TBMM bugün 106. yaşını tamamladı. 23 Nisan 1920’de açılan Gazi Meclis, 106 yıllık yaşamında çok önemli toplumsal ve siyasal görevleri başarmıştır.
Meclis’in 23 Nisan 1920’de toplanması, Milli Mücadele örgütlenmesinin bir dönüm noktasıydı.

Birinci Meclis, Kuvayı Milliyecilerden oluşuyordu. Güçler birliği kuramı geçerliydi. Hükümeti oluşturan bakanlar Meclis tarafından seçiliyordu. Meclis başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıydı.
Yaratılan bu model, “meclis hükümeti sistemi”dir. Bu model, Birinci Meclis’in dünya anayasa tarihine önemli bir katkısıdır.

23 Nisan 1920’de toplantılarına başlayan Meclis öncelikle, kendi askeri gücünü kurdu. İnönü savaşları, Sakarya ve Dumlupınar savaşlarıyla başarıya ulaşıldı ve işgalci güçler vatandan kovuldu.

Bağımsızlık Savaşı’ndan sonra yeni bir dönem başlıyordu. Aydınlanma Devrimleri birer birer Meclis kararıyla kabul edildi. 1924 Anayasası ile de parlamenter demokrasiye adım atıldı.

Meclis, demokratik açılımlar yolunda da görevini yaptı. 14 Mayıs 1950 seçimleri öncesi yargıç yönetiminde hukuka bağlı adil seçim yasasını kabul etti.
Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, parlamenter demokrasinin temel ilkelerini kabul eden 1961 Anayasası, Meclis tarafından demokrasi karşıtı 12 Eylül 1980 darbesine kadar titizlikle uygulandı.
Ne yazık ki 1980’den sonra adım adım hukuk devletinden uzaklaşma dönemi başlamıştır.
2017 halkoylaması ile kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle partili devlet başkanı olgusu kabul edilirken demokrasinin temel unsuru kuvvetler ayrılığı sistemi de tahrip ediliyordu.
Meclis, siyasal iktidarın daha açık deyimiyle yürütme gücünün tam etkisi altına girdi. Meclis’in denetleme yetkileri soru, gensoru, Meclis araştırması gibi hukuksal yollar tıkandı.
Bütün bu gelişmeler yaşanmıştır ve yaşanıyor. Ancak TBMM’nin yüz yıllık geçmiş bir tarihi vardır.
Bu tarih aynı zamanda demokratik bir birikimdir. Bir diğer önemli nokta unutulmamalıdır. Türk milleti temelde demokrasiyi benimsemiştir.
Türk toplumu gerçek ve evrensel demokratik sisteme yeniden kavuşacaktır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, bağımsız yargı modeli yeniden kurulacaktır. Türk toplumu tam ve kusursuz demokrasiye er geç kavuşacaktır.
106. YILINDA BURUK BİR 23 NİSAN!
On yıllar boyunca, en büyük gücün millet olduğunun kanıtı olan bu önemli bayram, 106. yılında “millet egemenliğinin” tartışıldığı bir yıl olarak tarihe geçiyor.
Halk tarafından seçilmiş siyasetçilerin cezaevlerinde tutuklu bulunduğu ve hukuka ilişkin tartışmaların ayyuka çıktığı bu dönemde, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 1’i öğretmen, 9’u öğrenci 10 kişinin can verdiği okul saldırıları da bayramı buruk bir hale getirdi.
23 NİSAN NASIL ÇOCUK BAYRAMI OLDU?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924 tarihinde, egemenliğin millete teslim edildiği bu önemli günün bayram olarak kutlanmasına karar verdi ve bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı, dünya üzerindeki bütün çocuklara armağan etti. 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başladı.




