KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Nûçe TV’ye Kandil’de verdiği röportajda çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis’ten geçen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”u da değerlendiren Bayık, yasanın kendi taleplerini karşılamadığını savundu.
Bayık, sürecin ilerleyebilmesi için siyasi ve hukuki alanlarda somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, Abdullah Öcalan’ın süreci yürütebilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerektiğini söyledi.
“KCK’NIN DA İMRALI’YI ZİYARET ETMESİ GEREKİYOR”
Bayık, İmralı’ya farklı kesimlerden ziyaretlerin gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti. Gazeteciler, danışmanlar, siyasetçiler ve akademisyenlerin Öcalan ile görüşmesi gerektiğini belirten Bayık, bu temasların toplumdaki kaygıların giderilmesine katkı sağlayacağını savundu.
Türkiye’nin yaklaşımının kendilerinde de kuşkular oluşturduğunu söyleyen Bayık, “KCK’nın da İmralı’yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez” dedi.
YASANIN YETERLİ OLMADIĞINI SAVUNDU
Meclis’te kabul edilen yasanın Kürt sorununun çözümüne ilişkin talepleri karşılamadığını öne süren Bayık, düzenlemenin daha çok devletin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlandığını savundu.
Bayık, buna rağmen yasanın siyasi ve hukuki alanda yeni adımların atılmasına zemin oluşturabileceğini belirterek, sürecin yalnızca açıklamalarla değil, somut uygulamalarla ilerlemesi gerektiğini söyledi.
“ÖCALAN ÖZGÜR OLMAZSA SİLAH BIRAKMAYIZ”
Silahsızlanma ve örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü konusundaki tutumlarını da açıklayan Bayık, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve siyasi faaliyet yürütme imkanına ilişkin taleplerini dile getirdi.
Bayık, “Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye’ye gitmeyiz” ifadelerini kullanarak, silah bırakılması halinde demokratik siyaset yürütme hakkının bulunması ve bazı yasaların değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Türkiye’ye güvenmediklerini öne süren Bayık; kayyım uygulamaları, siyasi tutuklular, cezaevlerindeki hasta tutuklular ve terör listeleri üzerinden eleştiriler yöneltti. Sürecin ilerlemesi için bu konularda somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
MAZLUM ABDİ’YE “DANIŞMANLIK” ELEŞTİRİSİ
Bayık, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanlığı görevini kabul etmesini de değerlendirdi.
Abdi’nin daha önce herhangi bir görev üstlenmeyeceğini söylediğini hatırlatan Bayık, daha sonra danışmanlık görevini kabul etmesini eleştirdi.
Bayık, “Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı” diyerek, Abdi’nin görevi kabul etmemesi gerektiğini savundu.
Bayık ayrıca, bölgedeki gelişmeler karşısında Kürt grupların kendi aralarındaki ilişkilerinin önemli olduğunu ifade etti.




