Bloomberg'de bugün yayımlanan habere göre, İran savaşı, küresel jet yakıtı arzını azaltarak Kuzey Yarımküre’de yoğun yaz seyahat sezonu yaklaşırken tatil planlarını riske atıyor.
Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin neredeyse durma noktasına gelmesi, Basra Körfezi’nden petrol ihracatını sekteye uğrattı. Bu durum, diğer bölgelerdeki rafinerileri jet yakıtı ve onun temel bileşeni olan kerosen üretimini azaltmaya zorladı.
Sorunu ağırlaştıran bir diğer unsur ise dünyadaki jet yakıtı ve kerosen üretiminin normal koşullarda yüzde 10’dan fazlasını gerçekleştiren Orta Doğu’daki rafinerilerin, bölge dışındaki alıcılara sevkiyat yapmakta zorlanması oldu.
Çatışmanın başlamasından bu yana jet yakıtı fiyatları ham petrol fiyatlarından daha hızlı yükseldi. Avrupa’da jet yakıtı fiyatları varil başına 200 doların üzerine çıkarak rekor seviyelere ulaştı. Daha yüksek yakıt maliyetleri ve azalan arzla karşı karşıya kalan havayolu şirketleri binlerce uçuşu iptal etti, daha eski ve yakıt verimliliği düşük uçakları yere indirdi ve bilet fiyatlarını artırdı. Yeni iptallerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor.
EN BÜYÜK AKSAMA HANGİ PAZARLARDA YAŞANIYOR?
Asya, Hürmüz Boğazı’ndan taşınan ham petrolün büyük bölümünü normalde bu bölge aldığı için krizden özellikle sert etkilendi. Energy Aspects’in OilX hizmetinden alınan verilere göre Asya rafinerilerinin jet yakıtı ve kerosen üretimi, şubat ayına kıyasla yarım milyon varilden fazla düşerek nisan ayında günlük 2,9 milyon varile geriledi.
Avrupa da baskı altında. Bölgede rafineriler, Asya’daki daha büyük ve verimli tesislerle rekabet edemediği için yıllardır kapanıyor. Avrupa Birliği’nin kullandığı jet yakıtının yaklaşık yüzde 40’ı ithal ediliyor ve bunun yarısı normal koşullarda Hürmüz üzerinden geliyor.
Shell Plc, Avrupa’daki rafinerilerin jet yakıtı üretimini azami seviyeye çıkardığını bildirdi. Vortexa verilerine göre bölge, Kuzey Amerika ve Afrika’dan daha fazla jet yakıtı alımı da yapıyor. Ancak özellikle yaz aylarında talebin normalde arttığı dikkate alındığında, bu tedarikin ne kadar sürdürülebilir olduğu belirsiz.
STOKLAR HAZİRANDA KRİTİK SEVİYELERE DÜŞEBİLİR
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Avrupa, Orta Doğu’dan kaybettiği arzın yarısından fazlasını telafi edemezse, jet yakıtı stokları haziran ayında kritik seviyelere düşebilir. Böyle bir durumda “belirli havalimanlarında fiziksel kıtlıklar ortaya çıkabilir, bu da uçuş iptallerine ve talep kaybına yol açabilir.”
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinde “bol miktarda” jet yakıtı bulunduğunu söyledi. Trump, iç arzı korumak için ihracat kısıtlaması uygulanması fikrini reddetti ve diğer ülkelere ABD’den alım yapma çağrısında bulundu. Ancak ABD rafinerileri halihazırda rekor seviyede üretim yapıyor. Bu da üretimi daha fazla artırmak için alanın sınırlı olduğu anlamına geliyor. Ayrıca ABD rafinerileri jet yakıtının büyük bölümünü iç piyasaya satıyor.
Kuzey Amerika’da yaygın olarak “Jet A” yakıtı kullanılıyor. Bu yakıtın donma noktası, Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerinde geleneksel olarak kullanılan “Jet A1” yakıtına göre daha yüksek. Avrupa Komisyonu, mayıs ayında Avrupa’ya ithal edilen Jet A yakıtının kullanımının önünde “herhangi bir düzenleyici engel bulunmadığını” açıkladı.
ABD, jet yakıtında net ihracatçı konumunda olduğu için küresel arz sıkışıklığına karşı daha korunaklı olsa da Batı Yakası hâlâ jet yakıtının yaklaşık yüzde 15 ila yüzde 20’sini ithal ediyor. Amerikan Petrol Enstitüsü’ne göre bu ithalatın büyük kısmı Güney Kore’den geliyor. Diğer eyaletlerde ise ithalat oranı yüzde 5 veya daha düşük seviyede bulunuyor.
HANGİ HAVAYOLLARI DAHA FAZLA ETKİLENİYOR?
Jet yakıtı, havayolu şirketleri için işçilikten sonra en büyük ikinci gider kalemi. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne göre jet yakıtı, operasyonel maliyetlerin yüzde 30’una kadar çıkabiliyor.
Birçok havayolu şirketi yakıt fiyatlarını hedge ediyor; yani ileride teslim edilecek jet yakıtı için bugünden fiyat sabitliyor. Bu yöntem şirketleri fiyat artışlarına karşı koruyabiliyor. Ancak jet yakıtı ucuzlarsa strateji ters tepebiliyor. Avrupa’daki havayolları, önümüzdeki aylar için yakıt ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü hedge etmiş durumda.
