Zeytinburnu’nda konuşan Ali Mahir Başarır “Bugün kazandığını düşünenler yarın kaybedecekler. Bugün kazandığını düşünenler sokağa çıkamayacaklar. Hadi bakalım arkadaşlar Zeytinburnu'nda meydanda caddelerde sokaklarda yürüyün bakalım. Biz yürüyoruz, biz sokaktayız. Bakın, Genel Başkanımız sabah Trabzon’a indi oradan Gümüşhane oradan Tokat. Biz örgütümüz de Zeytinburnu'ndayız. Neredesiniz? Neredesiniz arkadaşlar? Biz bu milleti, emekliyi, işçiyi, yoksulu, gençleri bırakmayacağız. Bize bırakın diyorlar. Biz kullanışlı bir muhalefet istiyoruz diyorlar, biz kaybedenleri istiyoruz. Hayır biz kullanışlı bir muhalefet olmayacağız biz kazanacağız” dedi.

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutukluluğunun devamına karar verildi
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutukluluğunun devamına karar verildi
İçeriği Görüntüle

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başta olmak üzere CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve bürokratlar için Zeytinburnu’nda akşam saatlerinde yürüyüş gerçekleştirildi. Programa, TBMM Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, birer konuşma yaptı. Ali Mahir Başarır konuşmasında şunları söyledi:

“KAYYUM OLARAK ATANANLAR 12’İNCİ KATTA KABUL ETMEYECEĞİZ”

“Çok kıymetli seçilmiş il başkanım, seçilmiş parti meclis üyelerim, ilçe başkanım, ilçe başkanlarım, örgütüm, Zeytinburnu İstanbul halkı hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bugün bir selamda Trabzon'a, Gümüşhane'ye, Tokat'a, 12’inci katta Genel Merkezde kapalı kapılar arkasında toplantılar yapmayıp belde seçimleri için milletle buluşan seçilmiş Genel Başkanımız, Özgür Özel’e selam olsun. Hiç şüpheniz olmasın biz millete güveniyoruz, biz halkımıza güveniyoruz, biz iradeye güveniyoruz, biz atanmış hakimin vermiş olduğu kararlarla o koltukta oturanlara güvenmiyoruz. Burada tehdit altında olan sayın Özgür Çelik değil sadece, Sayın Özgür Özel değil, Ali Mahir Başarır değil, Ozan Işık değil, Tolga Sağ değil. Burada tehdit millet iradesine, demokrasiye, muhalefetsiz bir Türkiye'ye yaratmaya çalışıyorlar. İçimizden çıkmış bambaşka yerlerde olan arkadaşlarımız diyor ki, biz 75 yıldır kazanmıyoruz. Yahu söylediğinden utanmıyorsan, Bülent Ecevit'ten de mi utanmıyorsun? Yahu aynaya bakıp utanmıyorsan 2024 Mart seçimlerinden de mi utanmıyorsun? Son seçimi kazanan kadrolar burada. Bundan rahatsız olup Ankara’da toplantı yapanlar, kayyum olarak atananlar 12’inci katta. Kabul etmeyeceğiz.

“MAALESEF Kİ İÇİMİZDEKİ BAZI ARKADAŞLARIN DERDİ KOLTUK”

Yuhlamayın kimseyi yuhlamayın. Biz işimize bakacağız. Tarih doğru yerde duranları yazacaktır. Biz doğru yerde duruyoruz. Biz tarihi doğru yerinden okuyoruz. Biz milletle yürüyoruz. Bizim derdimiz koltuk değil. Bakın bugün enflasyon oranları açıklandı. Dün dünyadaki en yüksek enflasyonu olan ülkeler sıralamasında beşinciydik bugün dördüncüyüz. İran, Venezuella, Sudan'dan sonra Türkiye geliyor. Bizim derdimiz adil bir paylaşım bizim derdimiz milletin sofrası. Ama maalesef ki içimizdeki bazı arkadaşların derdi koltuk. Bu ülkenin yaklaşık 17 trilyon bütçesi var. Biz o paranın adilce bölüşülmesini istiyoruz. Bir grup müteahhite değil, faize değil, siyasetin dizaynı için değil, millet için harcanmasını istiyoruz. Millete ekmek veremeyenler, iş aş veremeyenler, huzur veremeyenler bunu vaat eden bu ülkenin birinci partisine darbe yapıyor bunu kabul etmeyeceğiz. Ucu nereye giderse gitsin, bunu kabul etmeyeceğiz. Neymiş? Dokunulmazlıklar geliyormuş. Neymiş? Tutuklanacakmışız. İki milyon tane üyemiz var bizim. Bu meydanda binlerce Özgür Özel, Özgür Çelik Ali Mahir Başarır var.

“BUGÜN KAZANDIĞINI DÜŞÜNENLER YARIN KAYBEDECEKLER”

O yüzden bugün kazandığını düşünenler yarın kaybedecekler. Bugün kazandığını düşünenler sokağa çıkamayacaklar. Hadi bakalım arkadaşlar Zeytinburnu'nda meydanda caddelerde sokaklarda yürüyün bakalım. Biz yürüyoruz, biz sokaktayız. Bakın Genel Başkanımız sabah Trabzon’a indi oradan Gümüşhane oradan Tokat. Biz örgütümüz de Zeytinburnu'ndayız. Neredesiniz? Neredesiniz arkadaşlar? Biz bu milleti, emekliyi, işçiyi, yoksulu, gençleri bırakmayacağız. Bize bırakın diyorlar. Biz kullanışlı bir muhalefet istiyoruz diyorlar biz kaybedenleri istiyoruz. Hayır biz kullanışlı bir muhalefet olmayacağız biz kazanacağız. Yol arkadaşlarımız Silivri’de büyük bir mücadele veriyorlar. Tutsak arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, il başkanlarımız, milletvekili cezaevinde bugün, gazeteciler cezaevinde bugün, suçsuz, günahsız İsmail'leri 75 gün yattıktan sonra bugün tahliye oldu kalemini saraya kiraya vermediği için tutuklandı. O yüzden yolumuz uzun. Zor mu? Zor. Engel olacaklar mı olacaklar. Buradan 86 milyona sesleniyoruz. Bu zor yolda bizle yürüyün. Bu yolun sonu aydınlık millet kazanacak halk kazanacak direnenler kazanacak gelin birbirimize sahip çıkalım. Çok değil yakın bir zamanda ‘Her şey çok güzel olacak’”

Ali Mahir Başarır'dan sonra konuşan Özgür Çelik şunları söyledi:

“İŞTE O GÜN BİR DARBE MEKANİĞİNİ DEVREYE SOKTULAR”

“Göz hizasında konuşmamız gereken bazı meseleler var. Dertleşmemiz gereken bazı konular var. Önce bu günlere nasıl geldik? Hem bütün yol arkadaşlarımızın hem Zeytinburnulular çok iyi bilmesi gerekiyor. Hani İstanbul İl binasına beş bin polisle girdiler ya kadınları yerlerde sürüklediler. Gençlere biber gazı sıktılar. Hani Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine biber gazıyla, plastik mermilerle girdiler ya. Bu günlere nasıl geldik? Bir şey söylüyorlar diyorlar ki efendim İstanbul Kongresi'nde kurultayda birtakım şaibeler vardı. Bu operasyonlar bunun için yapıldı. Bakın şimdi size birkaç tane tarih vereceğim ve aslında bu yapılan operasyonun ne anlama geldiğini sadece birkaç tane tarih ile apaçık ortaya çıkartıyor. Ben İstanbul İl Başkanı olarak 2023 yılının Ekim ayında seçildim. Genel başkanımız Özgür Özel 2023 yılının Kasım ayında seçildi. Seçimlerde yetkilileri ilçe seçim kurulları ve yüksek seçim kurulu iki gün içerisinde ne İstanbul Kongresi'ne ne kurultaya herhangi bir itiraz olmadı. İki hafta içerisinde ne ilçe seçim kuruluna ne YSK'ya bir itiraz olmadı. İki ay içerisinde de bir itiraz olmadı. Bir yıl geçti aradan yine bir itiraz olmadı.Ve 2024'te Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin 1. partisi oldu İstanbul'da. İstanbul'da 14 olan belediye sayımızı 26'ya çıkarttık İstanbul'u yeniden kazandık. Türkiye'nin 1. partisi olduk. O gün de bir itiraz olmadı. İşte o gün bir darbe mekaniğini devreye soktular.

