Antalya’daki Aspendos Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, kentin Klasik Dönemi’ne ilişkin önemli bir keşfe imza atıldı. Kent sınırları içinde daha önce varlığı bilinmeyen Doğu Nekropolisi ortaya çıkarılırken, burada MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihlendirilen sandık tipi bir mezar bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfe ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, buluntuların Aspendos’un Klasik Dönem tarihine ışık tuttuğunu belirtti.
DOĞU NEKROPOLİSİ İLK KEZ ORTAYA ÇIKARILDI
Aspendos Antik Kenti’ndeki kazılarda, doğu surlarından antik tiyatro yönüne ilerleyen ve yamacı takip eden cadde üzerinde nekropolis alanına ulaşıldı.
Kazı çalışmaları sırasında taş plakaların bir araya getirilmesiyle oluşturulan sandık tipi bir mezar gün yüzüne çıkarıldı. Tek bir kişinin defnedildiği mezarın, MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasındaki döneme ait olduğu belirlendi.
Mezarın, Aspendos’un arkeolojik bulgularla bugüne kadar yeterince aydınlatılamayan Klasik Dönemi açısından önemli veriler sunduğu değerlendiriliyor.
MEZARDAN GÜREŞÇİ BETİMLEMELİ SİKKELER ÇIKTI
Mezarda yapılan incelemelerde üzerinde güreşçi figürlerinin yer aldığı Aspendos sikkeleri ile çeşitli arkeolojik buluntular tespit edildi.
Buluntular, mezarda bulunan kişinin sporla bağlantılı bir birey olabileceğine işaret ederken, kişinin Aspendoslu bir güreşçi olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.
ASPENDOS’UN KLASİK DÖNEMİNE IŞIK TUTACAK
Doğu Nekropolisi’nde ortaya çıkarılan mezar ve içerisinden elde edilen buluntuların, Aspendos’un Klasik Dönemi’ndeki sosyal yaşamı, defin gelenekleri ve toplum yapısına ilişkin yeni bilgiler sağlaması bekleniyor.
Kazılardan elde edilen verilerin, antik kentin bu dönemine ilişkin mevcut bilimsel bilgi birikimini genişletmesi ve Aspendos’un tarihine yönelik yeni araştırmalara kaynak oluşturması öngörülüyor.
Bakan Ersoy da keşifte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, kazı ekibi ve bilim insanlarına teşekkür ederek, Aspendos’taki çalışmaların kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla sürdürüleceğini ifade etti.





