YENİ Parti’nin Birinci Olağan Kurultay takvimi kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde sürdürülen il başkanlığı ön seçimleri devam ediyor. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kapsamda Kırıkkale Beyaz Saray Düğün Salonu’nda düzenlenen Kırıkkale İl Başkanlığı ön seçimine katıldı.
Özel, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kurucu İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ ve ilçe başkanları tarafından karşılandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, İl Başkanı Bozdağ açılış konuşmasını yaptı. Divan başkanlığına ise eski CHP Ankara Milletvekili Mehmet Tomanbay seçildi.
ÜYELERİN OYLARIYLA İL BAŞKANI BELİRLENECEK
Konuşmasında ilk genel seçimlerde Kırıkkale’den daha fazla milletvekili çıkarmayı hedeflediklerini belirten Özel, il başkanlığı ön seçiminde yarışan iki adayın YENİ Parti’nin bin 711 üyesinin oylarına talip olduğunu söyledi.
Özel, Kırıkkale’nin tüm ilçelerinde üyelerin sandık başına giderek ili yönetecek ismi belirleyeceğini ifade etti. Adaylardan Onur Yüksel Bozdağ ile geçmişte birlikte siyaset yaptıklarını, Bozdağ’ın kurucu il başkanlığı görevini üstlendiğini ve yeniden aday olduğunu belirten Özel, diğer aday Eftal Sarısu’nun ise SHP’den bu yana siyasette görev aldığını, belediye meclisinde grup başkanvekilliği yaptığını, DSP’den belediye başkan adayı olduğunu ve 2009 yılında önceki partilerinde Yahşihan belediye başkanlığına aday gösterildiğini anlattı.
Adaylar arasında tercih yaparken kişisel tanışıklıkların ya da adayların geçmişte üstlendikleri görevlerin belirleyici olmaması gerektiğini vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
“Bugün bildiğiniz, gördüğünüz insanları birer kez daha dinleyeceksiniz. Yarın sandık başına gidip elinizi vicdanınıza koyup ‘Parti için doğrusu budur’ deyip diğerine de yenilme, kaybetme, çekilme değil gelme, yan yana durma, birlikte çalışma görevini vererek bir tercihte bulunacaksınız. Ben yanılırım, bir kişi yanılır. Bir kişi yanlış kararlar verince neler oluyor? Türkiye bunun bedelini ödüyor. Ama bir yanılır bin 711 kişi yanılmaz. Hem Kırıkkale’de hem 81 ilde örgüt kimi seçerse genel başkanın adayı odur. Örgüt neye karar verirse genel merkezin kararı odur.”
“ÖNCE KENDİMİZİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”
Parti içi demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, ülkeye demokrasi vadeden bir siyasi hareketin öncelikle kendi içinde demokratik davranması gerektiğini söyledi.
İlçe başkanlarının tüm üyelerin katılımıyla seçildiğini, sıradaki aşamada il başkanlarının belirleneceğini aktaran Özel, genel başkanın da zamanı geldiğinde YENİ Parti üyelerinin oylarıyla seçileceğini ifade etti.
Özel, “Laf olsun, propaganda olsun diye değil, gerçekten artık söz, yetki ve karar üyelerin olacak” dedi.
Kırıkkale’deki ön seçimin yalnızca il başkanının ve yetkililerin belirlendiği bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Özel, bunun birlikte yürütülecek iktidar mücadelesinin başlangıcı olduğunu belirterek partililerden sorumluluk almalarını istedi.
Eski siyaset anlayışını eleştiren Özel, kararların denetlenmeyen biçimde üst yönetimler tarafından alındığını, liyakatin yerini sadakatin aldığını ve kamu imkânlarının iktidarın malı gibi görüldüğünü savundu. Devlet ile partinin birbirine karıştığını ve siyasetçilerin kibirli bir tutum benimsediğini ileri süren Özel, bu anlayışın bugün AKP’nin temsil ettiği siyaset olduğunu söyledi.
