CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, fon krizine ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu’nun derhal kurulması gerektiğini söyledi.

Öztrak, CHP grup başkanvekilleri Rahmi Türeli ve Serkan Sarı, CHP Karabük Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Cevdet Akay ile İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile birlikte parlamento muhabirleriyle bir araya geldi.

Fon krizini değerlendiren Öztrak, yeni yasama yılına Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük finansal skandallardan biri olduğunu savunduğu bir gelişmeyle başlandığını söyledi. Öztrak, vurguncu ve rantçıların yanı sıra bunlara göz yuman bürokratik kurumlar ve birlikte hareket eden siyasetçilerin bulunduğunu ileri sürdü.

“VURGUNCU, RANTÇI, BÜROKRAT VE SİYASETÇİLERİN OLUŞTURDUĞU TABLO”

Öztrak, fon krizinin arkasında Türkiye’deki yönetim anlayışının bulunduğunu savundu.

Öztrak, “Hiç şüphe yok bu yasama yılına belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük finansal skandallardan biriyle başlıyoruz. Karşımızda vurguncuya, rantçıya göz yuman bir bürokrat, bürokratik kurumlar, vurguncu ve rantçıyla birlikte olan siyasetçiler var. Dolayısıyla bugün yaşadıklarımız aslında vurguncu rantçı, bürokrat, siyasetçi şeytan üçgeninin sebep olduğu tablodur” dedi.

Bu tablonun arkasında “tek kişilik yönetim sorunu” olduğunu söyleyen Öztrak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerde bulundu.

Öztrak, “Bu Saray ülkeyi yönetemiyor. Yönetemedikçe ceberutlaşıyor, ceberutlaştıkça da kurumları tahrip ediyor. Kurumların tahrip edilmesi sonucunda da karşımıza bu manzara çıkıyor” ifadelerini kullandı.

İYİ Partili Ofluoğlu’ndan Fatma Betül Sayan Kaya açıklaması
İYİ Partili Ofluoğlu’ndan Fatma Betül Sayan Kaya açıklaması
İçeriği Görüntüle

“MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU DERHAL GÜNDEME GELMELİ”

Öztrak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında 11 gün önce ekonomi masasının toplandığını ve fon krizine ilişkin görüş ve beklentilerin kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.

Bu toplantıda Devlet Denetleme Kurulu’nun devreye alınıp alınmayacağını sorduklarını ve Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını gündeme getirdiklerini aktaran Öztrak, denetim mekanizmaları arasındaki ilişkilerin de araştırılması gerektiğini söyledi.

Öztrak, düzenleyici ve denetleyici kurumlarla icra organları arasında ciddi bir iç içe geçmişlik bulunduğunu savundu.

Devlet Denetleme Kurulu Başkanı’nın aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, Adalet Bakanı’nın yakınlarından bir kişinin de Sermaye Piyasası Kurulu Yönetim Kurulu üyesi olduğunu belirten Öztrak, bu kişilerin liyakatsiz olduklarını söylemediğini özellikle vurguladı.

Ancak geçmişte benzer krizlerden birini yöneten Hazine Müsteşarı olarak deneyimlerine dayanarak konuştuğunu belirten Öztrak, bu tür krizlerde en önemli konulardan birinin piyasa aktörlerine güven verilmesi olduğunu söyledi.

Öztrak, kurumlar arasındaki bu iç içe geçmişliğin güven sorununu artırabileceğini belirterek, “Onun için başlarken gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek gerekir” dedi.

Meclis’in açılacağı ilk gün CHP’nin sunduğu araştırma komisyonu önerisinin gündeme alınması gerektiğini belirten Öztrak, “Çünkü bu meseleyi güven veren bir çerçevede çözebilmenin ön koşullarından biri de budur” diye konuştu.

“MAĞDURLARIN ZARARI VERGİ GELİRLERİNDEN KARŞILANMAMALI”

Öztrak, fon krizinde mağdur olduğu belirtilen vatandaşların zararlarının kamu kaynaklarından karşılanmaması gerektiğini savundu.

Daha önce de bu konuda görüşlerini açıkladıklarını belirten Öztrak, mağduriyetlerin, kriz sürecinde kusuru bulunan ve yüksek kazanç elde edenlerin mal varlıklarından karşılanması gerektiğini söyledi.

Öztrak, ekonomik koşulların gerektirdiğinin çok üzerinde kazanç elde eden rantiyelerin elde ettiği kazançların da oluşturulacak bir fona aktarılmasını önerdiklerini belirtti.

Öztrak, “Bu paraları tüyü bitmedik yetimin hakkından, milletimizin vergi gelirlerinden alarak mağdurların mağduriyetini gidermeyin” dedi.

Kusuru bulunan ve ciddi miktarda para kazanan oyuncuların mal varlıklarına el konulması ve sistemden olağanüstü kazanç elde edenlerin rantlarının fona aktarılması gerektiğini savunan Öztrak, bu kaynakla mağdurların zararlarının karşılanmasını önerdi.

Öztrak, başka ülkelerde benzer krizlerde sorumluların mal varlıklarına yönelik ağır yaptırımlar uygulandığını belirterek, Türkiye’de de bir daha benzer olayların yaşanmayacağına ilişkin açık bir irade gösterilmesi gerektiğini söyledi.

“BU PİYASANIN OYUNCULARI OYUNUN BÖYLE OLMADIĞINI BİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fon krizine ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Öztrak, piyasaların sakinleştirilmesi için adımlar atılacağını ancak güvenin yalnızca açıklamalarla sağlanamayacağını savundu.

Öztrak, piyasa aktörlerinin yaşanan sürecin güven açısından oluşturduğu riski bildiğini belirterek, güvenin hızlı şekilde yeniden tesis edilmemesi halinde farklı sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.

Öztrak, “Yani bu işte lafla peynir gemisi yürümez” ifadelerini kullandı.

“ÖNÜMÜZDEKİ BİR YILDA 300 MİLYAR DOLAR FİNANSMAN İHTİYACI VAR”

Türkiye’nin önümüzdeki bir yıl içerisinde ödemesi gereken borçları ve cari açığı nedeniyle yaklaşık 300 milyar dolarlık finansman ihtiyacı bulunduğunu belirten Öztrak, bu kaynağın sermaye ve finans piyasalarından sağlanmak zorunda olduğunu söyledi.

Öztrak, söz konusu finansmanın sağlanabilmesi için sermaye piyasalarına ve finans piyasalarına duyulan güvenin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bu nedenle fon krizinin ardından alınacak kararların önem taşıdığını belirten Öztrak, toplantılarda ortaya konulacak adımların piyasalar açısından yakından izleneceğini söyledi.

“SİYASİ ETİK VE SİYASETİN FİNANSMANI DÜZENLENMELİ”

Öztrak, yeni yasama döneminde CHP’nin Meclis’te ağırlık vereceği konulardan birinin siyasi etik ve siyasetin finansmanına ilişkin yasal düzenlemeler olacağını açıkladı.

Siyasetin finansmanının Türkiye açısından önemli bir sorun haline geldiğini savunan Öztrak, herkesin yaptığı harcamaların hesabını vermesi gerektiğini söyledi.

Öztrak, “Hiç kimse harcadığı kuruşun hesabını vermeme gibi bir dokunulmazlığa sahip olamaz. Bu para bizim değil, bu para bize yetki veren milletin parasıdır. Yolsuzlukları mutlaka önlemeliyiz. Bunun hesabını da mutlaka vermemiz lazım” dedi.