CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci Murat Yetkin’in sorularını yanıtlarken Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve süren yargılamaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özel, İmamoğlu’nun tutukluluğunun siyasi bir süreç olduğunu savundu ve ev hapsi formülünü gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “selden kütük kapma” ve “Ankara merkezli siyaset” yönelik eleştirilerinin sorulması üzerine Özel şunları söyledi:

“Evet. Benzer sözleri Bahçeli’den de duyuyoruz.

Bir yandan da partimiz CHP’nin şimdiye dek en önemli çıkışlarından birini yapmış, Erdoğan’a hiç yenilmemiş ve cumhurbaşkanı adaylığını ilan etmiş siyasetçisi tutuklu yargılanıyor, hapiste. Ve var güçleriyle kendisine, ailesine, yakın siyaset arkadaşlarına, toplantılarını düzenleyen özel kalem müdüründen aracını kullanan şoförüne, korumasına dek sert bir saldırı var; çoğu tutuklu.

İmamoğlu’nu siyaseten yok etme, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni de felç etmek, hizmet üretemez hale getirmek amaçlanıyor.

İstanbul Barosu’ndan 'İBB davası' raporu
İstanbul Barosu’ndan 'İBB davası' raporu
İçeriği Görüntüle

Şimdi dava başladı. İmamoğlu ve arkadaşları gözaltına alındıktan neredeyse bir yıl sonra hâkim karşısına çıkarıldılar.”

İBB DAVASI İÇİN TUTUKSUZ YARGILAMA ÇAĞRISI

İBB Davası'nda duruşmaların gergin geçtiğinin hatırlatılması üzerine Özel, tutuksuz yargılama çağrısı yaptı. Mahkemenin Nisan ayında tutukluluk incelemesi yapacağını belirten Özel şu ifadeleri kullandı:

“Mahkeme, Nisan başında tutukluluk incelemesi, Nisan sonunda da ara karar ve yine tutukluluk incelemesi yapacağını söyledi.
İç cephe güçlensin, siyasi tansiyon düşsün diyenlere şunu sorayım: tutukluk incelemesinin bayramdan önce yapılmasında, bırakılacağı belli olanların bir bayram daha içeride tutulmasında ne yarar var? Ama yapmayacakları anlaşılıyor
Oysa yapılacak tutukluluk incelemesinde, sorguları yapılan arkadaşların tutuksuz yargılanması kararı çıkarsa, bu siyasi iklimi değiştirebilir, tansiyonu düşürür.
Kimse ‘Beni yargılamayın’ demiyor ki… Adil ve şeffaf yargılama istiyor ve en önemli hakkı olduğu şekilde “Beni tutuksuz yargılayın,” diyor. Çünkü tutuklu yargılama koşulları artık ortadan kalktı.
Tutuksuz yargılama başladığında tansiyon kendiliğinden düşer. Tutuksuz yargılananlar mahkemeye sadece kendilerini ilgilendiren duruşmada gelir. Tutuklu her arkadaşın avukatları, yakınları, parti örgütü filan, herkes her duruşmaya yığılmaz; bu kalabalık olmaz mesela.”

Özel, yargılamaya değil tutuklu yargılama yöntemine itiraz ettiklerini söyledi. İddianamede yer alan bazı ifadelerin siyasi söylemlerle örtüştüğünü savunan Özel şöyle konuştu:

“Tepkimiz yargılamaya değil, gereksiz yere tutuklu yargılamaya. Bir de yok gizli tanık, itirafçı kaynaklı iddiaların iftiraların mutlak gerçeklermiş, hatta kesinleşmiş hâkim kararıymış gibi yansıtılmasında.
“Ahtapot” ve saire söylemler, önce iddianamede yer alsa ve sonra bunu Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı söylemiş olsa, beis yok; siyaset dilidir deriz.
Ama önce bu ifadeleri Erdoğan kullanıp ardından iddianamede görünce savcının iddiası siyasete konu olmuyor siyasetçinin söylemi savcı tarafından iddianameyi derç ediliyor. Hele hele gizli yürütülen bir soruşturmada.
Erdoğan ve Akın gürlek biri siyaseten biri de iddianamede aynı ifadeyi kullanarak birbirlerini ihbar etmiş oldular tepkimiz bunadır.”