Kırıkkale’deki AKP’li seçmenlere ve geçmişte Cumhur İttifakı’na oy verenlere de seslenen Özel, mevcut sorunların kendiliğinden ortaya çıkmadığını savunarak, yanlış politikalarla doğru bir düzen kurulamayacağını ifade etti.
FON SORUŞTURMASINA İLİŞKİN 110 MİLYAR DOLAR AÇIKLAMASI
Özel, konuşmasında İstanbul’da yaşanan sel felaketlerine de değindi. İstanbul’u yönettiği dönemde “Biz bu şehre ihanet ettik” diyenleri, dere yataklarına gökdelenler dikenleri ve hâlâ beş kişinin kayıp olduğu dere yatağında büyük imar projelerine izin verenleri eleştirdi.
Sel felaketinde hayatını kaybedenlerin herkesin yakını olabileceğini belirten Özel, yaşananların denetimsizlik, kararların tek kişinin ve çevresindekilerin elinde toplanması, devletin şahsileşmesi ve bir partinin devletleşmesiyle bağlantılı olduğunu savundu. Özel ayrıca suçun muhaliflere yönelik bir iftiraya dönüştürüldüğünü, iktidar sahiplerinin ise suçsuzluk konusunda ayrıcalık elde ettiğini ileri sürdü.
Bir aydır gündemde olan fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, krizin ekonomiye doğrudan maliyetinin başlangıçta 20 milyar dolar olarak hesaplandığını, borsaya etkisiyle bu tutarın 90 milyar dolara, son tahribatın da hesaba katılmasıyla 110 milyar dolara ulaştığını iddia etti.
Özel, söz konusu olayı “asrın soygunu”, “asrın rezaleti” ve “asrın vurgunu” olarak nitelendirerek sorumlunun kim olduğunu sordu ve “Üç kelimeyle: Recep Tayyip Erdoğan” ifadelerini kullandı.
Karar gazetesinin manşetinde yer alan imzalara da değinen Özel, 200 TL ve 50 TL’lik banknotlar üzerindeki imzaların Merkez Bankası adına atıldığını ve fon vurgununda Erdoğan tarafından görevlendirildiğini söylediği kişilere ait olduğunu öne sürdü. Özel, “Sayın Erdoğan, bunları atayan AK Partili, atananlar AK Partili, soyanlar AK Partili, soyulanlar AK Partili, soyulanlar. Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz” diye konuştu.
AKP’Lİ SEÇMENLERE SESLENDİ
Fon soruşturmasının boyutunun küçültülmeye çalışıldığını savunan Özel, ülkenin depremde büyük hasar aldığını ve milletin 110 milyar dolarının kaybolduğunu iddia etti. Hesap verilmesi gerektiğini belirten Özel, çözüm önerilerini dört hafta önce TBMM’ye sunduklarını söyledi.
Özel’in aktardığı öneriler arasında haksız kazanç elde edenlerin peşine düşülmesi, elde edilen kâr ve paralara el konulması, yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi için uluslararası bağlantıların kurulması ve mağdurların zararlarının karşılanması yer aldı.
Fon nedeniyle parasını kaybeden ve sesini duyuramadığını belirttiği AKP’li mağdurlara da seslenen Özel, partinin 12 milyon üyesi bulunduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak, üyelerin karar süreçlerinde ne zaman merkeze alındığını sorguladı.
Özel, AKP’li olup üst düzeyde ayrıcalıklar elde edenlerle geçim sıkıntısı yaşayan üyeler arasında ayrım bulunduğunu savundu. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışan, ürününü ve sütünü satamayan, tarımsal üretiminden gelir elde edemeyen, banka borçlarını ödeyemeyen ve aldığı maaşla geçinemeyen seçmenlere seslenen Özel, “Sen onlarla aynı tarafta değilsin. Sen bizimle aynı taraftasın” dedi.
Özel, kendilerine katılanların iktidarın değiştirilmesi mücadelesine destek vereceğini ve geçim sıkıntısı yaşayanların yüzünü güldürmeyi hedeflediklerini söyledi.
“KAZANMAK İÇİN YOLA ÇIKANLARI GÖRÜYORUM”
YENİ Parti’de milletvekilleri ve partideki iki yıllık görevler için iki dönem ve üç dönem kurallarının tüzükte tanımlandığını belirten Özel, genel başkanın bu kuralların dışında tutulduğunu ifade etti.
Genel başkanın görevde kalmasının seçim başarısına bağlı olması gerektiğini savunan Özel, seçimi kaybeden genel başkanın görevinden ayrılması gerektiğini söyledi. Özel, seçim kaybedilmesine rağmen yeniden aday olma hesabı yapmanın yeni siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını dile getirdi.
Partisinin 47 yıl sonra birinci parti olduğunu belirten Özel, kurultayda verdiği sözün ardından beş ay sonra bu hedefe ulaştıklarını ifade etti. Özel, 31 Mart seçimlerinde partisinin AKP’yi kuruluşundan sonra ilk kez yendiğini söyledi.
Kaybetmeye alışan değil, kazanmayı hedefleyen ve kaybettiğinde görevi bırakacak bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu belirten Özel, salonda kazanmak için yola çıkanları gördüğünü kaydetti.
“DEVLETİN KAPILARINI 87 MİLYONA AÇMAYA GELİYORUZ”
Konuşmasının sonunda iktidar hedefini ve yeni siyaset anlayışını anlatan Özel, devletin tüm vatandaşlara ayrım yapılmadan hizmet etmesi gerektiğini savundu.
Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz devletin kapılarını 87 milyona ayrımsız açmaya geliyoruz. Biz adamı olanın değil, arkada kalanın öne çıkacağı yepyeni bir düzen kurmaya geliyoruz. Şimdi önümüzde iki Türkiye var. Bunlardan birincisi eski siyaseti devam ettirmek isteyen Türkiye: Orada yoksulluk, krizler ve kayırmacılık var. İkincisi ise yeni siyasete umut bağlamış olan, yeni siyasetin hakim olacağı Türkiye: Orada devletin bir avuç insana değil, millete ait olduğu bir Türkiye var.
Biz geçmişin kavgasını sürdürmeye değil, bitirmeye kararlıyız. Ortak geleceğimizin yolunu açmaya geliyoruz. Biz birilerinden intikam almaya değil, devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz. Biz insanları birbirinden ayırmaya değil, bu memleketin evlatlarını aynı sofraya oturtmaya, o sofrayı büyütmeye, bereketlendirmeye, sofrada oturmuş bu milletin evlatlarının o sofrayı eşitçe bölüşmesine inanıyoruz. Bunun için iktidara geliyoruz.”
“BİZ BURAYA DÜZ BİR YOLDAN GELMEDİK”
Mücadelenin kolay olmayacağını belirten Özel, ellerinde sınırsız imkânların, devlet gücünün ve büyük sermaye desteğinin bulunmayabileceğini söyledi. Önlerine engeller çıkarılabileceğini, gelecekte daha zor koşullarla karşılaşabileceklerini ve yeni bedeller ödemek zorunda kalabileceklerini ifade eden Özel, buna rağmen teslim olmamanın ve geride kimseyi bırakmamanın önemini vurguladı.
Partililerin birbirine karşı sorumluluk taşıdığını belirten Özel, birinin yorulması hâlinde diğerinin destek olacağını, düşenin elinden tutulacağını ve mücadelede geride kalanların yükünün birlikte taşınacağını söyledi.
Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben size hiç düşmemeyi değil ama düşsek bile omuz omuza verip ayağa hep birlikte daha kuvvetli kalkmayı vadediyorum. Ben size dikensiz gül bahçelerinden iktidara yürümeyi değil, o dikenlerin üstüne basıp o dikenleri kıra kıra iktidara yürümeyi vadediyorum. Ben size mücadele, azim ve hep birlikte haysiyetli bir yürüyüş vadediyorum.
Ben size bu yolun sonunda benim, partimin, çevremin değil, milletin iktidarını vadediyorum.”




