YENİ Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, kamuoyunda “fon vurgunu” olarak anılan skandal nedeniyle tasfiye edilen fonların büyüklüğünün Türkiye'nin bir yıllık elektrik veya doğal gaz tüketimine karşılık geldiğini belirtti. Doğal gaz ve elektrikte yapılan tarife düzenlemelerine dikkati çeken Özdağ, “Aynı günlerde devlet, tasarrufu yurttaşın doğal gaz ve elektrik faturasında arıyor. Denetimsizliğin bedeli abonelere ödetilemez” dedi.
Partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Özdağ, söz konusu skandalda yaklaşık yarım milyon yurttaşın birikiminin eridiğini ifade etti. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül'de tasfiyeye aldığı 131 fonun büyüklüğünün 17-20 milyar dolara karşılık gelen 800 milyar ile 1 trilyon lira arasında olduğunu belirten Özdağ, bu tutarın Türkiye'nin bir yıllık doğal gaz faturasından fazla olduğuna işaret etti.
Kriz sırasında piyasayı ayakta tutmak amacıyla Merkez Bankası imkanlarının ve Varlık Fonu'nun devreye sokulduğunu kaydeden Özdağ, enerji faturalarındaki düzenlemeleri eleştirerek, “Aynı günlerde devlet, tasarrufu yurttaşın doğal gaz ve elektrik faturasında arıyor. Denetimsizliğin bedeli abonelere ödetilemez” diye konuştu.
“LİMİT AŞILDIĞINDA O AYKİ TÜKETİMİN TAMAMI ÜST KADEMEDEN FATURALANDIRILIYOR”
Konutlarda 1 Kasım itibarıyla kademeli doğal gaz tarifesinin uygulanmaya başladığını hatırlatan Özdağ, Samsun için belirlenen tüketim limitlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“BOTAŞ verilerine göre Samsun’da kasım limiti 122,57, aralık limiti 219,10 metreküp. Limiti aşan abone, vergiler dahil metreküp başına 17,79 lira yerine 26,73 lira ödeyecek. Yerel basına yansıyan hesaplamaya göre limit aşıldığında o ayki tüketimin tamamı üst kademeden faturalanıyor. Limit hanedeki kişi sayısını, binanın yalıtımını, yapının yaşını hesaba katmıyor. Kalabalık aileler ve yalıtımsız eski binalarda oturan emekliler, tutumlu davransalar bile üst kademeye itilebilir. Sorun çoğu zaman tüketim alışkanlığı değil, binanın kaybettiği enerjidir.
Elektrikte tablo daha da çarpıcı. EPDK verilerine göre Türkiye 2025’te 358,6 milyar kilovatsaat elektrik tüketti. Yıllık ortalama piyasa takas fiyatıyla bunun toptan piyasa bedeli yaklaşık 950 milyar lira, yani 24 milyar dolar civarında. Tasfiyeye alınan fonların büyüklüğü, ülkenin bir yıl boyunca kullandığı elektriğin toptan bedeline denktir. Buna rağmen EPDK, 31 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan kararla konutlarda son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) limitini 2027 için yıllık 3 bin kilovatsaate indirdi. Limit 2025’te 5 bin, 2026’da 4 bin kilovatsaatti. Yeni sınır ayda ortalama 250 kilovatsaate denk geliyor. Limiti aşan hane devlet destekli tarifeden çıkarılıp daha pahalı SKTT’den fatura ödüyor. Basına yansıyan değerlendirmelere göre ülke genelinde yaklaşık 6,5 milyon abone bu gruba geçecek.”
“DAR GELİRLİ, KIŞA İKİ AYRI FATURANIN BASKISIYLA GİRİYOR”
Elektrikli ısıtıcı ve klimayla ısınmak zorunda kalan kalabalık ve dar gelirli Samsunlu haneler açısından belirlenen sınırın desteğin fiilen ellerinden alınması anlamına geldiğini savunan Özdağ, apartman ve sitelerdeki ortak kullanım alanlarına yönelik uygulamanın da ek yük oluşturacağını söyledi.
Özdağ, kararın asansör, hidrofor, merkezi ısıtma ve kapıcı dairesi gibi ayrı sayaçları bulunan ortak kullanım alanlarını da aynı konut sınırına bağladığını belirterek şöyle konuştu:
“Tek sayaçtan beslenen bu alanların yıllık 3 bin kilovatsaati aşması kaçınılmazdır ve aradaki fark aidat olarak her daireye yansıyacaktır. Dar gelirli aile kışa iki ayrı faturanın ve artan aidatın baskısıyla giriyor.”
Özdağ, elektrik tarifelerine ilişkin taleplerini de sıraladı. Konutların yanı sıra apartman ve sitelerin ortak kullanım alanlarının da SKTT kapsamından tamamen çıkarılmasını isteyen Özdağ, doğal gaz limitlerinin hane büyüklüğüne göre belirlenmesini ve limit aşımında yalnızca aşan kısmın üst kademeden fiyatlandırılmasını talep etti.
Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin eski binalarda dış cephe yalıtımı için faizsiz destek sağlaması ve ücretsiz enerji ölçümü programı başlatması gerektiğini de ifade etti.
LİMANDA İKİ AYLIK SESSİZLİK
Karadeniz'de yaşanan insansız hava aracı saldırıları nedeniyle Samsun'dan Rusya'ya Ro-Ro seferlerinin yaklaşık iki aydır yapılamadığını belirten Özdağ, liman ve lojistik sektöründe yaşanan kayıplara dikkati çekti.
Samsun merkezli bir denizcilik şirketinin ağustos ayında gemilerinin hedef alınmasının ardından Rusya hattını askıya aldığını hatırlatan Özdağ, “Samsun merkezli bir denizcilik şirketi, ağustosta gemilerinin hedef alınmasının ardından Rusya hattını askıya almıştı. Bu hat ihracatçının, tır şoförünün, liman çalışanının ve lojistik firmasının ekmek kapısıdır. İki ayın kaybı ise hâlâ açıklanmış değil” dedi.
Seferlerin durmasından etkilenen firmalar için prim ertelemesi ve kredi yapılandırmasının gündeme alınması gerektiğini belirten Özdağ, alternatif güzergâhlara yönelik plan hazırlanması çağrısında bulundu.




