Asu Kaya, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin yazılı açıklamasında, farklı kentlerde yaşanan olayları tek tek değerlendirdi.

Kaya, 17-21 Eylül tarihleri arasında 10 kadının yaşamını yitirdiğini belirterek kadınların öldürülmeden önce korunması gerektiğini söyledi. Yaşananların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Kaya, kadınların yaşam hakkının korunmasına yönelik politikaların yetersiz kaldığını ve cezasızlık algısının büyüdüğünü ileri sürdü.

Dorukhan Büyükışık dosyasında ek iddianame!
Dorukhan Büyükışık dosyasında ek iddianame!
İçeriği Görüntüle

UZAKLAŞTIRMA KARARINA RAĞMEN ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRDÜ

Antalya’da 17 Eylül’de yaşanan olayı gündeme getiren Kaya, boşanma aşamasındaki Ayşegül Coşkun’un hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Sefer Coşkun tarafından öldürüldüğünü belirtti. Kaya ayrıca Coşkun’un anne ve babasının da fail tarafından öldürüldüğünü ifade etti.

Kaya, olay üzerinden koruma mekanizmalarının işleyişinin sorgulanması gerektiğini savunarak, uzaklaştırma kararlarına rağmen kadınların öldürülmemesi için daha etkin önlem alınması gerektiğini söyledi.

“KEZBAN’IN ÇOCUĞU ANNESİZ KALDI”

Adana’nın Ceyhan ilçesinde Kezban Kabukçu’nun yaklaşık bir buçuk ay önce boşandığı Enes D. tarafından öldürüldüğünü, oğlu Yağız Ege D.’nin ise ağır yaralandığını aktaran Kaya, boşanma sürecindeki kadınların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde de bir kadının boşandığı M.K. tarafından öldürüldüğünü belirten Kaya, failin polis tarafından yakalanacağını anlayınca intihar ettiğini söyledi.

“20 YAŞINDAKİ DİDAR ALTI AYLIK HAMİLEYDİ”

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde 20 yaşındaki Didar Filiz’in eşi tarafından darbedilerek öldürüldüğünü belirten Kaya, genç kadının olay sırasında altı aylık hamile olduğunu söyledi.

Didar Filiz’in ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini belirten Kaya, olayın aile içindeki şiddetin boyutunu gösterdiğini savundu.

GAZİANTEP’TEKİ SİLAHLI SALDIRIYI GÜNDEME GETİRDİ

Kaya, Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde 20 Eylül’de Merve K.’nın eşi Harun K. tarafından öldürüldüğünü, şüphelinin daha sonra sokakta rastgele ateş ederek üçü çocuk dört kişiyi daha yaraladığını belirtti.

Kaya, olayın kadın cinayetinin yanı sıra silahlı şiddetin toplumsal etkisini de ortaya koyduğunu ifade etti.

Hatay’ın Payas ilçesinde ise ayrılma aşamasındaki Emine Çil’in K.Ç. tarafından öldürüldüğünü belirten Kaya, kadınların boşanma ya da ayrılma kararlarının şiddet ve ölüm tehdidiyle karşılık bulmaması gerektiğini söyledi.

ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konya’nın Hadim ilçesinde 63 yaşındaki dört çocuk annesi Fadime S.’nin evinde ölü bulunmasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Kaya, olayın ardından fail olduğu öne sürülen kişinin kızını telefonla arayarak annesini öldürdüğünü söylediğinin iddia edildiğini aktardı.

Düzce’de yaşamını yitiren Nehir Nisa Bekar’ın kesin ölüm nedeninin henüz netleşmediğini belirten Kaya, şüpheli kadın ölümlerinin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.

“AİLE İÇERİSİNDEKİ ŞİDDET ÇOCUKLARI DA ETKİLİYOR”

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 34 yaşındaki İpek İpek’in 16 yaşındaki oğlu tarafından öldürülmesine de değinen Kaya, olayın aile içindeki şiddetin çocuklar açısından da ağır sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini savundu.

Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde Fadime Ünlü’nün eşi tarafından öldürüldüğünü belirten Kaya, bu olayda da bir kadının evinde yaşamını yitirdiğini ve çocuğunun annesiz kaldığını ifade etti.

“KADINI ÖLDÜKTEN SONRA KORUMAK DEĞİL”

Kadın cinayetlerinde yalnızca faillerin eylemlerinin değil, olay öncesinde kadınların yardım talebinde bulunup bulunmadığının, koruma veya uzaklaştırma kararlarının uygulanıp uygulanmadığının da incelenmesi gerektiğini belirten Kaya, kadın öldürüldükten sonra failin yakalanmasının tek başına koruma anlamına gelmediğini söyledi.

Kaya; koruma kararlarının etkin şekilde uygulanması, tehditlerin ciddiye alınması, şiddet faillerinin silaha erişiminin engellenmesi ve kadınların başvurularının “aile meselesi” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden uygulanması ve 6284 sayılı kanunun etkin şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini de ifade eden Kaya, Antalya’daki olayda olduğu gibi uzaklaştırma kararı bulunan bir kişinin kadına ulaşabilmesinin ciddi bir uygulama sorunu oluşturduğunu ileri sürdü.

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİL”

Kaya, açıklamasının sonunda kadın cinayetlerinin yalnızca sayılardan ibaret olmadığını belirterek, hayatını kaybeden kadınların isimleri, aileleri ve yaşamları olduğuna dikkat çekti.

Kadınların öldürüldükten sonra faillerinin yakalandığı değil, öldürülmeden önce korunduğu bir düzen gerektiğini savunan Kaya, kadın cinayetlerini “aile meselesi” olarak görmeyeceklerini ve kadınların yaşam hakkının korunması için mücadele etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.