Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkında açılan davanın ikinci duruşması bugün görülecek. Ersoy; “suç örgütü kurma ve yönetme”, “11 kez nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamalarıyla yargılanıyor. Hakkında 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istenen Ersoy, ikinci kez hâkim karşısına çıktı.
Mahkeme heyetinin duruşmada tanıkların beyanlarını dinlemesi bekleniyor. Bir önceki celsede Ersoy’un yakın arkadaşı iş insanı Mustafa Manaz’ın tutukluluk hâlinin devamına, gayrimenkul uzmanı Ufuk Tetik’in ise tahliyesine karar verilmişti. Ersoy’un eski eşi, spiker Pınar Erbaş’ın dinlenilmesinden de vazgeçilmişti.
Mahkeme heyeti, tanıkların beyanlarını dinledi.
ARA KARAR AÇIKLANDI
Davada ara karar açıklandı, Ersoy’un tutukluluk hâlinin devamına karar verildi.
Diğer tutuklu isim Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Duruşma 28 Ocak’a ertelendi.
“CİNSEL SALDIRI KORKUNÇ BİR İFTİRA” DEMİŞTİ
Mehmet Akif Ersoy, 10 Eylül’de görülen ilk duruşmadaki savunmasında uyuşturucu kullanımı ve cinsel saldırı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ersoy, ilk ifadesinde uyuşturucu kullanmadığını söylediğini belirterek savcılığın kendisine uzun süredir uyuşturucu kullanmadığını bildiğini ve test sonucunun negatif çıkmaması için operasyonun erkene alındığını söylediğini ileri sürdü. Ersoy, avukatlarının da bu konuşmaya tanık olduğunu ifade etti.
Cinsel saldırı iddialarını reddeden Ersoy, dosyada mağdur olarak yer alan kadınların önceden şüpheli konumunda bulunduğunu ve yalnızca kendisinin arkadaşı oldukları için cezaevinde kaldıklarını savundu. Savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dosyada mağdur olan kadınlar önce şüpheliydi. Hepsi adına çok üzüldüm. Tek suçları benim arkadaşım olmaları. 40 gün cezaevinde kalıyorlar. ‘Akif’i kötüle, çıkarsın’ baskısı var. Oysa savcılık bana cinsel saldırıyla ilgili tek bir soru sormadı. Sürekli uyuşturucu kullandığım gibi bir algı oluşturuldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu kullandım. Ben kadın arkadaşlarımla buluşmada yasaklı madde kullanımına çok dikkat ediyorum ki kimse beni görmesin. Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır ama cinsel saldırı korkunç bir iftira.”
Ersoy’un avukatı da müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep etti. Avukat, dosyada mağdur olarak yer alan kişilerin beyanlarında cinsel zorlamanın bulunmadığını ve özel hayatın söz konusu olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Şüpheli insanlar mağdur oldular. Bu hukuki olabilir mi, dinlenmelerinden rücu edilmesini talep ediyoruz. Mağdur beyanlarında kimsenin cinsel olarak zorlanmadığı, özel hayatlarının olduğu ortaya çıktı. Bu dosyayı gerçekten basın yürüttü. Müvekkilim itibarını, aile ilişkilerini, işini kaybetti.”
İKİNCİ KEZ HÂKİM KARŞISINA ÇIKTI
Mehmet Akif Ersoy ile iddianamede “örgüt üyesi” olarak tanımlanan tutuklu sanık Mustafa Manaz ve tutuksuz sanıklar Ufuk Tetik, Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı ve Tolga Aykut ikinci kez hâkim karşısına çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 96 sayfalık iddianamede Ersoy hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “11 kez nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları yer alıyor. Ersoy için 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
GÖZALTINA ALINMASININ ARDINDAN GÖREVİNDEN ALINDI
Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu sekiz kişi, uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık’ta gözaltına alındı. 10 Aralık’ta dört şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken Ersoy ve beraberindeki üç kişi, gecenin ilerleyen saatlerinde tutuklandı.
Ersoy, 11 Aralık’ta mahkemede verdiği ifadede kendisine yöneltilen suçlamaları “utanç verici” ve “çirkin ifadeler” olarak nitelendirdi. Ersoy, savcılıkta kendisine yöneltilen sorular nedeniyle ülkenin bütün ahlaksızlığının üzerine yıkılmış gibi hissettiğini söyledi. Ayrıca 15 yılda edindiği itibarının 15 dakikada yerle bir edildiğini ifade etti.
