beton basınç testi ve demir seviyesi sonuçlarının düşük olduğunu savundu.

Karadeniz de Aybaba’nın her bir mağdur açısından ayrı ayrı müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

“KENDİ RIZASIYLA TÜRKİYE’YE DÖNDÜ” SAVUNMASI

Aybaba’nın avukatı ise müvekkilinin Adana’da yaklaşık 50 bina yaptığını ve bunlardan yalnızca Sami Bey Apartmanı’nın yıkıldığını belirtti.

Aynı dönemde ve aynı malzemelerle yapıldığı belirtilen Ece Apartmanı’ndan karot alınarak yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasını isteyen avukat, müvekkilinin kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü savundu.

Aybaba’nın 78 yaşında olduğunu belirten avukat, cezaevi koşullarının ağır olduğunu öne sürerek ev hapsi uygulanmak üzere tahliye talebinde bulundu.

KIZI İÇİN DE TAHLİYE TALEBİ

Eda Aybaba Çelik’in avukatı da müvekkilinin 1994 yılında şirkete yalnızca yasal prosedür nedeniyle ortak olduğunu, şirketten herhangi bir gelir elde etmediğini ve inşaat faaliyetlerinde görev almadığını savundu.

Müvekkili hakkında tutuklamaya yönelik değil, yalnızca ifade alınmasına yönelik yakalama emri çıkarılmasını isteyen avukata karşı Abdullah Aybaba da kızının şirket ortağı olarak yalnızca yasal zorunluluk nedeniyle bulunduğunu söyledi.

MAHKEME TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERDİ

Mahkeme heyeti, tutuklu Abdullah Aybaba’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Eda Aybaba Çelik hakkında çıkarılan kırmızı bülten kapsamındaki yakalama kararının infazının beklenmesine hükmeden mahkeme, Aybaba ve avukatının Ece Apartmanı’ndan karot alınarak yeniden bilirkişi raporu hazırlanması talebini ise bu aşamada reddetti.

Bir sonraki duruşmanın 26 Kasım’da yapılmasına karar verildi.

NE OLMUŞTU?

Abdullah Aybaba’nın, 6 Şubat depremlerinden bir gün sonra İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığı ve daha sonra Türkiye’ye dönmediği belirlenmişti.

Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Aybaba, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı’nın çalışmaları sonucunda Tayland’da gözaltına alındı. İşlemlerin tamamlanmasının ardından 15 Mayıs’ta Türkiye’ye getirilen Aybaba, SEGBİS üzerinden Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılmış ve tutuklanmıştı.