Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, bir sanayicinin şirketini borsaya açabilmek için önce 1,5 milyon dolarlık rüşvet talebiyle karşılaştığını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de bilgilendirildiği sürecin sonunda 600 bin dolar rüşvet vermek zorunda kaldığını öne sürdü.
Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal, iddiaları Demokrasi ve Uzlaşma Grubu’nun toplantısında Atmaca’nın ağzından dinlediğini yazdı.
Hikâye 2023 yılının Mayıs ayında başlıyor.
Yeni milletvekili seçilen Mehmet Atmaca’yı tanıdığı Bursalı bir sanayici aradı. Şirketini halka arz etmek istiyordu. İki yıldır SPK’ya başvurmasına rağmen sonuç alamıyordu.
Sanayici, Atmaca’ya şöyle dert yandı:
“Ben borsaya açılmak istiyorum. SPK’ya başvuru yaptıktan sonra birileri gelip bana, para vermeden bu iş olmaz diyorlar. Ben de rüşvet vermek istemiyorum. Eğer bu işe layıksam bana verilsin, değilse reddedilsin. Ama ne zaman başvursam gelip beni buluyorlar.”
Atmaca, SPK Başkanı Ömer Gönül’ü telefonla aradı. Gönül, şirketi tanıdığını, halka arz için gerekli koşulları taşıdığını ancak evraklarında birkaç eksik bulunduğunu söyledi.
Sanayici ise Atmaca’ya bütün belgelerinin eksiksiz olduğunu, kendisine doğru söylenmediğini belirtti.
Birkaç hafta geçti, başvuru yine sonuçlanmadı.
Atmaca yeniden Ömer Gönül’ü aradı. Bu kez açıkça uyardı:
“Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul’a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM’ye önerge vereceğim.”
Normalde salı günleri toplanan SPK, o hafta cuma günü toplandı. Sanayicinin dosyası da kurulun önüne geldi.
Ancak bu kez kurulun iki üyesi, şirketin FETÖ ile ilişkili olduğunu öne sürerek başvuruya karşı çıktı.
Atmaca’nın aktardığına göre şirketin FETÖ ile bağlantısı bulunmadığını gösteren belgeler zaten başvuru dosyasındaydı.
MEHMET ŞİMŞEK DEVREYE GİRDİ
Atmaca bunun üzerine AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen’e gitti.
“Bu sizin ayıbınız. Bu adam imtiyaz istemiyor, hakkını istiyor. Bu adam talep edilen 1,5 milyon dolar rüşveti vermekten aciz değil ama vermek istemiyor.”
Aradan birkaç hafta geçti.
AKP’nin Kızılcahamam kampında bulunan Refik Özen, Atmaca’yı aradı. Yanında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek vardı.
Şirketin bilgilerini istedi.
Atmaca bilgileri gönderdi. On beş dakika sonra Özen yeniden aradı.
Şimşek, SPK Başkanı Ömer Gönül’le görüşmüştü. Ancak görüşmede yine şirketin FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiası gündeme gelmişti.
Atmaca, bu iddiaya karşı şirketin hazırladığı belgeleri de gönderdi.
Bir süre sonra Atmaca, basında şirketin halka arz edildiği haberini gördü.
Sorunu çözdüğünü düşünerek sevindi.
Fakat şirket sahibi kendisini arayıp teşekkür etmedi.
Refik Özen de aynı durumdan şikâyetçiydi. İki milletvekili birlikte sanayiciyi ziyarete gitti.
Asıl hikâyeyi o zaman öğrendiler.
“Borsaya girmekten vazgeçtim” dedi, “Girmek zorundasın” cevabını aldı
Sanayicinin anlattığına göre Mehmet Şimşek’in görüşmesinin ardından SPK Başkanı Ömer Gönül kendisini aramış, dosyasını güncelleyerek yeniden başvurmasını istemişti.
Sanayici belgelerini hazırlayıp SPK’ya verdi.
Ertesi gün telefonu çaldı.
Arayan kişi, ertesi gün kendisini ziyaret edeceğini söyledi. Randevu istemiyor, geleceği saati bildiriyordu.
Sanayici kim olduğunu sordu.
Arayan kişi bir milletvekiliydi.
Atmaca, Demokrasi ve Uzlaşma Grubu’ndaki toplantıda bu milletvekilinin ismini de söyledi. Ancak Yüksel Baysal, Bursa Saati’ndeki yazısında ismi açıklamadı.
Milletvekili olduğu belirtilen kişinin sanayiciye söylediği söz şuydu:
“Bu işin kuralı budur. Vereceksin.”
Sanayici artık halka arzdan vazgeçtiğini söyledi.
Aldığı cevap daha da çarpıcıydı:
“Hayır, girmek zorundasın.”
