Şişli’de 10 yıl önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur’un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, İstanbul Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, Bülent Gündüz için ayrıca “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İDDİANAMEDEKİ DETAYLAR

İddianamede, Bülent Gündüz’ün olay günü saat 19.01’de Avcılar Metrobüs durağından metrobüse bindiği, saat 19.47’de Mecidiyeköy’de indiği ve yolculuk sırasında telefonunu kapatmış olabileceği belirtildi. Sosyal medya fotoğraflarındaki kıyafetlerin, olay görüntülerinde yer alan şüphelinin montuyla benzerlik gösterdiği; kulak, yüz ve burun yapısının da Gündüz ile uyumlu olduğunun değerlendirildiği aktarıldı.

Cinayeti itiraf ettiği belirtilen Gündüz’ün ifadesinde, Kanbur’un yaşam tarzını aile değerlerine aykırı bulduğu için onu öldürmeye karar verdiğini anlattığı kaydedildi. Daha önce Kanbur’un adresine gittiği belirtilen Gündüz’ün olay günü binaya yürüdüğü, Kanbur’u balkonda gördükten sonra beklediği ve diafondan kendisini kargo görevlisi olarak tanıttığı ifade edildi.

İddianameye göre Gündüz, Kanbur’un kendisini tanıyıp bağırmaya başlaması üzerine yaklaşık iki adım mesafeden 3-4 el ateş ettiğini söyledi. Ardından otobüsle Hisarüstü’ndeki iş yerine gittiğini, 2-3 gün sonra da cinayette kullandığı silahı Emirgan’dan Kanlıca’ya giderken denize attığını anlattı. Gündüz, kendisini azmettiren kimsenin olmadığını öne sürdü. Olay yerinde 11 Haziran’da keşif yapıldığı da belirtildi.

IŞİD operasyonunda gözaltına alınan Sadi Yüksel'in ters kelepçeli görüntüleri için soruşturma
IŞİD operasyonunda gözaltına alınan Sadi Yüksel'in ters kelepçeli görüntüleri için soruşturma
İçeriği Görüntüle

ŞÜPHELİLERİN TELEFON KAYITLARI İNCELENDİ

Şüphelilerin telefon kayıtlarına ilişkin incelemelerde, Gündüz’ün Fazlı Kar ve Serdar Kar ile irtibatının bulunduğu kaydedildi. Serdar Kar’ın cinayetten hemen önce son görüşmesini yaptığı, ertesi gün saat 10.13’e kadar telefonunun kapalı olduğu ve bu süreçte Gündüz’e iki mesaj gönderdiği belirtildi.

Yüksel Kar’ın ise olaydan üç gün önce ABD’ye gittiği, cinayetten hemen önce telefonunu kapattığı, ertesi gün öğle saatlerine kadar görüşme kaydının bulunmadığı ve olay sonrasında yoğun GPRS kullanımı tespit edildiği iddianamede yer aldı.