Gazeteci Murat Ağırel, SÖZCÜ TV’deki açıklamaları nedeniyle hakkında verilen ev hapsi kararı ve ayağına elektronik kelepçe takılmasının ardından yaşadıklarını kaleme aldı. Ağırel, 9 Ekim Cuma günü yaşananları aktarırken, meslektaşları Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı cezaevindeyken kendi ayağındaki elektronik kelepçenin kendisi açısından önem taşımadığını belirtti.

“GAZETECİLİK YALNIZCA KENDİN İÇİN ÖZGÜRLÜK İSTEMEK DEĞİLDİR”

Daha önce FETÖ kumpaslarıyla yargılanmış bir gazeteci olduğunu belirten Ağırel, yaşanan sürecin gazetecilik açısından bir sınav niteliği taşıdığını ifade etti. Bu dönemlerin kimin gazeteciliğin, kimin gücün yanında durduğunu gösterdiğini belirten Ağırel, gazeteciliğin yalnızca kişinin kendi özgürlüğünü savunması anlamına gelmediğini kaydetti.

Ağırel, görüşüne katılınmayan meslektaşların özgürlüğünü savunmanın da gazeteciliğin bir parçası olduğuna dikkati çekti.

FON KRİZİNDE KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?

Fon krizine ilişkin yanıt bekleyen soruları yeniden gündeme getiren Ağırel, krizden kimlerin kazanç sağladığının ve kimlerin zarar gördüğünün açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Ağırel, kriz öncesinde kimlerin pozisyon aldığının, hangi hisselerin değerinin olağan dışı işlemlerle yükseltildiğinin ve denetim kurumlarının süreçte ne yaptığının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Siyasi veya bürokratik nüfuz kullanılıp kullanılmadığı sorusunun da yanıtlanması gerektiğini vurguladı.

Yatırım hesabı sahibi olmanın tek başına suç anlamına gelmediğini ve hakkında iddia bulunan herkesin suçlu kabul edilemeyeceğini belirten Ağırel, buna karşın hiçbir kamu görevlisinin bu soruların dışında tutulamayacağını kaydetti.

“MESELE, HALKIN GERÇEĞİ ÖĞRENME HAKKI”

Manisa'da düğün sonrası tartışma kanlı bitti: 18 yaşındaki genç yaşamını yitirdi
Manisa'da düğün sonrası tartışma kanlı bitti: 18 yaşındaki genç yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

Ağırel, ayağına elektronik kelepçe takılabileceğini, sokağa çıkmasının engellenebileceğini veya cezaevine gönderilebileceğini belirterek, bu uygulamaların fon krizine ilişkin soruları ortadan kaldıramayacağını savundu.

Meselenin kendi ayağındaki elektronik kelepçeden ibaret olmadığını vurgulayan Ağırel, asıl konunun halkın gerçeği öğrenme hakkı olduğunu ifade etti.