“2024'TE 2. PARTİ KONUMUNA DÜŞENLER BİR DARBE MEKANİĞİNİN DÜĞMESİNE BASTILAR”

O gün şunu anladılar. 31 Mart 2024 günü biz bir daha bu birleşmiş muhalefeti bugün burada olan ruhu ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir daha sandıkta yenemeyeceğiz, dediler kendi kendilerine. Bir darbe mekaniğinin düğmesine bastılar. Bakın İstanbul Kongresi'ne ilk dava ne zaman açıldı? Kurultaya ilk dava ne zaman açıldı? Bu tarih çok önemli. İstanbul Kongresi'ne ilk dava 19 Mart 2025 tarihinde açıldı. Yani Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gün açıldı. Bakın bu tarih çok önemli. Yani 2024'te 2. parti konumuna düşenler bir darbe mekaniğinin düğmesine bastılar. Belediye operasyonlarıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ni durduramayacağını anlayınca Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine saldırmaya başladılar. Bu nedenle 19 Mart'ta bir darbe diyoruz. 19 Mart hem seçilmiş belediye başkanına yapılmış bir darbe. Hem Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine bir saldırı hem de milletin takdiriyle bir sonraki cumhurbaşkanı seçilecek Ekrem İmamoğlu'na yapılmış bir darbe.

“O KİŞİ ANKARA'DA KOLTUĞUNU BIRAKMAK İSTEMEYEN BİR KİŞİ”

Buradan hep birlikte yürüyerek adalet diyeceğiz, özgürlük diyeceğiz, demokrasi diyeceğiz, kayyumlara hayır diyeceğiz. Ancak dertleşmemiz gereken birkaç konu daha var. Bundan 3 gün önce bir kişi Ankara'da o kişinin kim olduğunu siz çok iyi biliyorsunuz. Çıktı ve şunu söyledi. "Bu meselelerin bizimle alakası yok." dedi. Bu meseleler Cumhuriyet Halk Partisinin iç meselesidir dedi. Şimdi buradan kendisine şunu sormamız lazım. Bir hakim İstanbul'da siyasetçilere mahkumiyet kararları veren bir hakim Bakan yardımcısı yapıldı. O bakan yardımcısını İstanbul'a başsavcı olarak kim gönderdi? Aynı bakan yardımcısını başsavcı yaptıktan sonra, 19 Mart darbesini gerçekleştirdikten sonra ödül olarak kim bakan yaptı? Ve belediye başkanlarımızı kim tutukluyor? Bu yargı kararlarını vererek Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine kim saldırıyor? Hani diyor ya CHP'nin iç meselesi bu meselenin bizimle hiçbir alakası yok diye. Bu meselenin bir kişiyle alakası var. O kişi Ankara'da koltuğunu bırakmak istemeyen bir kişi ama millet sokakta, millet meydanda, seçim günü, sandık günü, sandık milletin önüne geldiğinde o kişiyi ve bu ceberut iktidarı hep birlikte göndereceğiz.

“DEVLET AKLI, İŞÇİYİ, EMEKÇİYİ, YOKSULLUĞA SEFALETE MAHKUM EDER Mİ”

Şunu yapmaya çalışıyorlar. Bu mesele CHP'nin iç meselesi deyip kenara çekilip kaçmaya çalışıyorlar. Yok öyle yağma. Türkiye'de yargıyı kim siyasallaştırdı? Türkiye'de Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan kim? Türkiye'de YSK kararlarını bir yerel mahkemeye baskı yaparak yok sayan kim? Bakın benim üç tane mazbatam var. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in Yüksek Seçim Kurulundan alınmış dört tane mazbatasını var ve seçimler ile ilgili en üst mahkemenin kararını gelip bir yerel mahkemeye, bir bölge mahkemesine bozdurarak demokrasiye darbe yapıyorlar. Amaçlarının ne olduğunu biliyoruz. Sandığı sembolik hale getirmeye çalışıyorlar. Sandığı milletin önünden kaçırmaya çalışıyorlar. Bunun adına da ne diyorlar biliyor musunuz? Bunun adına da utanmadan sıkılmadan devlet aklı diyorlar. Devlet aklı böyle istedi diyorlar ve milletin aklıyla dalga geçiyorlar. Devlet aklı Anayasa Mahkemesi kararlarını yok sayar mı? Devlet haklı, demokrasiyi askıya almaya çalışır mı? Devlet aklı, sandığı milletin önünden kaçırır mı? Ve devlet aklı, en önemlisi emekliyi 20 bin lira sefalet ücretine mahkum eder mi devlet aklı. Bugün Türkiye'de açlık sınırı 35 bin lira, yoksulluk sınırı 115 bin lira, asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. Devlet aklı, işçiyi, emekçiyi, yoksulluğa sefalete mahkum eder mi?