Buna karşılık kapasite bakımından dünyanın en büyükleri arasında yer alan ABD’li havayolu şirketlerinin çoğu, 2008 finans krizi dönemindeki petrol fiyat dalgalanmalarında zarar yaşadıktan sonra hedge işlemlerini bıraktı. Bu durum, onları savaş kaynaklı jet yakıtı fiyat artışına karşı daha açık hale getirdi.
American Airlines Group Inc., bu yıl 4 milyar dolardan fazla ek maliyetle karşı karşıya olduğunu açıkladı. British Airways’in sahibi IAG SA ise 2026’da yakıt için yaklaşık 2,4 milyar dolar daha fazla ödeme yapmayı beklediğini bildirdi.
Düşük maliyetli havayolları da baskı altında. Bu şirketlerin iş modelleri, ucuz bilet ve sık uçuş sunabilmek için maliyetleri düşük tutmaya dayanıyor. ABD merkezli Spirit Aviation Holdings Inc., artan yakıt fiyatlarının iflastan çıkış planlarını zorlaştırması ve federal kurtarma desteği alamaması üzerine mayıs başında faaliyetlerini durdurdu. Mali yardım arayan tek şirket de Spirit olmadı. Konuya yakın kişilere göre bir grup havayolu şirketi, Trump yönetiminden 2,5 milyar dolar destek talep etti.
BİLET FİYATLARI ARTTI MI?
Havayolu şirketleri, jet yakıtındaki milyarlarca dolarlık ek maliyeti yolculara yansıtmaya başladı. Şirketler bilet fiyatlarına yakıt ek ücretleri ekliyor; bagaj verme ve koltuk seçme gibi hizmetlerin ücretlerini artırıyor. Bazı havayolu yöneticileri, Orta Doğu’daki savaşın uzaması halinde daha büyük fiyat artışlarından kaçınmak için yolculara biletlerini erken almaları çağrısında bulundu.
Fiyat artışı Asya’da belirgin şekilde hissediliyor. Hong Kong merkezli Cathay Pacific Airways Ltd., yakıt ek ücretlerini güncelliyor. Mayıs ortasından itibaren uzun mesafeli gidiş-dönüş uçuşlarda bu ücret yaklaşık 350 dolar olacak.
ABD’de ise seyahat karşılaştırma sitesi Kayak’a göre 27 Nisan itibarıyla uluslararası gidiş-dönüş uçuşların ortalama maliyeti geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 1101 dolara çıktı. İç hatlarda ortalama gidiş-dönüş bilet fiyatı ise yüzde 24 yükselerek 365 dolara ulaştı.
Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile Körfez’den petrol ve jet yakıtı akışının normale dönmesi zaman alacak. Buna rağmen havayollarının ek maliyetlerini telafi etmeye çalışması nedeniyle bilet fiyatlarının bir süre daha yüksek kalması bekleniyor. United Airlines Holdings Inc., yıl sonuna kadar daha yüksek yakıt maliyetlerinin yüzde 100’e kadar olan kısmını müşterilere fiyat artışlarıyla yansıtabileceğini öngörüyor.
UÇUŞLAR İPTAL EDİLDİ Mİ?
Analitik şirketi Cirium Ltd.’ye göre havayolları yaz kapasitesini neredeyse yüzde 4 azalttı ve programlarından 9,3 milyon koltuğu çıkardı. Şirketler kesintileri daha az kârlı rotalara ve yoğun olmayan saatlerdeki uçuşlara odakladı.
Avrupa’nın en büyük havayolu grubu Alman Lufthansa AG, bu yaz bölgede ekonomik olmayan 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal ettiğini açıkladı. Şirket ayrıca doğrudan uçuşlar için olası yakıt ikmali duraklarına hazırlanıyor.
Uçuş programlarındaki daralma, jet yakıtı arzı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak bu durum, seyahat planları bozulan yolcular için sınırlı bir teselli anlamına geliyor.
Uçuş iptallerinde tüketicilere sağlanan korumalar ülkeden ülkeye değişiyor. Çoğu havayolu, iptal edilen uçuşlar için para iadesi yapıyor, başka bir rezervasyon için kredi sunuyor veya alternatif uçuş öneriyor.
Yolcuların yaşanan mağduriyet nedeniyle tazminata hak kazanıp kazanmayacağı ise jet yakıtı kıtlığı ya da yüksek yakıt maliyetlerinin yerel hukuk kapsamında havayolunun kontrolünde sayılıp sayılmamasına bağlı. Havayolları, savaş ve aşırı hava olayları gibi olağanüstü koşullarda tazminat ödemekten muaf tutuluyor.
Avrupa Komisyonu, yerel yakıt kıtlıklarının bu olağanüstü koşul kapsamına girdiğini, ancak yüksek jet yakıtı maliyetlerinin bu kapsamda olmadığını belirtti. Buna göre AB içinde veya AB’den yapılan bir uçuşun, planlanan kalkış tarihinden 14 günden kısa süre önce yakıt maliyetleri nedeniyle iptal edilmesi durumunda yolcular 600 Euro'ya kadar tazminat alma hakkına sahip olabilir. Aynı kural, AB’ye seyahat eden yolcular için de geçerli; ancak bu durumda uçuşun bir AB havayolu şirketinden alınmış olması gerekiyor.