"EKREM BEY'DEN ÇOK KORKUYORLARSA EV HAPSİ VERSİNLER"

İktidar kulislerinde İmamoğlu’nun tahliyesi durumunda siyasi propaganda yapabileceğine dair yorumların sorulması üzerine Özel şu yanıtı verdi:

“Evet, geliyor. Ama zaten buradan da davanın siyasi olduğu belli.
Bir insanın tutukluluğunun gerekçesi ‘serbest kalırsa siyasi kampanya yapar’ olabilir mi?
Hadi onların hukuk tanımaz zeminine ben de ineyim, onlar gibi düşüneyim: eğer Ekrem Bey’den çok korkuyorlarsa, sokak performansından çok korkuyorlarsa hiç değilse ev hapsi versinler.”


"BORSA REKORLAR KIRAR"

Özel, İmamoğlu için ev hapsi formülünün de tartışılabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ekrem Bey’in hemen özgürlüğünü istemesi kadar doğal bir şey yok. Ancak inanıyorum ki o da bunu kabul eder. Biz bütün arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanmasını istiyoruz, tabii Ekrem Bey’in de. Madem ki sokağa çıkar diye korkuyorlar, ev hapsi versinler. Hiç değilse yüksek güvenlikli cezaevinde, tecrit ortamındaki işkence son bulur.
Tutuklulukların uzamasıyla Ekrem Bey’i sevenlerde öfke biriktiği gibi, iktidardakiler de bu kadar uzun tutukluluğu savunamaz hale geldiler.
Tahliyeler genel olarak tansiyonu düşürür. Bu, ailelere de iyi gelir, bize de iyi gelir ve aslında iktidar farkında değil ama Türkiye’ye de iyi gelir.
Ben inanıyorum ki Ekrem Bey ve arkadaşlarının tahliyesiyle Borsa rekorlar kırar, Türkiye’nin risk primi düşer, tüm dünyadan olumlu yankılar gelir.”

Özel, İmralı Süreci bağlamında da İmamoğlu’nun tutukluluğunun toplumda tartışma yarattığını söyledi:

“Terörsüz Türkiye süreci Meclis’ten geçti. Orada parti gruplarının, milletvekillerinin desteği önemliydi. Bundan sonra kamuoyu desteği önemli.
Bakın ben sokakta rakiplerinin beş katı halkla temas eden bir parti genel başkanıyım. Muhalefetin en önemli isimlerinden birisinin hapiste tutulduğu bir süreçte, Terörsüz Türkiye alanında atılacak bazı adımların tartışmaya yol açmasından endişe duyarım.
Geçenlerde Karaman mitingimizde, konuşma öncesinde yaşlıca bir vatandaş yanıma geldi. Terörsüz Türkiye’yle terör örgütü üyeleri serbest kalırken bizim Ekrem içeride mi kalacak? Bunu da söyle dedi.
Sonuçta bir Terörsüz Türkiye sürecinde üzerinize düşeni yaptık, yapıyoruz; Karaman’daki amcayı da ikna etmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “selden kütük kapma” eleştirisine de yanıt veren Özel, Türkiye’nin savunma politikalarını eleştirdi. Yetkinreport'ta yer alan habere göre; Özel şöyle konuştu:

“Bunu Erdoğan söylüyor. Dış politikada bazı hatalar yapıldı. Rus uçağının düşürülmesi, önce gerilim, sonra barışma stratejisiyle S-400’ler alındı. ABD’da CAATSA’ kapsamına alındık, üreticisi olduğumuz F-35’ten dışlandık. Üretimini yaptığımız F-16’ları modernize edemez hale geldik. Şimdi başkalarından Eurofighter bekliyoruz. Ümidimiz KAAN’da, destekliyoruz. Ama S-400’leri kullanamıyoruz. İran füzelerinde görüldü. Yine Patriotlara muhtaç olduk.
Zafiyet benim bunları söylememde değil ki, Türkiye’nin savunmasını bu hale getirenlerde.
Şehirde elektrik kesilmiş, ben elektrik kesildi deyince keseni değil beni suçluyorlar.
S-400’ler neden kullanılmadı diye sormamıza kızıyor, F-35’te özeleştiri yapacaklarına bizi eleştiriyorlar.
Güçlü hava savunma sistemi olan firkateynler yapılmalı dedik. Yapılsaydı, şimdi Kıbrıs’ın önüne çekerdik. Bunu hazır etmemek mi suç, dile getirmek mi?
Tamam biz selden kütük kapmayalım da bizim kütükler niye suya kapılmış bunu da sormayalım mı?”