Atmaca’nın iddiasına göre sanayici korktuğu için 600 bin dolar rüşvet verdi.
Şirket de halka arz edildi.
Atmaca, sanayicinin daha sonra SPK Başkanı Ömer Gönül tarafından çağrıldığını, Gönül’ün kendisine “Sayın Bakan bana bu işi halledin demedi, sadece bilgi aldı” dediğini aktardı.
Baysal’ın yazısına göre Ömer Gönül’ün sanayiciden bir de isteği vardı:
“Verdiğinizi helal edin.”
HALKA ARZDAN SONRA TERA'CILAR GELMİŞ: HİSSENİ 24 LİRADAN 200 LİRAYA ÇIKARALIM
Hikâye burada da bitmedi.
Atmaca’nın anlattığına göre şirket halka arz edildikten sonra bu kez Tera fonlarıyla bağlantılı kişiler sanayicinin kapısını çaldı.
Teklifleri, hisse fiyatını yapay biçimde yükseltip ardından ellerindeki hisseleri satarak kazanç sağlamaktı.
Atmaca’nın aktardığı sözler şöyle:
“Sen 1 milyar 100 milyon para kazandın. Bunun 500 milyonunu bize vereceksin. Ben senin 24 lira olan kâğıdını 200 liraya çıkaracağım. Sonra ben paramı çekeceğim, senin kâğıdın 120 lirada kalacak.”
Yani şirket sahibinden 500 milyon lira isteniyor, karşılığında 24 liralık hissenin 200 liraya yükseltilmesi vaat ediliyordu. Teklifi yapanlar kendi kazançlarını alıp çıktıktan sonra bile hissenin 120 lirada kalacağı söyleniyordu.
Sanayici bu teklifi de reddetti.
Atmaca, şirketin hisselerinin hâlâ borsada düşük seviyelerde işlem gördüğünü söyledi.
"İSİMLER DEVLETİN ELİNDE, HERKES ALDIĞINI İADE ETSİN"
Yüksel Baysal’ın aktardığı toplantının konuğu, eski AKP MKYK üyesi ve eski milletvekili Metin Külünk’tü.
Külünk de fon skandalıyla ilgili dikkat çekici açıklamalar yaptı.
“Bu kayıtlar hiçbir yere gitmez. Listeler devletin pek çok kurumunda var. Bu milletin başına bu kirli çorabı örenlerin hepsi isimleri biliyor. Cezaevinde olanlar da yurt dışında kaçak olanlar da…”
Külünk, skandala karışan isimlerin açıklanmaması halinde bunların seçilerek kamuoyuna sızdırılabileceğini ve meselenin siyasi istikrara yönelik bir operasyona dönüşebileceğini söyledi.
AKP yöneticilerine de çağrı yaptı:
“MKYK üyelerine istifa edin dedim, kim varsa istifa etsin! Sayın Cumhurbaşkanı’nın elini rahatlatın, özeleştiri yapın. Aldıklarınızı devlete iade edin. Sonra gidip adalete hesap verin.”
Külünk’e göre skandalın maliyeti yalnızca borsadaki kayıplar değildi:
“Fon soygunculuğunun bu ülkeye maliyeti sadece borsadaki 96 milyar dolarlık bir maliyet değildir. Ülkenin sosyolojik alanına son 50 yılın en ciddi saldırısıdır.”
SPK ve Borsa İstanbul yönetimlerini de sorumlu tutan Külünk, “SPK Başkanı ve yönetimi, Borsa İstanbul’un Başkanı ve yönetimi, bu işle ilgili sorumlu olan Ankara’da siyasi otoritenin yetkilendirdiği kişilerin sorumluluklarının bedelini ödemelidir” dedi.
Külünk ayrıca 19 Ekim Pazartesi günü önemli gelişmeler yaşanabileceğini söyledi.
Şirketin ve milletvekilinin adı neden açıklanmıyor?
Mehmet Atmaca’nın anlattıkları, fon skandalında şimdiye kadar ortaya çıkan manipülasyon ve usulsüz işlem iddialarının ötesine geçen suçlamalar içeriyor.
İddiaya göre SPK’ya yapılan halka arz başvurusu rüşvet ödenmediği için ilerletilmedi, dosya kurul gündemine geldiğinde FETÖ bağlantısı gerekçe gösterildi, Hazine ve Maliye Bakanı’nın devreye girmesinin ardından ise bir milletvekili aracılığıyla 600 bin dolar rüşvet alındı.
Halk TV’den gazeteci Bahadır Özgür’ün sosyal medyada yazıyı paylaşmasının ardından Bursasaati Gazetesi yazıyı kaldırdı.
Bahadır Özgür daha sonra şu paylaşımı yaptı:





