İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Habertürk TV eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un, 31 Aralık’ta savcılığa başvurarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istediği ve bu kapsamda yaklaşık 3 saat süren ek ifade verdiği öğrenildi.
Serbestiyet'in haberine göre; Ersoy etkin pişmanlık ifadesinde şunları söyledi:
“Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa’daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanına uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. Daha sonra uyuşturucu hakkında nedir, ne etkisi vardır şeklinde üzerine konuştuk. Ben o dönemler alkol bile almıyordum. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde uyuşturucu maddeyi (k…) ilk defa içtim. Hatta içerken de bağımlılık yapmasından ve yan etkilerinden biraz çekinmiştim.“
“Bu olaydan kısa bir süre sonra Seba Flats’teki evime taşınmıştım. Bu dönemlerde E.A. ile sevgiliydim. D.Y de Ebru’nun arkadaşıydı. Üçümüz bir gün balıkçıda yemek yerken S.S ve yanında E. isimli bir kız ile tanıştık. Arkadaşlığımız bu vesileyle ilerledi hatta evlerine bizi yemeğe de davet etmişlerdi. E. ile S’nin evinde bana sürpriz doğum günü partisi hazırlamışlardı. Gittiğimde evde 10-12 kişi vardı. Orada Ahmet Göçmez ile tanıştım, Kalabalık dağıldıktan sonra evde Ahmet, S., ben ve E. vardık. Başka kimse var mıydı hatırlamıyorum. Mutfağa doğru baktığımızda mutfakta bir hareketlilik olduğunu fark ettik. Daha sonra anladık ki S. ile Ahmet kokain içmişler. Sonra S. bana daha önce denedin mi diye sordu. Ben de evet bir kere denemiştim dedim. Ben o gün orada güvenemediğim için içmedim. Ancak 1-1,5 ay sonra bir kere daha gittiğimizde içtim. O süre zarfında biz Ahmet ile arkadaş olduk. İkinci gidişimde Ahmet de oradaydı. Tam hatırlamıyorum ancak Ahmet ile beraber gitmiş olabiliriz. Ev yine kalabalıktı. Kalabalık dağıldıktan sonra S. tekrar hazırlık yaptı. Ben de onlarla ilk defa orada kullandım. S. bana mutfakta var dedi. Ben de mutfağa gidip buruna çekme şeklinde kullandım. Bu benim hayatımda ikinci defa uyuşturucu madde kullanışımdı.“
“TORBACISI OLDUĞUNU BİLİYORDUM”
“O zamanlar Veyis Ateş ile tanışmak istiyorlardı. Tam nerede tanıştırdığımı hatırlamıyorum. S. ve Ahmet benim evime de gelmişlerdi. Belki orada tanıştırmış olabilirim bu süreçte biz Ahmet ile samimi olduk. Daha sık görüşmeye başladık. Bu süreçte E. ile ilişkimiz ayrıl-barış şeklindeydi. 8 Ocak 2021 tarihinden kısa bir süre sonra E. ile tamamen ayrıldık.“
“Daha sonraki süreçte ben P. ile sevgili oldum. Ahmet başta uyuşturucu madde kullandığını çok belli etmiyordu ancak samimiyet arttıkça uyuşturucu maddeyi daha sık kullandığını anladım.“
“O zamanlarda Ahmet, Maslak 1453’le oturuyordu. Biz tanıştıktan kısa bir süre sonra da Emirgan’a taşındı. Taşındıktan sonra da biz daha sık görüşmeye başladık. Ahmet benim ailemle ben de Ahmet’in ailesi ile tanıştık hatta birbirimizin arkadaşlarıyla da tanıştık. Bir araya geldiğimiz sosyal ortamımız da çok oldu. Ahmet’in Emirgan’daki evindeyken uyuşturucu madde olurdu. Birlikte birkaç defa kullandık. 3-4 senelik süreç içerisinde ortalama 10 kere Emirgan’daki evde uyuşturucu madde kullanmışızdır. Ahmet’in evinde sürekli olurdu. Dışarıdan geldiğine şahit olmadım ancak torbacısı olduğunu biliyordum.“
“ÇAĞATAY ÖZDEMİR, ESKİ EŞİM P..’YE MÜNASEBETSİZ MESAJLAR ATTIĞI TELEFONDA TARTIŞTIM“
“Çağatay Özdemir ile yüz yüze tanışmadım ancak telefonda tartışmışlığım var. Kendisi eski iletişim başkan yardımcısıdır. Herhangi bir hukukum yoktur, Bir Cumhurbaşkanlığı seyahatinde eski eşim P.’ye münasebetsiz mesajlar attığı için kendisi ile telefonda tartışmıştım. Kendisi de özür mesajı atmıştı.“
AHMET GÖÇMEZ İLE ARKADAŞLIK İLİŞKİSİ
Bu süreçte Ebru Aydın ile ilişkilerinin ayrıl-barış şeklinde olduğunu, 8 Ocak 2021’den kısa bir süre sonra ayrıldıklarını ifade eden Mehmet Akif Ersoy, “Daha sonra ki süreçte ben Pınar ile sevgili oldum. Ahmet başta uyuşturucu madde kullandığını çok belli etmiyordu ancak samimiyet arttıkça uyuşturucu maddeyi daha sık kullandığını anladım. O zamanlarda Ahmet Maslak 1453’te oturuyordu. Biz tanıştıktan kısa bir süre sonra da Emirgan’a taşındı. Taşındıktan sonra da biz daha sık görüşmeye başladık. Ahmet benim ailemle ben de Ahmet’in ailesi ile tanıştık hatta birbirimizin arkadaşlarıyla da tanıştık. Bir araya geldiğimiz sosyal ortamımız da çok oldu. Ahmet’in Emirgan’daki evindeyken uyuşturucu madde olurdu. Birlikte birkaç defa kullandık. Üç-dört senelik süre içerisinde ortalama 10 kere Emirgan’daki evde uyuşturucu madde kullanmışızdır. Ahmet’in evinde sürekli olurdu. Dışarıdan geldiğine şahit olmadım ancak torbacısı olduğunu biliyordum” dedi.
“AHMET İLE YAKIN ARKADAŞ OLMAMDAN PINAR VE BAZI ARKADAŞLARIM RAHATSIZ OLUYORDU”
Mehmet Akif Ersoy ek ifadesine şöyle devam etti:
“Ben o zamanlar madde kullandığımı Mustafa Manaz’a asla belli etmezdim çünkü uyuşturucu maddeyi çok karşıydı. Ben uyuşturucu maddeyi mümkün mertebe Ahmet ve dışında ve Fikirtepe’deki Gizem’in evi dışında bir ortamda kullanmadım. Çünkü bilinmesini istemiyordum. Ahmet ile yakın arkadaş olmamdan Pınar ve bazı arkadaşlarım rahatsız oluyordu. Gizem’in evinde de iki-üç defa içilmiş olabilir. Orada Ahmet ile Buse de vardı. Bizim Pınar ile evliliğimiz en başından beri zoraki bir evlilik oldu. Biz evleneceğimiz gün bile boşanacağımız günün tarihini konuştuk. Ben Pınar’a boşanma davasını açtırdım. Sonrasında Pınar feragat etti. Sonrasında da ben boşanma davası açtım. Ulus’taki evi Mustafa Manaz tutmuştu. O dönem ikimiz de boşanma aşamasındaydık. Hatta beraber tuttuk sayılır. Bir süre o evde kaldıktan sonra ben tekrar evime döndüm. O süreçte ben uyuşturucu madde bulamadığım için Ahmet’ten uyuşturucu madde istemiştim. O da bana bir-iki defa vermişti. Bazen de Ahmet’i arayıp bana uyuşturucu madde sipariş etmesini söyledim. Ben tanınan birisi olduğum için kendi telefonumdan sipariş etmiyordum. Alacağım zaman arkadaşlarımdan istiyordum. Bir kere de Seba Flats’teki evdeyken bu şekilde Serap’tan istemiştim. Ulus’taki eve uyuşturucu madde sipariş ettiğim zaman da kapıdan ben almazdım. Evde kim varsa onu aldırırdım. Zaten bu şekilde çok fazla olmamıştır.”
