Yıllardır Marmara depremine ilişkin en çok “Ne zaman olacak?” sorusu gündeme gelirken, Prof. Dr. Osman Bektaş bu yaklaşımın bilimsel açıdan tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, deprem tahminlerinde fayın fiziksel özellikleri ve hareket karakterinin daha fazla önem kazandığını belirterek, belirli bir zaman aralığındaki deprem olasılığının bu veriler üzerinden değerlendirildiğini aktardı.
FAYIN KİLİTLİ VE KAYAN BÖLÜMLERİ İNCELENİYOR
Bektaş’ın değerlendirmesine göre bilimsel çalışmalarda artık belirli bir yıl ya da kesin bir deprem tarihi vermekten ziyade fay hattının nasıl hareket ettiği inceleniyor.
Bu kapsamda fayın ne kadarının kilitli olduğu, hangi kesimlerde “creep” olarak adlandırılan yavaş ve depremsiz kaymanın gerçekleştiği ve bölgede ne kadar gerilme biriktiği gibi veriler dikkate alınıyor.
Deprem olasılığının da bu bilimsel senaryolar üzerinden belirli zaman aralıkları için hesaplandığı ifade ediliyor.
“MARMARA’DA ASIL SORU FAY NASIL DAVRANIYOR?”
Marmara’daki fay sisteminin bütün bölümlerinin aynı şekilde hareket etmediğine dikkat çeken Bektaş, bazı kesimlerde depremsiz yavaş kayma yaşanırken bazı bölümlerin kilitli kalabildiğini belirtti.
Bu nedenle Marmara için yalnızca depremin hangi gün veya yılda meydana geleceğine odaklanmak yerine fayın mevcut davranışının anlaşılmasının önem taşıdığını ifade eden Bektaş, deprem tahminlerinde kullanılan yaklaşımın da bu yönde değiştiğini aktardı.
Bektaş’ın değerlendirmesinde, bir fay bölümünün yavaş şekilde kayarken hemen yanında güçlü biçimde kilitlenmiş başka bir bölümün bulunabileceğine dikkat çekildi. Bu tür kilitli ve dirençli fay parçalarının 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
KESİN TARİH VERMEK MÜMKÜN DEĞİL
Bektaş’ın değerlendirmesinde, depremin yılının, gününün ve büyüklüğünün önceden kesin olarak belirlenmesinin bugün mümkün olmadığı vurgulandı.
Bilimsel yaklaşımın, kesin bir tarih açıklamak yerine fayın kilitlenme durumu, depremsiz kayma miktarı, fay segmentlerinin davranışı ve gerilme birikimi gibi unsurlar üzerinden belirli zaman aralıklarındaki olasılıkları değerlendirmeye yöneldiği belirtildi.





