Gökhan Günaydın, başvurusunun ardından yaptığı açıklamada, iki kanunda yer alan bazı düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.
Günaydın’ın itiraz ettiği başlıklar arasında, nükleer alanda faaliyet gösteren şirketlere 2050 yılına kadar KDV iadesi imkanı sağlanması, PTT çalışanlarının mevcut statülerinin değiştirilmesi, yargıda mülakat sisteminin yeniden uygulanması, belediyelerin genel aydınlatma giderlerine yaptığı katkının artırılması ve Siber Güvenlik Başkanlığı’na verilen bazı yetkiler yer aldı.
NÜKLEER ŞİRKETLERİN VERGİ DÜZENLEMESİNE İTİRAZ
7590 sayılı kanunda nükleer alanda faaliyet gösteren şirketlere 2050 yılına kadar KDV iadesi yapılabilmesine ilişkin düzenleme bulunduğunu belirten Günaydın, bu uygulamayı eleştirdi.
Aynı düzenlemeler kapsamında alt segment araçlarda ÖTV’nin artırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na yetki verilmesine de tepki gösteren Günaydın, vergi politikalarında vatandaşlarla şirketler açısından farklı uygulamalar oluşturulduğunu savundu.
“İŞSİZLİK FONU PATRONA HİZMET EDECEK HALE GETİRİLİYOR”
İşsizlik Sigortası Fonu’na ilişkin değişiklikleri de gündeme getiren Günaydın, özellikle imalat ve turizm sektörlerinde fonun kullanım alanının genişletilmesine itiraz etti.
Günaydın, çalışan ve işveren tarafından ödenen primlerin yüzde 25’ine kadar olan bölümünde devlet katkısı uygulanırken yeni düzenlemeyle bu katkının kaldırıldığını belirterek, değişikliğin işsizler açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını savundu.
Kamu ihalelerinde yerli kişi ve yerli malı teklif sahiplerine sağlanan bazı avantajların Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşları ve şirketlerine de uygulanabilmesi için Cumhurbaşkanı’na yetki verilmesini de eleştiren Günaydın, bu düzenlemenin gerekçesinin açıklanması gerektiğini söyledi.
PTT ÇALIŞANLARININ STATÜSÜ GÜNDEMDE
PTT çalışanlarının farklı mevzuatlara tabi olarak görev yaptığını belirten Günaydın, yeni düzenlemeyle çalışanların genel idari hizmetler sınıfına alınmasının ve personelin bir bölümünün diğer kamu kurumlarına aktarılmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Günaydın, bu değişikliğin çalışanların hem görev sürecinde hem de emeklilik döneminde hak kayıplarına yol açabileceğini ileri sürdü.
Özel öğretim kurumlarında çalışan atanamayan öğretmenlere ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Günaydın, işe alım kriterlerinin idarenin takdirine bırakılmasının ayrımcılığa neden olabileceğini savundu.
YARGIDA MÜLAKAT TARTIŞMASI
Günaydın, hakim ve savcı yardımcılığına ilişkin düzenlemede mülakatın yeniden getirildiğini belirtti. Daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bir hükmün yeniden düzenlenerek yasaya eklendiğini savunan Günaydın, yazılı sınav sonucunun ardından mülakat yapılmasına karşı çıktı.
Günaydın, mülakat uygulamasının adaylar açısından objektiflik ve eşitlik sorunları doğurabileceğini ileri sürdü.
SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞI’NIN YETKİLERİNE İTİRAZ
Siber güvenliğe ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Günaydın, internet içeriklerinin çıkarılması ve erişim engeli kararlarının hangi makam tarafından alınacağının önemli olduğunu belirtti.
Günaydın, bu yetkinin Siber Güvenlik Başkanlığı’na verilmesini eleştirerek, söz konusu kurumun Cumhurbaşkanlığına bağlı olmasına dikkat çekti. İçerik ve erişim kararlarının mahkemeler tarafından verilmesi gerektiğini savundu.
BELEDİYELERİN AYDINLATMA PAYI DA BAŞVURUYA GİRDİ
Günaydın, genel aydınlatma giderlerinde belediyelerin üstlendiği katkı payının artırılmasına ilişkin hükmün de başvurunun kapsamında olduğunu söyledi.
Düzenlemeyle büyükşehir belediyelerinin katkısının yüzde 15’ten yüzde 30’a, diğer belediyelerin katkısının ise yüzde 10’dan yüzde 15 seviyesine çıkarıldığını belirten Günaydın, değişikliğin belediyeler açısından ek mali yük oluşturacağını savundu.
“YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASINI İSTİYORUZ”
Günaydın, başvurunun yalnızca düzenlemelerin iptalini değil, yürürlüklerinin durdurulmasını da kapsadığını belirtti.
Noterlik Kanunu’na ilişkin bazı hükümler ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve angarya yasağı açısından da sorunlar bulunduğunu ileri süren Günaydın, Anayasa Mahkemesi’nden söz konusu düzenlemeler hakkında inceleme yapılmasını istedi.
Günaydın, başvuru kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne çağrıda bulunarak, iptali istenen hükümlerin yürürlükte kalmaması yönünde karar verilmesini talep etti.