Süleyman Dinçer ile 2010’dan beri tanıştığını ifade eden Mehmet Akif Ersoy, “O da o zamanlar bizim meslekteydi. Bu sebeple tanırım. Daha sonra MİT’e geçmiş. Ufuk Tetik ile Haşim Süngü arasında bir problem vardı. Biz bunların problemine hakemlik ettik. Biz normal bunu arkadaş olarak çözdük ancak Süleyman bu işi kullanarak karşılığında Haşim’den para istemiş. Haşim de bu durumu bana söyledi. Ben de Süleyman’ı çağırıp kendisine fırça attım. Sonrasında Süleyman bir gün bana eşimi işe alır mısın diye ricada bulundu. Ben de referans oldum, işe alınmasına vesile oldum. Kenan Tekdağ aldı. Sonra bir sebepten dolayı işten ayrıldı. Sonra tekrar işe girmek için başvuru yaptı ancak bu sefer ben referans olmadım. Fatih Saraç referans oldu. Ben genel yayın yönetmeni olunca Büşra iş yönünden yükselebilmek için bana yakın durmaya başladı. Verdiğimiz görevi beğenmeyince işten ayrıldı ya da atıldı. O süreci çok bilmiyorum” dedi.
“ELA RUMEYSA CEBECİ İLE HİÇBİR ŞEKİLDE İLGİM YOKTUR”
Fevzi Çakır ile Ela Rumeysa Cebeci’nin arasının çok yakın olduğunu belirten Ersoy, “Ela’nın işe girebilmesi için Fevzi aracılık yaptı. Benim Ela Rümeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. Ela gözaltına alınmadan iki gün önce bana mesaj atmıştı. ‘Oturalım kahve içelim’ dedi. Ben de ‘Aynı kurumda çalışıyoruz, dışarıda görüşmemiz uygun olmaz’ dedim. O da ‘Sen de bekarsın, ben de bekarım evde görüşelim’ demişti” dedi.
Sercan Yaşar’ı hiçbir şekilde tanımadığını belirten Ersoy, Kübra Nur Uslu’yu kendisinin işe aldığını söyledi, “Mehmet Akif geldi başörtülü spikeri kovdu demesinler diye aldım. İşe almadan önce de ilgili kurumlardan güvenlik soruşturması yaptım. Elif Kılınç ile ben sadece tanışıyordum. Kendisinin bu muhabbetlerle ilgisi yoktur. Ece Aslan Gizem’in kuzeniydi. Kendisiyle Ulus’taki evde görüşmüştük. Ece ile bir ya da iki defa uyuşturucu madde kullandık. Ece ile yaklaşık bir buçuk yıldır görüşmüyoruz. Gizem Ahmet’in kız arkadaşıydı. Beni Ece ile Gizem Ayabaktı tanıştırdı. Ulus’taki evde mutfak dolabının içerisinde uyuşturucu madde vardı. Buradan alıp kullandığımız oldu” diye devam etti.
“SADETTİN SARAN VE UMUT EVİRGEN’İ TANIMIYORUM”
Mısır’da TRT temsilciliği görevinde bulunduğunu, darbeden sonra da hakkında Türkiye adına casusluk yaptığına dair haberler yapıldığını söyleyen Ersoy, “Bundan dolayı da benim oraya gitmemden dolayı sıkıntı olacağını düşünüyordum hatta Mısır’a giriş yasağım vardı. Mısır’daki yargı süreci tamamlanınca yasağım kalktı. Ben de bunu test etmek için Ece Mısır’daydı, ben de Mısır’a gittim. Mısır’da da Ece ile görüştük. Dilek Olgun bana çok yazdı ancak ben kendisini riskli gördüğüm için uzak durdum. Buse Öztay bana bir kere Instagram’dan yazmıştı, o şekilde tanışmıştık. Sonrasında uzun bir süre görüşmedik. Sonra tekrardan görüştük beraber uyuşturucu madde de kullanmıştık. Mustafa Karataş ve Ebru ile Sapanca’ya da gitmiştik. Daha sonra Alanya’ya da tatile gitmiştik” dedi.
