Son yıllarda hızla gelişen yapay zekâ teknolojisi, pek çok alanda hayatı kolaylaştırırken yanlış amaçlarla kullanıldığında ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle kişilerin fotoğrafları veya videoları kullanılarak üretilen gerçek dışı içerikler, toplumda yaygın bir mağduriyete yol açıyor. Dijital ortamlarda hızla yayılan bu içerikler hem kişisel hakları ihlal ediyor hem de ciddi itibar kayıplarına neden olabiliyor.
DİNİ AÇIDAN TARTIŞMA: “AÇIK BİR SAHTEKÂRLIK”
Sivas Müftülüğü Başvaizi Saffet Bölükbaşı, yapay zekâ ile üretilen yanlış ve karalayıcı içeriklere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Teknolojinin faydalarına dikkat çeken Bölükbaşı, kullanım amacının belirleyici olduğunu vurguladı.
“Yanlış şekilde yapay zekâyı kullanarak elde edilen içerikler kesinlikle haramdır, caiz değildir” diyen Bölükbaşı, bu tür eylemlerin İslam’ın temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
“DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK MÜSLÜMAN’IN TEMEL İLKESİDİR”
Bölükbaşı, İslam’ın merkezinde dürüstlük olduğunu hatırlatarak, bir Müslümanın yaşamının her alanında güven ve doğruluk ilkesini taşıması gerektiğini söyledi. İnsanların onurunu ve haysiyetini zedeleyen davranışların dinen kabul edilemeyeceğini belirten Başvaiz, sahte içerik üretiminin açık bir hak ihlali olduğunu dile getirdi.
GERÇEK OLAYLAR MAĞDURİYETİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR
Bölükbaşı, yapay zekâ kaynaklı mağduriyetlerin toplumda somut örneklerle kendini gösterdiğini de anlattı. Müftülüğe başvuran bir vatandaşın yaşadığı olay üzerinden açıklama yapan Bölükbaşı, üretilen içeriğin bir bölümünün doğru olsa da büyük kısmının tamamen yanlış ve fetvaya aykırı olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Bu durumun yapay zekânın kötüye kullanılmasıyla oluşan tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu belirtti.