“MİLLET AKLI, İLK SEÇİMDE BENİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU'DUR DİYOR”

Şunu bilmemiz gerekiyor, bugün Silivri’de görülen kumpas davaları ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve tüm muhalefete yapılan baskılarla yaşam pahalılığı arasında bugün açıklanan enflasyon rakamları arasında bir bağ vardır. Bir ülkede demokrasi yoksa adalet yoksa ekonomik refah olamaz. Çünkü güven ortamı ortadan kalkar. Güvenin olmadığı bir noktada ne barış olur ne ekonomik refah olur. Bugün Türkiye yoksulluk ve sefaletin kıyısına sürüklenmişse işte devlet aklı diye demokrasiyi zedeleyen zedeleyenlerin yüzünden devlet aklı diye milleti yoksulluğa ve sefalete sürükleyenlerin yüzünden. Şunu da ifade etmek isterim. Birileri demokrasi darbesi gerçekleştirme meselelerine "Devlet aklı" diyorsa onların karşısında millet vardır. Millet buradadır meydandadır. Millet. Millet aklı diyor ki: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'dir" diyor ve Millet aklı, milletin takdiriyle ilk seçimde benim cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'dur diyor.

“BU MÜCADELE İKİ GÜÇ ARASINDAKİ BİR MÜCADELE

Millet aklı şunu söylüyor. Bakın, devleti devlet yapan üzerindeki yaşayan Millettir. Ben bu ülkeye 30 yıl hizmet etmiş bir öğretmenin çocuğuyum bir devlet memurunun çocuğuyum. Bu ülkenin parasıyla yetişmiş bir insanım. Devlet dedikleri mekanizmayla milleti karşı karşıya getirerek tükenmiş iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Her gün daha zalimleşiyorlar. Ancak bu zalimlerin karşısında hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz neyin mücadelesini verdiğimizi çok iyi biliyoruz. Biz bu topraklarda demokrasinin mücadelesini veriyoruz. Biz bu topraklarda tam bağımsız bir Türkiye mücadelesi veriyoruz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Bu mücadele iki güç arasındaki bir mücadele.

“TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE MÜCADELESİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Bir tarafta emperyalist güçlerden meşruiyet alarak ki hatırlayacaksınız bundan birkaç ay önce Türkiye'de bir büyükelçi Antalya'daki bir toplantıda şunu ifade etti. "Buralar" dedi, "Orta Doğu" Buralar Anadolu. Buralarda demokrasi çalışmaz dedi. Buralara ne dedi Tom Bark? Buralara hayırsever monarşiler lazım dedi. Buralarda hayırsever monarşiler çalışır dedi. İşte Tom Bark ve onun patronu olan Trump bu toprakları otokratik totaliter bir monarşiye sürüklemek istiyor. Ama burada da Zeytinburnu meydanlarında, İstanbul meydanında, İstanbul meydanlarında, Türkiye meydanlarında, demokratik Cumhuriyet'in kurumsal inşa sürecini yeniden inşa etmeye çalışan milyonlar var. Biz buradayız. Demokrasi mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Tam bağımsız Türkiye mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Türkiye tarihi bir yol ayrımındadır. Bir tarafta Türkiye'yi monarşiye sürükleyen demek isteyenler vardır. Bir tarafta demokratik Cumhuriyet'in kurumsal inşa sürecini yeniden başlatmak isteyenler vardır. Demokratik Cumhuriyeti inşa etmek isteyenler kazanacak. Halk kazanacak, halk kazanacak ve güzel Türkiye'miz kazanacak.”