Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Çavdri, Suudi Arabistan merkezli Arab News’e yaptığı açıklamada, ülkesinin Riyad’ın yanında hem diplomatik hem de fiziksel olarak durduğunu söyledi.

Çavdri, Suudi Arabistan’a yönelik herhangi bir saldırı karşısında gerekli adımların atılacağını belirterek, Pakistan’ın Mekke ve Medine’nin güvenliğine ilişkin taahhüdünün de devam ettiğini ifade etti.

SALDIRILARIN ARDINDAN GELEN AÇIKLAMA

Pakistan’ın açıklaması, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.

Suudi Arabistan’ın Taif kentinde düşürülen bir İHA’nın enkazının bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olduğu bildirildi. Son dönemdeki saldırılarda 80’den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise bu hafta Mekke çevresindeki kısıtlı hava sahasına doğru ilerleyen bir Husi İHA’sının engellendiğini açıkladı.

Irak’tan gönderildiği belirtilen bazı İHA’ların da Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerindeki üç pompa istasyonuna zarar verdiği ve bunun ardından hattın geçici olarak kapatıldığı bildirildi.

ÜÇLÜ SAVUNMA ANLAŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Pakistan’ın açıklaması, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uygulamasına ilişkin tartışmaların sürdüğü sırada geldi.

Anlaşmaya göre Pakistan, Suudi Arabistan veya Türkiye’ye yönelik silahlı bir saldırı, üç ülkenin tamamına yönelik saldırı olarak değerlendiriliyor. Anlaşmanın askeri açıdan hangi yükümlülükleri beraberinde getireceğine ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuna açıklanmadı.

Pakistan ile Suudi Arabistan arasında Eylül 2025’te imzalanan Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması da taraflardan birine yönelik saldırının diğerine yönelik saldırı olarak değerlendirilmesini öngörüyor.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, geçen hafta yaptığı açıklamada Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına karşı henüz doğrudan askeri müdahalenin gündemde olmadığını bildirmiş, ancak zamanı geldiğinde Pakistan’ın harekete geçeceğini belirtmişti.

Çavdri ise Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın güvenliğine yönelik taahhüdünün koşulsuz olduğunu vurguladı.

SUUDİ ARABİSTAN’DA PAKİSTAN ASKERİ VARLIĞI BULUNUYOR

Arab News’in aktardığı bilgilere göre Pakistan’ın Suudi Arabistan’da halen askeri varlığı bulunuyor.

Batı medyasında mayıs ayında yer alan haberlere göre İslamabad’ın Krallık’ta yaklaşık 8 bin asker, JF-17 savaş uçakları, İHA’lar ve HQ-9 hava savunma sistemi konuşlandırdığı aktarılmıştı.

Suudi Arabistan’ın son dönemde artan Husi saldırıları nedeniyle Pakistan’ın yanı sıra İngiltere, Fransa ve Mısır gibi ülkelerden destek istediği de bildirildi. Ancak söz konusu ülkelerden Suudi Arabistan’ın son talebine ilişkin ilave askeri destek konusunda kamuoyuna açık bir açıklama gelmedi.

Yasa dışı forex ağına darbe: 174 şüpheli yakalandı
Yasa dışı forex ağına darbe: 174 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

Pakistan Ordusu, Riyad’ın yeni asker, hava savunma sistemleri veya Husilere karşı doğrudan operasyon talebinde bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi vermedi.

Pakistan’ın nükleer kapasitesinin savunma anlaşmaları kapsamına girip girmediği konusunda da belirsizlik sürüyor.

İSLAMABAD DİPLOMATİK GİRİŞİMLERİNİ DE SÜRDÜRÜYOR

Pakistan yönetimi, Suudi Arabistan’a yönelik savunma desteğini açıklarken bölgedeki gerilimin azaltılması için diplomatik temaslarını da sürdürüyor.

Pakistan’ın, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik arabuluculuk girişimlerinde bulunduğu, Suudi Arabistan’ın İran’a iletmek istediği mesajları da Tahran’a aktardığı belirtildi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Münir’in 16 Eylül’de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. İran devlet medyası, görüşmede bölgesel gelişmelerin ele alındığını aktardı.

“MÜZAKERE EDİLMİŞ VE BARIŞÇIL BİR ÇÖZÜM”

Korgeneral Ahmed Şerif Çavdri, Pakistan’ın siyasi yönetimi, Dışişleri Bakanlığı ve diğer yetkililerinin bölge ülkeleriyle istişare halinde olduğunu söyledi.

Bölgesel krizin müzakere edilmiş ve barışçıl bir yöntemle çözülmesi için girişimlerin sürdürüldüğünü belirten Çavdri, Pakistan’ın daha önce ABD ile İran arasındaki görüşmelerde de arabuluculuk rolü üstlendiğini hatırlattı.

Pakistan’ın haziran ayında taraflar arasında İslamabad Mutabakatı’nın oluşmasına katkı sağladığını belirten Çavdri, yeni askeri gerilimlere rağmen Washington ile Tahran arasında yeniden müzakere zemini oluşturulması için ortak zemin arayışının sürdüğünü ifade etti.