TBMM Genel Kurulu'nda fezleke tartışması: Siyasi partilerden gizlilik ve masumiyet karinesi vurgusu
TBMM Genel Kurulu'nda fezleke tartışması: Siyasi partilerden gizlilik ve masumiyet karinesi vurgusu
İçeriği Görüntüle

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Özel, kısa sürede oluşan kamuoyu desteğine dikkat çekerek, hedeflerinin kişisel desteği kalıcı bir parti desteğine dönüştürmek olduğunu söyledi. Yeni Parti’nin güçlü kadrolar ve kapsamlı bir programla Türkiye’nin yönetimine talip olduğunu belirten Özel, siyasi yol haritalarını da anlattı.

Özel, Yeni Parti'nin maddi durumu hakkında "Bağış kampanyası açtık, bir haftada 131 bin küsur vatandaş 283 milyon küsur lira bağışlamış, bunu önemsiyoruz.Yeni Parti’nin parası az, imkânları az ama düşmanı da az. " diye konuştu. İlk defa bir partinin kurulduğu gün ana muhalefet partisi olduğunu belirten Özel, dokunulmazlık dosyaları hakkında "Bunu Yeni Parti’nin rüzgârını kesmek amacıyla yapılmış bir siyasi iletişim hamlesi olarak görüyoruz" dedi

Özgür Özel, gazeteci Murat Yetkin'in Yeni Parti'nin kuruluşu, rüşvet iddiaları ve yeni dokunulmazlık fezleketleriyle ilgili sorularını yanıtladı.

Yeni Parti TBMM Grubunu topladığınız gün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı rüşvet alma suçlamasıyla sizin ve Veli Ağbaba’nın milletvekili dokunulmazlıklarınızın kaldırılmasını Adalet Bakanlığı'ndan talep etti. Bu suçlama ve talep karşısında ne yapacaksınız?

Özel, şöyle konuştu;

"Dokunulmazlık dosyalarının Meclis kapanmadan gelmesini beklemiyoruz. Hakkımda 61 dokunulmazlığın kaldırılması talebi var; bununla 62 oldu. Bunun farkı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının benim ve Veli Ağababa’nın yazılarını Adalet Bakanlığına gönderirken doğrudan medyaya vermesi. Bunu Yeni Parti’nin rüzgârını kesmek amacıyla yapılmış bir siyasi iletişim hamlesi olarak görüyoruz.

İlk defa bir parti, Yeni Parti, TBMM’de ana muhalefet partisi olarak kuruldu. Anketlerde bazen birinci, bazen ikinci sıradayız. Önceki partimizin üzerinde oy potansiyelimiz var; oy veririm ve verebilirim toplamlarına bakınca görünüyor. Ama benim önem verdiğim bir başka şey var anketlerde. Önceki partimiz (Özel CHP demekten özellikle kaçınıyor) en çok itiraz edilen, kesinlikle oy vermem denilen ikinci partiydi. Şimdi en az itiraz edilen, en az “oy vermem” denilen partiyiz. Bağış kampanyası açtık, bir haftada 131 bin küsur vatandaş 283 milyon küsur lira bağışlamış, bunu önemsiyoruz.Yeni Parti’nin parası az, imkânları az ama düşmanı da az.

Yargıda Yeni Parti’ye karşı bir husumet var, ama sokakta en az tepki duyulan partiyiz. Yüzde 60’lık genişleme potansiyeline sahibiz. Düşmanımız az, bu önemli. Tabii, şu anda herkes aklındaki şekliyle “oy verebilirim” diyor. Partinin gerçek şeklini gördüklerinde oy verecekler mi? Mesele o."

Özellikle size yönelik bir sempati dalgası gözlenebiliyor. Ama güven ve desteğe dönüştürülemedikçe oya da dönüşmez. Bunu nasıl başarmayı düşünüyorsunuz?

"İşin sırrı da burada: Kişisel desteği güvene ve partiye desteğe çevirmek. Bu konuda iki gücümüz var: Biri kadrolarımız, diğeri de programımız. Kadrolarımızı genişlettik. Ekonomide, dış politikada ve güvenlikte yeni kadrolar kazandık. Her alanın bir sözcüsü olacak, örneğin. İktidara geldiğimizde Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi vatandaşa doğrudan anlatacağız."

Ama siz kadro deyince kamuoyunda algılanan saflarınıza katılan ekonomistler, siyasetçiler değil, şu anda sürmekte olan davalar, suçlanan belediye başkanları ve akla CHP’den kopma sürecinde yaşananlar geliyor. Bu algıyı nasıl aşacaksınız?

"İktidarın yolsuzluk iddiaları konusunda bundan önceki dönemde CHP’li ve AK Partili belediyeler arasında çifte standart uyguladığı, adil davranmadığı bir gerçek. Bunu mitinglerimizde, konuşmalarımızda anlattık, anlatıyoruz. Yargı operasyonlarına ve AK Parti’nin haksız algı operasyonlarına hedef olduk. Suçlamaların hedefindeki bazı arkadaşlarımız sorumlu mevkilerde görev almak istemediklerini söylediler; almadılar.

Ben daha önce de Genel Başkan olarak hakkında somut kanıt ortaya konulmamış hiçbir arkadaşımı geride bırakmadım. Hakkında somut kanıt olanlarınsa gereğini yaptık.

Son suçlamaya, rüşvet suçlaması ve dokunulmazlığın kaldırılması talebine gelirsek…

Rüşvet suçlamasına gelince… Arkadaşımız (Veli Ağababa), 2024 yerel seçim hazırlıkları için, elden filan değil, banka yoluyla gönderilmiş parayı rüşvet diye suçluyorlar. Bir de neyin rüşveti? O tarihte (görevden alınan Uşak Belediye Başkanı) Özkan Yalım artık milletvekili değildi; ben de genel başkan değildim; bu yolla ortaya çıkan kamu zararı da yok; sağlanan bir menfaat de. Kaldı ki bir partilinin partisinin seçim hazırlığına katkı vermesinin neresi rüşvet? Kurultay hazırlıkları için herhangi bir partilinin katkı sağlamasının nesi rüşvet?

Uşak belediye başkanlığına gelince. Bizden önce CHP’den üç dönem milletvekilliği yapmış, ankette birinci çıkmış. Milletvekillerimizden örgütten itiraz gelince bir anket daha yaptırmışız, yine önde çıkmış. Ama o itirazlar yüzünden, mesela, dar kadroya almamışız. Yerel seçim hazırlığına parasal katkı sağladığını söylüyor ama sağlamamış da. Yok, duvardan para attım filan diye iftiralar atmış, sonra geri almış. Böyle birinin ifadesiyle bize rüşvet suçlamasında bulunuyorlar.

Gönül ister ki dokunulmazlıklar olmasın, ama tam ve adil bir yargı olsun, biz de arkadaşlarımızın nasıl haksız ithamlara maruz bırakıldığını kanıtlayalım. Gönül ister ki adil bir yargı önünde kendimizi çatır çatır savunalım. Ama yıllar önce, dokunulmazlıkların vadiyle iktidara geldikten sonra Erdoğan’ın verdiği cevabı hatırlayayım: “Bu yargıyla mı?”