Sığacık Sosyal Tesisleri önünde Seferihisar Belediyesi Atatürk Bandosu’nun dinletisiyle başlayan etkinlik, Balıkçı Barınağı’na yapılan yürüyüşle devam etti.

“SIĞACIK KÖRFEZİ’NİN NEFESSİZ BIRAKILMASINA KARŞIYIZ”

Balıkçı Barınağı’nda konuşan Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, kentin gelişmesine ve doğru yatırımlara karşı olmadıklarını ancak marina kapasite artışının Sığacık Körfezi üzerinde yaratacağı etkilere karşı çıktıklarını söyledi.

Gümüş, “Biz Seferihisar halkı olarak kentin gelişmesine, kalkınmasına, doğru yatırıma asla karşı değiliz. Körü körüne bir inatlaşmanın peşinde de değiliz. Ama birileri daha fazla kâr edecek diye Sığacık Körfezi’nin nefessiz bırakılmasına, denizin beton bir havuza çevrilip kirletilmesine sonuna kadar karşıyız” dedi.

“13 KİŞİ İÇİN 100 BALIKÇININ GEÇİMİ RİSKE ATILAMAZ”

Sığacık Körfezi’nin doğal yapısına dikkat çeken Gümüş, projenin yatırımcı açısından bölgenin doğal özellikleri nedeniyle cazip hale geldiğini, ancak bunun bedelinin bölgede yaşayanlara ve doğaya yüklenmemesi gerektiğini ifade etti.

ÇED raporunda yer alan verilere göre projede yaklaşık 11 bin metreküp dolgu ve 162 bin ton hafriyat öngörüldüğünü belirten Gümüş, deniz çayırları, Akdeniz foklarının yaşam alanları ve körfezin ekolojik dengesinin risk altında olduğunu savundu.

Gümüş ayrıca projenin işletme döneminde 13 kişilik kalıcı istihdam öngördüğünü belirterek, Sığacık Balıkçı Kooperatifi'nde kayıtlı 100'ün üzerinde balıkçının geçimini körfezden sağladığını söyledi. Gümüş, “Siz 13 kişiye iş vereceksiniz diye 100 balıkçının rızkını, yüzlerce ailenin ekmek teknesini nasıl riske atarsınız? Bizim balıkçımızın alın teri, o marinaya bağlanacak lüks bir yattan daha mı değersiz? Bunun neresi kamu yararıdır?” diye konuştu.

“AFET RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ”

Gümüş, 30 Ekim 2020 depreminin ardından Sığacık’ta yaşanan tsunamiyi hatırlatarak, marina kapasite artışı projesinin afet riski açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Proje raporunda tsunami riskine ilişkin bilimsel bir değerlendirme, afet senaryosu ve tahliye planı bulunmadığını ileri süren Gümüş, “Biz afeti yaşamış, canı yanmış bir kentiz. Ancak önümüze konulan raporda tsunami riskine dair bilimsel bir değerlendirme, afet senaryosu ve tahliye planı yok. Afet yaşamış bu kentin insanlarına, felaket riskini halı altına süpüren bir projeyi dayatamazsınız” ifadelerini kullandı.

Marina kapasitesinin artırılmasının Sığacık’taki sorunları kalıcı olarak çözmeyeceğini belirten Gümüş, doğal limanların sınırsız biçimde yapılaşmaya açılmasının geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Mersin’de Daltonlar operasyonu: 6 şüpheli cezaevine gönderildi
Mersin’de Daltonlar operasyonu: 6 şüpheli cezaevine gönderildi
İçeriği Görüntüle

“DENİZİMİZE VE KIYIMIZA SONUNA KADAR SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Mücadelenin siyasi bir karşıtlık olmadığını, Sığacık’ın doğasını ve yaşam alanlarını koruma amacı taşıdığını belirten Gümüş, “Seferihisar’ın asıl zenginliği lüks marinalardaki tekne sayısı değildir. Bu kentin gerçek zenginliği masmavi denizi, alnı terli balıkçısı, üreticisi ve tarihi dokusudur. Biz bu kıyıları ranta ve ucuz hesaplara teslim etmeyeceğiz. Denizimize, kıyımıza ve çocuklarımızın emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız” dedi.

Buluşma, katılımcıların Sığacık’ın geleceğine ilişkin dileklerini dilek ağacına bırakmasıyla sona erdi.