Yaz tatiliyle birlikte milyonlarca çocuk okulların kapanmasının ardından günlerinin büyük bölümünü tablet, telefon, bilgisayar ve televizyon karşısında geçiriyor. Uzmanlar ise kontrolsüz ekran kullanımının yalnızca akademik gelişimi değil; dikkat süresini, sosyal becerileri, fiziksel sağlığı ve aile içi iletişimi de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Sosyal medya fenomeni 'Rıdvan Abi' tutuklandı
Sosyal medya fenomeni 'Rıdvan Abi' tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Ev Okulu Derneği Başkanı ve Eğitimci Mehmet Hilmi Eren, yaz tatilinde çocukların ekran süresinin tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını, önemli olanın dengeli ve bilinçli bir kullanım alışkanlığı kazandırmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ekranlar çocuklarımızın hayatının bir gerçeği. Ancak yaz tatili, çocukların ekranın dışında kalan hayatı keşfetmesi için büyük bir fırsattır. Toprakla temas etmek, arkadaşlarıyla oyun oynamak, kitap okumak, spor yapmak, yeni beceriler kazanmak ve aileyle kaliteli vakit geçirmek hiçbir dijital ekranın yerine koyamayacağı deneyimler sunar."

Okulların açılmasına yaklaştığımız şu günlerde yazın son döneminin iyi planlanması gerektiğini aktaran EREN; “okullar açılmadan önceki son 2-3 hafta içerisinde ev ortamında, kitap okuma, zekâ akıl oyunu oynama, aile içi eğlenceli bilgi yarışmaları gibi süreçlerle okula ısınma süreçlerinin başlatılması önemli” dedi.

"Sıkılan çocuk gelişen çocuktur"

Velilerin en sık yaptığı hatalardan birinin çocuk her sıkıldığında eline telefon veya tablet vermek olduğunu belirten Mehmet Hilmi Eren, bunun uzun vadede çocukların üretkenliğini körelttiğini ifade etti.

"Çocuk bazen sıkılmalıdır. Çünkü sıkılmak; düşünmenin, üretmenin ve hayal kurmanın başlangıcıdır” diyen Eren sözlerine şöyle devam etti: “Sürekli dijital uyaranlara maruz kalan çocuk ise kendi oyununu kurmayı, problem çözmeyi ve yaratıcı düşünmeyi zamanla unutabilir."

Ekran süresi pazarlık konusu olmamalı

Ailelerin yaz tatili sona ermeden önce de ortak kurallar belirlemesi gerektiğini aktaran Mehmet Hilmi Eren, “Ekran kullanımının ödül ya da ceza yöntemi olarak kullanılmaması gerek. Bugün birçok evde 'Ödevini yaparsan telefon alabilirsin' ya da 'Yemeğini bitir telefon vereceğim' anlayışı hâkim. Bu yaklaşım ekranı daha cazip hale getiriyor. Oysa teknoloji günlük yaşamın dengeli bir parçası olmalıdır" dedi.

Yaz tatilinin son süreçlerinde ailelere 10 altın öneri

Mehmet Hilmi Eren, ailelerin uygulayabileceği şu önerilerde bulundu:

• Günlük ekran süresi için önceden belirlenmiş net kurallar oluşturun.
• Çocuğun ekran kullandığı içerikleri mutlaka takip edin.
• Yemek masasında ve aile sohbetlerinde telefon kullanılmamasını sağlayın.
• Her gün mutlaka açık havada fiziksel aktivite planlayın.
• Birlikte kitap okuma saatleri oluşturun.
• Ev içinde sorumluluk verin; küçük görevler özgüveni artırır.
• Masa oyunları, kutu oyunları ve aile etkinliklerini artırın.
• Çocuğun arkadaşlarıyla yüz yüze vakit geçirmesini teşvik edin.
• Anne ve baba olarak siz de ekran kullanımınızla örnek olun.
• Ekranı yasaklamak yerine alternatif ve keyifli aktiviteler sunun.

"Çocuk bizi izliyor"

Çocukların en güçlü öğrenme yönteminin model alma olduğunu söyleyen Eren, ebeveynlerin kendi dijital alışkanlıklarını da gözden geçirmesi gerektiğini belirterek "Anne-baba sürekli telefonla ilgilenirken çocuğa 'Telefonu bırak' demek etkili olmaz. Çocuk söyleneni değil, gördüğünü öğrenir. Dijital denge önce evin büyüklerinden başlamalıdır" diye konuştu.

Yaz tatili sadece dinlenme dönemi değildir

Yaz tatilinin yalnızca okuldan uzaklaşma süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirten Eren, sözlerini şöyle tamamladı: "Gerçek öğrenme yalnızca sınıfta gerçekleşmez. Yaz tatili; çocuğun karakterinin, sosyal becerilerinin, özgüveninin ve hayata bakışının geliştiği çok değerli bir zamandır. Bugün çocuklarımızın ekran başında geçirdiği her kontrolsüz saat, aslında hayattan çaldığımız bir deneyime dönüşebilir. Onlara unutamayacakları bir süreç armağan etmek bizim elimizde."

Ev Okulu Derneği Hakkında

Ev Okulu Derneği, çocukların akademik, sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimini destekleyen; ailelerin eğitim sürecindeki rolünü güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalar yürütmektedir. Dernek, ebeveynlere yönelik eğitim programları, seminerler, atölyeler ve rehberlik faaliyetleriyle çocukların çok yönlü gelişimine katkı sağlamayı hedeflemektedir.