Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gerçekleştirdiği toplantıda Sözcü TV ve Koza TV’nin fon soruşturmasına ilişkin yayınlarını değerlendirdi. Kurul, Sözcü TV’de 7 ve 8 Ekim tarihlerinde yayımlanan programlar ile Koza TV’de 8 Ekim’de yayımlanan program nedeniyle kanallara yüzde 3’er oranında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

SÖZCÜ TV’YE YAYINLARINDAKİ İDDİALAR NEDENİYLE CEZA

RTÜK, Sözcü TV’de 7 Ekim ve 8 Ekim tarihlerinde yayımlanan programlarda fon soruşturması kapsamında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e yönelik iddiaların, “izleyici kanaatinin doğru ve sağlıklı şekilde oluşmasını” engellediği gerekçesiyle kanala yüzde 3 oranında idari para cezası verdi.

KOZA TV’YE SİYASİ KESİME YÖNELİK SUÇ İSNADI GEREKÇESİ

Koza TV’de 8 Ekim’de yayımlanan bir programda kullanılan “İktidarın bütün isimlerinin içinde olduğu bir vurgundan bahsediyoruz” ifadesi nedeniyle de yaptırım kararı alındı. RTÜK, söz konusu ifadeyle “bir siyasi kesimin bütün mensuplarına ağır suç isnadında” bulunulduğu gerekçesiyle kanala yüzde 3 oranında idari para cezası verilmesine hükmetti.

KESER’DEN KARARLARA KARŞI OY

Murat Emir: Bütün bu ihraçlar kendiliğinden yok hükmünde olacaktır!
Murat Emir: Bütün bu ihraçlar kendiliğinden yok hükmünde olacaktır!
İçeriği Görüntüle

RTÜK Üyesi Tuncay Keser, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kararlara karşı oy kullandığını bildirdi. Anayasa Mahkemesi’nin 2020 tarihli bir kararını hatırlatan Keser, gazetecilik ve basın özgürlüğünün sınırlarının daha geniş yorumlanması gerektiğini belirtti.

Keser, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa Mahkemesi’nin 'söylentilerin varlığını bir beyanın doğruluğunu kanıtlayan savcı gibi ispat etmesi başvurucudan (gazeteci) beklenemez. Yeterli olgusal temelleri olduğu müddetçe bireyleri yahut toplumu ilgilendiren olaylar hakkında çıkan söylentilerin haberleştirilmesi de cezalandırılamaz. Dahası söz konusu duyumlar hakkında yetkilileri doyurucu açıklama yapmaya çağırmanın sağlıklı bir demokraside cezalandırma konusu olması düşünülemez. (2020/23730)' şeklindeki kararı ölçüt alındığında, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün sınırlarının daha geniş yorumlanması zorunludur. Gazetecilerin ülke gündeminde önemli bir yer tutan fon yolsuzluğu soruşturması ile ilgili sorgulamalar yapması ve iddiaları gündeme taşımasının cezalandırılmasının, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü zedeleyeceği görüşüyle yaptırım kararlarına karşı oy kullandım.”