Mersin’de belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu kişilere yönelik operasyon sırasında kaydedilen görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde, sabah saatlerinde evine gelen polis ekipleri tarafından kayda alınan pijamalı bir kadının, kameranın kapatılmasını istediği anlar yer aldı.

İlgezdi, görüntülerin internete sızdırılmasını eleştirerek, operasyon kapsamında gerçekleştirilen resmi işlemlerin kişilerin mahremiyetini ihlal edecek biçimde kamuoyuna sunulmaması gerektiğini belirtti.

“BİR EVİN İÇİ SİYASİ HESAPLAŞMANIN MALZEMESİ OLAMAZ”

İlgezdi, kişinin kimliği veya unvanı ne olursa olsun evinin en mahrem ve dokunulmaz alan olduğunu ifade etti. Kolluk görevlilerinin veya başka bir kamu makamının bir eve girme yetkisinin, o evde yaşayan kişinin mahremiyetinin ihlal edilmesi anlamına gelmeyeceğini savundu.

Mersin’deki operasyon sırasında kaydedilen görüntülerin internete sızdırılmasını eleştiren İlgezdi, söz konusu kayıtların “açık bir itibar suikastına” dönüştüğünü söyledi.

“O GÖRÜNTÜLER HANGİ SORUŞTURMANIN DELİLİ?”

Erhürman’dan çocuk ve gençlerin hakları için öncelik mesajı: Çocuklardan söz ediyoruz!
Erhürman’dan çocuk ve gençlerin hakları için öncelik mesajı: Çocuklardan söz ediyoruz!
İçeriği Görüntüle

İlgezdi, görüntülerde yer alan kadının uykusundan uyandırıldığını ve üzerini toparlamasına fırsat verilmeden kamerayla kayda alındığını belirtti. Kadının “Kamerayı kapatın” yönündeki talebine karşılık “Bilgi amaçlı” denildiğini aktaran İlgezdi, bu kaydın kısa süre sonra sosyal medyada nasıl yayıldığının açıklanması gerektiğini ifade etti.

Bir kadının evindeki en savunmasız halinin hangi soruşturmanın delili veya hangi kamu yararının konusu olabileceğini soran İlgezdi, resmi soruşturma kayıtlarının internete sızdırılmasını eleştirdi.

“HUKUKUN GÖREVİ TEŞHİR ETMEK DEĞİL”

Hukukun amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğunu belirten İlgezdi, soruşturmaların kişileri teşhir etmeye veya itibarlarını zedelemeye dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.

İlgezdi, bir evin içinin ve kişinin özel hayatının siyasi hesaplaşmanın malzemesi haline getirilmesinin toplumda güven duygusunu zedeleyeceğini ifade ederek, yaşananların vicdan ve ahlak açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi.