Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Cankurtaran’da orman ve yaşam alanlarını savunurken hayatını kaybeden Reşit Kibar’ın davasının 6’ncı duruşması, 2 Ekim’de Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Duruşma öncesinde Halkevleri tarafından Genel Merkez’de yapılan açıklamada, Kibar’ın öldürülmesinin bölgede yıllardır devam eden taş ocağı, mesire alanı ve turizm projeleriyle bağlantılı olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, Cankurtaran köylülerinin ormanların, su kaynaklarının ve geçim alanlarının şirket faaliyetlerine açılmasına karşı uzun süredir mücadele yürüttüğü belirtilerek, davanın yalnızca saldırının gerçekleştiği olayla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiği savunuldu.

TÜM SORUMLULARIN YARGILANMASI ÇAĞRISI

Halkevleri açıklamasında, Reşit Kibar cinayetinin arkasındaki bağlantıların ve sorumlulukların kapsamlı biçimde araştırılması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, “Reşit Kibar cinayeti, sermayenin ekolojik talanının büyük tekellerden işbirlikçi tetikçilere kadar yukarıdan aşağıya bir yağma ve şiddet örgütü olarak nasıl da saçaklanarak örgütlendiğini ortaya koymaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişilerin değil, saldırının arkasında bulunduğu öne sürülen sermaye odaklarının, bu faaliyetlere olanak sağladığı iddia edilen bürokratik ve politik faillerin, cinayete azmettirenlerin ve göz yumanların da yargılanması gerektiği savunuldu.

Köylülere yönelik yargısal süreçlerin, davanın zamana yayılmasının ve etkisiz bir cinayet yargılamasının söz konusu olduğu öne sürülen açıklamada, tüm faillerin izinin sürülmesi ve ortaya çıkarılmak istenmeyen gerçeklerin araştırılması gerektiği belirtildi.

HAZIRLANAN RAPORDA 15 BAŞLIK YER ALDI

Halkevleri tarafından hazırlanan raporda dava süreci 15 başlık altında ele alındı.

Raporda, Cankurtaran’daki maden ve turizm projelerine karşı köylülerin yürüttüğü mücadele, Reşit Kibar’ın 3 Eylül 2024’te öldürüldüğü saldırının gelişimi, sanıklar arasındaki şirket ve akrabalık ilişkileri, saldırı öncesinde kamu kurumlarının bilgilendirilmesi, jandarmanın olay öncesindeki faaliyetleri, Orman Bölge Müdürlüğü ile şirket arasındaki temaslar ve saldırı sonrasında yaşanan telefon trafiği değerlendirildi.

Raporda ayrıca köylülerin proje karşıtı tutumlarının önceden bilinmesine rağmen yeterli güvenlik önlemi alınmadığı öne sürüldü. Saldırının ardından bazı köylülerin de sanık haline getirildiği, soruşturma ve yargılama sürecinde delillerin yeterince toplanmadığı ve davanın toplumsal boyutunun göz ardı edildiği iddiaları yer aldı.

KAMU GÖREVLİLERİ VE ŞİRKET TEMSİLCİLERİNE İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI İSTENDİ

Halkevleri’nin raporunun son bölümünde, kamu görevlileri, şirket yetkilileri ve siyasetçiler arasındaki ilişkilerin araştırılması çağrısı yapıldı.

Raporda, saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması ve olayda sorumluluğu bulunduğu öne sürülen tüm kişilerin yargılanması gerektiği belirtildi.

Halkevleri açıklamasında ayrıca hazırlanan raporun, Reşit Kibar’ın 3 Eylül 2024 tarihinde Artvin Cankurtaran’da öldürülmesine ilişkin ceza davasını yalnızca saldırının gerçekleştiği olay üzerinden ele almadığı ifade edildi.

Raporda; saldırı öncesindeki şirket faaliyetleri, Cankurtaran köylülerinin yaşam alanlarını savunma mücadelesi, kamu kurumlarının sahip olduğu bilgiler, şirket temsilcileriyle kamu görevlilerinin temasları ile saldırı sonrasında yürütülen soruşturma ve kovuşturma sürecinin birlikte değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, “Tüm sorumlular yargılanana doğamız, emeğimiz özgür kalana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2 Ekim’de Artvin’de Reşit Kibar davasında yaşam savunmasını büyüteceğiz” denildi.

“ADALET MÜCADELESİ BU DENKLEMİ TERSİNE ÇEVİRMEK İÇİN”

7 ayda ithalat hedefi neredeyse doldu: 495 bin 527 büyükbaş hayvan getirildi!
7 ayda ithalat hedefi neredeyse doldu: 495 bin 527 büyükbaş hayvan getirildi!
İçeriği Görüntüle

Raporda hukuki süreçlerin gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması amacıyla yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Bir toprağın geleceğini orada yaşayan insanların belirlemesi gerektiği savunulan raporda, şirketlerin yıkım getiren projelerinin hukuk aracılığıyla korunmaya çalışılması halinde adaletin sağlanamayacağı görüşüne yer verildi.

Raporda, “Bu davada yürüttüğümüz adalet mücadelesi tam da bu yüzden bu denklemi tersine çevirmek içindir” ifadesi kullanıldı.

Reşit Kibar’ın davasının 6’ncı duruşmasının 2 Ekim’de Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi bekleniyor.