Asrın Hukuk Bürosu, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Abdullah Öcalan hakkında çeşitli çevrelerce “manipülatif ve kışkırtıcı söylemlerin” gündeme getirildiğini savundu.

Açıklamada, bu söylemlerin Kürt meselesinin tarihsel ve siyasal bağlamını geri plana ittiği ve yürütülen süreci farklı bir zemine çekmeye çalıştığı öne sürüldü.

“ÇATIŞMA VE ŞİDDETİN SON BULMASINDAN RAHATSIZLIK DUYULUYOR”

Asrın Hukuk Bürosu, söz konusu söylemlerin toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik olduğunu ileri sürdü.

Kağıthane’de doktorun terastan düşmesi: Sevgilisi “Tutmaya çalıştım” dedi...
Kağıthane’de doktorun terastan düşmesi: Sevgilisi “Tutmaya çalıştım” dedi...
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, geçmişte çatışmaların toplumsal, ekonomik ve insani sonuçlarını yaşamayan kesimlerin, bu bedelleri yeniden başkalarının ödemesini beklediği savunularak, bu yaklaşım “kan bezirganlığının en açık yansıması” olarak nitelendirildi.

İMRALI’DAKİ “KONUT” TARTIŞMASINA TEPKİ

Açıklamada İmralı’daki “konut” üzerinden yürütülen tartışmanın da bir başka manipülasyon alanı olduğu ileri sürüldü.

Asrın Hukuk Bürosu, söz konusu yapının çatışma ve çözüm süreçlerinin doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulduğunu ve siyasi-hukuki çalışmaların yürütülebilmesi açısından gerekli olduğunu savundu.

Açıklamada ayrıca, Öcalan’a yönelik algının geçmişten bugüne Kürt halkının hak talepleriyle birlikte ele alındığı ileri sürüldü.

“ÖCALAN ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN KAMPANYANIN HEDEFİ KÜRT HALKI”

Büro, Öcalan’ın Kürt toplumu içerisindeki konumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada, Öcalan’ın geniş bir coğrafyaya yayılan Kürt toplumu içinde “temsil gücü, güvenilirliği ve desteği en yüksek şahsiyet olduğu” ileri sürüldü.

Bu değerlendirmeden hareketle, “Öcalan üzerinden yürütülen olumsuz algı kampanyasının asıl hedefinin Kürt halkı olduğu açıktır” ifadeleri kullanıldı.

“STATÜ TARTIŞMASI ÖNEMLİ VE DEĞERLİDİR”

Asrın Hukuk Bürosu açıklamasında Öcalan’ın statüsüne ilişkin tartışmanın da önemli olduğu savunuldu.

Büronun açıklamasında, Öcalan’ın kendisini ifade etme ve savunma imkanlarının genişletilmesi gerektiği belirtilerek, statü talebinin kamuoyunun ihtiyaç duyduğu bilgileri doğrudan muhatabından öğrenebilmesini sağlayacak daha açık ve şeffaf bir zeminin oluşturulmasıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.

“TÜRKİYE HUKUKİ GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMELİ”

Açıklamada, Kürtlere yönelik ırkçı ve nefret içerikli söylemlerin geçmişte yargı uygulamalarında yeterince karşılık bulmadığı ileri sürüldü. Benzer şekilde Öcalan’a yönelik söylemlerin de bugüne kadar yargı mekanizmalarının dışında tutulduğu savunuldu.

Asrın Hukuk Bürosu, Türkiye’nin hukuk alanındaki uygulamalarıyla yüzleşmesi gerektiğini öne sürdü.

Açıklamanın sonunda ise demokratik bir toplum ve cumhuriyet hedefinin farklılıkların özgür ve eşit biçimde bir arada yaşamasını gerektirdiği belirtilerek, Öcalan’ın yanı sıra Kürtlerin ve diğer ezilen kesimlerin haklarının savunulacağı ifade edildi.