Sadettin Saran ve Umut Evirgen’i tanımadığını vurgulayan Mehmet Akif Ersoy, şöyle devam etti:
“Bizim gittiğimiz Kütüphane şu anki Terapidir. Yeni Kütüphane’ye en fazla iki-üç kere gitmişimdir. Ali Yaşar Koz Kütüphane’nin işletmecisidir. Yılmaz Efe’yi tanıyorum. Kütüphanenin ortağıdır. Çağatay Özdemir ile yüz yüze tanışmadım ancak telefonda tartışmışlığım var. Kendisi eski iletişim başkan yardımcısıdır. Herhangi bir hukukum yoktur. Bir Cumhurbaşkanlığı seyahatinde eski eşim Pınar’a münasebetsiz mesajlar attığı için kendisi ile telefonda tartışmıştım. Kendisi de özür mesajı atmıştı. Esra Öztürk ile hatırladığım kadarıyla 2012 senesinde tanışmıştım. İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’nda çalışıyordu diye hatırlıyorum. Daha sonra Esra ile birlikte bir kitap çalışmamız oldu. Sonrasında onun evinde bilekliğimi unutmuşum. Sonra benim Pınar ile ilişkiye başladığımı duyunca gelip, ‘Bilekliğini bende unutmuşsun’ diye Pınar’ın yanında bilekliği fırlattı. Ben kendisi ile yaklaşık beş-altı senedir görüşmüyorum. Son dönemde bana birkaç kez iyi misin diye mesaj atmıştı. Ben de cevap vermemiştim. Reyhan Köse’yi tanıyorum. Ahmet’in evinde birkaç kez görüşmüştük. Hatta bir defasında Meltem Acet, Reyhan Köse, Ahmet ve ben vardım. Ahmet, Reyhan ve ben uyuşturucu madde kullandık ancak Meltem’in kullandığını görmedim.”
Hande Sarıoğlu ile ben beş senedir görüşmediğini, onun bu durumlarla alakası olmadığını belirten Mehmet Akif Ersoy, “Ufuk Tetik’in arkadaşı Şakir Tekin’in evinde uyuşturucu madde kullanıldığına birkaç kere şahit oldum. Ancak biz gittiğimizde uyuşturucu madde evdeydi, dışarıdan birisi getirmedi. Ben en son olarak Mustafa Manaz’ın ofisinde Burcu ve Mustafa Manaz ile uyuşturucu madde kullandım ve bir daha kullanmadım. Çeşme’de uyuşturucu haplar ile havuza atladığıma ve hayıflandığıma ilişkin iddialar tamamen iftiradır” dedi.
Taner Çağlı’nın Arnavutköy’deki evine iki-üç defa gittiğini söyleyen Mehmet Akif Ersoy, “Bir keresinde orada bulunan tanımadığım isimlerin evde salonda açık bir şekilde uyuşturucu kullandıklarına tanık oldum. Hatta Taner bana kullanabileceğimi söyledi. Ben de kesinlikle olmaz demiştim. Çünkü hem kalabalık hem de ortak yerde kullanılıyordu. Şahısların bir kısmı fenomendi ancak isimlerini hatırlamıyorum, hatırladığımda beyanda bulunacağım” dedi.
Ebru Aydın’ın karanlık bağlantılarının olduğunu düşünmediğini vurgulayan Mehmet Akif Ersoy, “Ebru’nun karanlık bağlantıları olduğunu düşünmüyorum. Ablasının bir terör örgütüne üyeliği doğrudur. Hatta annesi ile birlikte emniyete gidip ablası hakkında ihbarda bulunduğunu biliyorum. Ablasının yurtdışına nasıl kaçtığını ben bilmiyorum. Hatta kaçtıktan sonra annesi ve Ebru’nun ablasına birçok kez gelip teslim olması için kendisiyle konuştuğunu biliyorum” dedi.
“KENAN TEKDAĞ BİLGİ VE BECERİMİ ÖVERDİ, TAM YETENEK AVCISIYDI”
“Kenan Tekdağ ile Mısır’da TRT temsilcisi olarak çalışırken Habertürk yayınlarına çıkıyordum. Fatih Saraç vesilesiyle Kenan Tekdağ ile tanıştım. Dönüşümde Kenan Tekdağ ile oturup sohbet ve muhabbetler ettik. Bu şekilde samimiyetimiz ilerledi. Kenan Bey de bu genç yaştaki bilgi ve becerimi överdi. Bu süreçte beni Habertürk programlarına konuk olarak davet ettiler. Kenan Tekdağ tam anlamıyla bu konularda yetenek avcısıydı. Ben o zamanlar TRT’de çalışıyordum. Beni programlarına davet ettiği zaman da telif hakkı öderdi.
