Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan’a atfedilerek dolaşıma sokulan bazı metinlere ilişkin yaptığı “süreci doğrudan sabote etmeye dönük tehlikeli bir faaliyet” değerlendirmesinin ardından açıklama yaptı.

Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İmralı görüşmelerine ilişkin tutanakların geçmişte de tartışma konusu olduğunu belirterek, görüşmelerin halktan ve Meclis’ten gizli yürütülmesini eleştirdi.

“TUTANAKLARIN DOLAŞIMA GİRMESİ ENGELLENEBİLİRDİ”

İmralı görüşmelerinin bir bölümünün gizli yürütülmesinin anlaşılabilir olduğunu ancak görüşmelere ilişkin bilgilerin ilgili taraflara aktarılabilmesi için tutanak tutulmasının gerekli olduğunu belirten Okuyan, bazı belgelerin gazetecilere farklı kanallardan ulaştırıldığına dikkat çekti.

Okuyan, “İstense bu engellenir, demek ki en azından bazı tutanakların daha geniş bir kesime ulaşması isteniyor” ifadelerini kullandı.

Sürecin farklı aşamalarında bazı tutanakların iktidar kanadından da dolaşıma sokulduğunu belirten Okuyan, buna rağmen AKP ve DEM Parti tarafından “işte tutanaklar budur” denilen kesin bir belgenin kamuoyuna sunulmadığını söyledi.

Gençlerin yeni sırdaşı yapay zekâ: Dertleşmek için de kullanıyorlar
Gençlerin yeni sırdaşı yapay zekâ: Dertleşmek için de kullanıyorlar
İçeriği Görüntüle

“HERKESİ İKNA ETMENİN BİR YOLU YOK”

İktidarın ve sürecin taraflarının farklı toplumsal kesimleri aynı anda ikna etmeye çalıştığını savunan Okuyan, bu durumun ortaya çıkan her tutanağın farklı biçimde yorumlanmasına neden olduğunu ifade etti.

Okuyan, “Herkesi ikna etmek istiyorsunuz. Türk milliyetçisini de Kürt milliyetçisini de… Tarikatçısını da seküler olanı da… Sağcıyı ve de solcuyu, birlikte” dedi.

Süreç konusunda başından beri “doğrultunun önemli olduğunu” savunduklarını belirten Okuyan, kendilerinin ikna olmayanlar arasında olduğunu ve son gelişmelerin bu tutumlarını daha da güçlendirdiğini söyledi.

“TAHRİFAT VARSA BUNUN YOLU ŞEFFAFLIK”

Dolaşıma giren tutanaklarda tahrifat bulunabileceği yönündeki iddiaları da değerlendiren Okuyan, böyle bir süreçte provokasyon ya da farklı amaçlarla belge manipülasyonu yapılabileceğini söyledi.

Bunun önüne geçmenin yolunun sürecin gizli olmaktan çıkan içeriğinin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması olduğunu savunan Okuyan, “Bunu engellemenin yolu, sürecin artık sır olmaktan çıkan içeriğini halka açık açık anlatmaktır” ifadelerini kullandı.

“NEYİ NASIL DÖNÜŞTÜRDÜĞÜNÜZÜ AÇIKLAYIN”

AKP’nin Abdullah Öcalan konusunda bilgi kısıtı içinde olduğunu düşünmenin mümkün olmadığını belirten Okuyan, asıl meselenin yürütülen sürecin hedeflerinin kamuoyuna anlatılması olduğunu söyledi.

Okuyan, “Ama madem ‘bir tarihsel dönüşüm’den söz ediliyor o zaman neyi nasıl dönüştürüyorsunuz, ayrı ayrı değil, birlikte bir güzel açıklayın. Eğip bükmeden” dedi.

Sürecin kamuoyunun bilgisi dışında, tartışılmadan ve itirazlar olmadan yürütülebileceği düşüncesine de karşı çıkan Okuyan, “Sürecin sessiz sedasız, tartışılmadan ve kimsenin itirazı olmadan ilerleyeceği düşünülüyorsa, yok öyle bir ülke” ifadelerini kullandı.