Muş merkeze bağlı Mescidli köyü sınırlarında arkeolog Melik Mirbey Ömeroğlu tarafından yürütülen araştırmalarda ortaya çıkarılan kalenin keşif süreci uydu görüntülerinin incelenmesiyle başladı.
Uydu görüntülerinde doğal topoğrafyayla uyum göstermeyen yapısal izlerin tespit edilmesinin ardından bölgede saha çalışması yapıldı. İncelemelerde söz konusu izlerin, yaklaşık 1,4 kilometre uzunluğundaki surlara sahip büyük bir kale yerleşimine ait olduğu belirlendi.
Kiklopik ve poligonal taş işçiliğiyle inşa edilen kalenin mimari özelliklerinin Erken Demir Çağı kaleleriyle benzerlik gösterdiği değerlendirildi. Ömeroğlu, kalenin korunması ve tescil edilmesi amacıyla Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvurduklarını belirtti.
120 BİN METREKARELİK DEV KALE
Ömeroğlu, kaleyi çevreleyen surların toplam uzunluğunun 1,4 kilometre olduğunu belirterek, surların iç tarafta yaklaşık 2, dış cephede ise 4 metre yüksekliğe ulaştığını söyledi.
Kalenin 120 bin metrekarelik yüzölçümüne sahip olduğunu belirten Ömeroğlu, bu alanın yaklaşık 17 futbol sahasına denk geldiğini ifade etti.
Kale surlarının kiklopik düzende poligonal bir yapı sergilediğini aktaran Ömeroğlu, mimari özelliklerin Van’daki Aşağı Anzaf ve Edremit ilçesindeki Zivistan Kalesi gibi Erken Demir Çağı kaleleriyle benzerlik taşıdığını söyledi.
Kalenin kuzey bölümünde yapı kalıntılarına ait izlerin bulunduğunu belirten Ömeroğlu, güney kesiminde ise yarıçapı yaklaşık 25 metre olan daire biçiminde bir çukur bulunduğunu kaydetti. Ömeroğlu, daha küçük taşlarla örülen bu yapının kalenin su ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturulmuş olabileceğini değerlendirdi.
ARZAŞKUN İÇİN YENİ İPUCU
Ömeroğlu, yapının Muş’ta bugüne kadar tespit edilebilen en büyük kale olduğunu belirtti. Kalenin geniş yayılım alanının yanı sıra Urartu Krallığı’nın batıya yayılma güzergahında bulunmasının da önem taşıdığını ifade etti.
Bölgenin, dünyanın ilk organize karayolu sistemlerinden biri olarak kabul edilen tarihi Urartu yolunun geçtiği güzergah üzerinde bulunduğunu belirten Ömeroğlu, Urartu’nun erken dönem başkenti Arzaşkun’un konumuna ilişkin akademik araştırmalarda bu bölgenin öne çıkan ihtimaller arasında yer aldığını söyledi.
Ömeroğlu, keşfedilen kalenin mimari özellikleri ve stratejik konumunun Arzaşkun’un yeriyle ilgili görüşlere yeni veriler sunabileceğini belirterek, kesin sonuç için bilimsel araştırmalar ve arkeolojik çalışmaların tamamlanması gerektiğini vurguladı.
KORUMA İÇİN BAŞVURU YAPILDI
Keşfin ardından kalenin korunması ve tescil edilmesi amacıyla Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvuruldu.
Ömeroğlu, tescil talebinin kurul tarafından incelenerek gerekli değerlendirmelerin yapılacağını belirtti. Kalenin bilimsel çalışmalarla daha ayrıntılı şekilde incelenmesiyle Urartu tarihine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılabileceği ifade edildi.