“Daha sonra ben Diyanet’e geçtim. Mehmet Görmez hocayla çalıştım. Bu süreçte de 4-5 ayda bir görüşürdük. Ben Diyanet’te çalışırken ekranlara çıkmamaya başladım. Sonra bana, ‘Sen iyi bir televizyoncusun gel Habertürk’te çalış’ dedi. Daha sonra ben Diyanet’ten ayrıldım. TRT’ye döndüm. Daha sonra tekrar iş teklifi konusunda birkaç kez daha benzer görüşmeler oldu. Ben de 2018 yılında TRT’den istifa ederek Habertürk’te spiker olarak işe başladım. Bundan sonra samimiyetimiz daha da ilerledi. Ben de Kenan Bey’in bilgisi dışında iş yapmazdım. İş hayatımda da yine ona sorarak ilerlerdim.
“TV100’ÜN TEKLİFİNİ KENAN BEY’LE VEFA İLİŞKİM NEDENİYLE REDDETTİM”
“Hatta 2 yıl önce TV100’den iş teklifli aldım ve ciddi miktarda para veriyorlardı, teklif de cazipti. Gitmek istediğimi Kenan Bey’e söyledim. O da uygun görmedi. Ben de vefa ilişkimden dolayı teklifi reddetmek zorunda kaldım. Daha sonra kanal TMSF’ye devredilince yine ayrılmak istedim (Bunu da ilgili yerlere ilettim ancak TMSF devam etmemi istedi). Tazminatımı hesaplatmak için insan kaynaklarına gittim. Ve şu durumla karşılaştım. Yarın bir gün işten çıkarıldığım zaman tazminatım çok yüksek çıkmasın diye maaşımın yarısı spikerlik olarak diğer yarısı da genel yayın yönetmeni olarak düzenlenmiş. Bu durumu görünce çok üzülmüştüm.”
NUR KÖŞKER’İN BEYANLARININ YALAN OLDUĞUNU İLERİ SÜRDÜ
Nur Köşker’in iddialarını yalan olduğunu ileri süren Mehmet Akif Ersoy, “Nur Köşker saçma hareketlerde bulunduğu için kanaldan kovulmuştur. Bu yüzden bize husumet beslemektedir. Habertürk’ün asansörlerinde 7/24 kamera kayıttadır. Beyanları iftiradır ve asılsızdır. Daha önce de çalıştığı bir kanalda buna benzer bir iftirayla davaya konu olmuşlar diye duydum. Genel yayın yönetmeni olmadan önce arkadaş olarak mesajlaşmış olabilirim ancak genel yayın yönetmeni olduktan sonra hiçbir şekilde mesajlaşmadım” dedi.
ÖZÜR DİLEDİ
Ebru Aydın’ı yaklaşık üç buçuk senedir, Buse Öztay’ı yaklaşık bir buçuk yıldır, Dilara Yıldız, Ece Aslan, Gizem Ayabaktı’yı bir yılı aşkın süredir görmediğini söyleyen Mehmet Akif Ersoy, ifadesini şöyle bitirdi:
“Yaşadığım tüm bu olaylar benim için öncelikle kendime asla yakıştırmadığım şımarıklık, basiretsizlik ve bir çirkinliğin içine düşmüş olmamdan kaynaklıdır. 16 yıldır inşa etmeye çalıştığım itibarımı ve beni seven insanları böylesine çirkin bir akıbet ile karşı karşıya bıraktığım için çok üzgünüm. Sonuçları itibariyle bugün karşı karşıya olduğum durum benim için çok büyük bir ders oldu. Önce Allah’a tövbe sonra sevdiğim, yol yürüdüğüm, beni sevmiş ve takdir etmiş herkese bir özür borcum var. Tek tesellim hâlâ hayattayken böyle bir musibeti, sonucu görmüş olmak, bundan arınma ve yeni bir yönelime ulaşma gayretinde olacağım. Gazeteci Akif, insan Akif’ten, insan kardeşlerinden, toplumundan ve yaratıcısından nedamet göstermekte ve özür dilemektedir. Diyeceklerim bunlardan ibarettir.”