Gözaltına alınmasının ardından Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevinden alınan Ersoy, daha önce TRT’de muhabirlik ve yöneticilik yaptı. 1985 yılında İstanbul’da doğan Ersoy, 2011’de Tunus’ta başlayarak Orta Doğu’ya yayılan protestolar sırasında TRT için farklı başkentlerde muhabirlik görevinde bulundu. Habertürk’ün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmesinin ardından kanalın genel yayın yönetmenliğine getirilen Ersoy, görevden uzaklaştırılmadan önce akşam haberlerini sunuyordu.
Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’e eylül ayında TMSF kayyım atanmıştı.
İDDİANAMEDE 11 KADIN “MAĞDUR” OLARAK YER ALDI
İddianamede Burcu Akyüz, Dilek Olgun, Melis Asena Özkan, Reyhan Köse, Buse Öztay, Ebru Gülan, Ece Topgül, Elif Kılınç, Gizem Ayabaktı, Meltem Acet ve Şevkiye Dilara Yıldız “mağdur”; Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise “şüpheli” olarak gösterildi.
İddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 2 Kasım 2025’te yapılan ihbarda, Mehmet Akif Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci ve daha önce kanalda çalışan Merve S.’nin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarının öne sürüldüğü belirtildi. İhbarda ayrıca Ersoy’un eğlence etkinlikleri düzenleyerek bu ortamlarda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresindeki kadınlara madde kullandırarak iradelerini zayıflattığı ve birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadığı iddialarının yer aldığı aktarıldı.
İddianamede, bu ihbarın ardından suç örgütüne yönelik soruşturma başlatıldığı ve eylemlerin örgüt kapsamında işlendiğinin değerlendirildiği kaydedildi. Savcılık, örgütün Ersoy’un liderliğinde ve iddianamede adı geçen bazı kişilerden oluştuğunu ileri sürdü.
“SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ” OLDUĞU İLERİ SÜRÜLDÜ
İddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığının hazırladığı örgüt şemasında Mehmet Akif Ersoy’un örgüt lideri, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik’in ise örgüt üyeleri olarak gösterildiği belirtildi.
Savcılık, örgüt üyelerinin Ersoy’un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı kişiler olduğunu, mağdurlara kokain sağlanarak örgüt liderinin cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya gelindiğini iddia etti.
İddianamede, Ersoy’un çalıştığı sektör ve görevleri nedeniyle nüfuzlu kişilerle bağlantılı olduğunun düşünüldüğü, diğer sanıkların da bu konum nedeniyle kendisine itaat ettiği öne sürüldü. Ayrıca örgüt üyelerinin çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları Ersoy ile tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları iddia edildi.
Bazı sanıkların Ersoy’un konumu ve çalıştığı sektör sayesinde televizyon programlarına katılarak menfaat elde ettiklerinin değerlendirildiği de iddianamede yer aldı.
Savcılık, sanıkların eylemlerini sistematik biçimde gerçekleştirdiklerini ve beyanlara göre çoklu cinsel ilişkilerden önce uyuşturucu maddelerin planlı şekilde mağdurların kullanımına sunulduğunu ileri sürdü.
İddianamede, suç örgütünün özellikle kokainin kişiler üzerindeki etkisinden yararlandığı, Ersoy’un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı kişilerle sık sık uyuşturucu madde temin ettiği ve partiler düzenlediği iddia edildi. Bu partilerde cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerinin ve mağdurların kullanıldığı da savcılığın iddiaları arasında yer aldı.
SANIKLAR HAKKINDAKİ CEZA TALEPLERİ
İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlarından 11 yıldan 27 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. “Zincirleme şekilde 11 kez nitelikli cinsel saldırı” ve “zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması istendi.
Sanık Ahmet Göçmez’in “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” ile beş kez “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından 100 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep edildi. Göçmez hakkında ayrıca “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlarından 7 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.
Sanıklar Nurullah Mahmut Dündar, Mustafa Manaz, Taner Çağlı ve Tolga Aykut’un “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti”, “nitelikli cinsel saldırı”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlarından değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede bu sanıklar için 7 yıldan 15 yıla kadar ve 51 yıldan az olmamak üzere hapis cezaları öngörüldü.
Sanık Ufuk Tetik’in ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İddianamede ayrıca Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Sadettin Saran, Hasan Dereci, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında “uyuşturucu madde ticareti” ve “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma veya yer sağlama” suçlamaları kapsamında tefrik kararı verildiği, bu kişiler hakkında ayrı soruşturma yürütüldüğü belirtildi.




