Küresel ölçekte yaşanan savaşın tarım ve gıda zinciri üzerindeki etkileri derinleşirken, Türkiye’de maliyet baskılarının sahaya daha belirgin şekilde yansımaya başladığı görülüyor. Özellikle enerji ve gübre fiyatlarındaki sert yükseliş, üretim maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarında yeni bir artış dalgasının sinyalini veriyor.
KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNDE KRİTİK DARBOĞAZ
Enerji ve hammadde taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, yalnızca petrol ve LNG akışını değil, aynı zamanda gübre üretiminde kullanılan temel girdileri de etkiliyor. Üre, amonyak ve doğalgaz gibi ürünlerin önemli bir kısmının bu hat üzerinden taşınması, küresel arzın yaklaşık üçte birini ilgilendiren ciddi bir risk oluşturuyor.
GÜBRE VE MAZOTTA SERT ARTIŞ
Türkiye’nin gübre hammaddelerinde yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı olması, küresel şokların iç piyasaya doğrudan yansımasına neden oluyor. Savaş öncesinde ton başına 430-490 dolar seviyesinde olan üre gübresi, kısa sürede 700 doların üzerine çıktı. İç piyasada ise son bir ayda 21-25 bin lira bandından 34-35 bin liraya yükselerek çiftçi için ciddi bir maliyet kalemine dönüştü.
Aynı dönemde mazot fiyatlarının 54 liradan 70 liranın üzerine çıkması, bazı bölgelerde ise 80 liraya yaklaşması, tarımsal üretimde iki temel girdide eş zamanlı maliyet şoku yarattı.
GIDA FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ HAREKET
Artan maliyetlerin etkisi gıda fiyatlarına da yansımaya başladı. Şubat ortasından mart sonuna kadar geçen yaklaşık dört haftalık süreçte gıda fiyatlarında belirgin bir yükseliş eğilimi gözlendi.
Son verilere göre; genel gıda fiyatlarında yüzde 3,5 ile 4,2 arasında artış yaşanırken, sebzede yüzde 8-12, meyvede yüzde 6-9, et ve tavuk ürünlerinde yüzde 3-5, süt ürünlerinde yüzde 2-3 ve ekmek-tahıl grubunda yüzde 1,5-2,5 oranında fiyat artışları kaydedildi.
“KÜRESEL ŞOK RİSKİ BÜYÜYOR”
İktisatçı Barlas Yurtsever, mevcut gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmadığını belirterek, gübre tedarik zincirindeki aksamanın tarımsal üretimi zincirleme şekilde etkilediğini ifade etti.
Yurtsever, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Başekonomisti Máximo Torero’nun da uyarılarına dikkat çekerek, Hürmüz hattında yaşanabilecek uzun süreli kesintilerin küresel gıda sisteminde ciddi bir şok yaratabileceğini vurguladı. Mevcut stokların kısa vadede yeterli olduğu, ancak kesintilerin üç ayı aşması halinde tablonun ağırlaşabileceği ifade ediliyor.
HASAT DÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
HaberGlobal'de yer alan habere göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise gübre ve mazot fiyatlarındaki artışın etkisinin özellikle hasat döneminde daha net hissedileceğini belirtti.
Öztürk, mevcut gelişmelerin henüz başlangıç aşamasında olduğuna işaret ederek, üre ithalatında gümrük vergisinin kaldırılması, ihracatın sınırlandırılması ve amonyum nitrat gübresinin kontrollü şekilde yeniden kullanıma açılmasının arz sıkıntısını önlemeye yönelik önemli adımlar olduğunu ifade etti.
GIDA KRİZİ ENDİŞESİ ARTIYOR
Uzmanlar, savaşın uzaması halinde maliyet baskısının daha da artacağını ve bunun gıda enflasyonunu yeniden yüzde 40 seviyelerine taşıyabileceğini belirtiyor. Mevcut tablo, hem üretici hem de tüketici açısından önümüzdeki dönemde daha zorlu bir sürece işaret ediyor.





