Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun ele geçirilmesine yönelik düzenlenen baskında, ABD kuvvetlerinin daha önce benzeri görülmemiş bir "teknolojik silah" kullandığı iddia edildi. Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt tarafından paylaşılan bir tanık ifadesine göre, Amerikan askerlerinin kullandığı yüksek teknolojili cihazlar karşısında Venezuela birlikleri burun kanaması ve kan kusma şikayetleriyle yere yığıldı.
"BAZILARIMIZ KAN KUSTU"
New York Post'tan edinilen bilgilere göre operasyon sırasında nöbetçi olan bir Venezuela muhafızı, yaşadığı dehşet dolu anları aktardı. Muhafız, "Bir noktada bir şey fırlattılar, tarif edemiyorum. Çok yoğun bir ses dalgası gibiydi. Aniden başımın içeriden patladığını hissettim. Hepimizin burnu kanamaya başladı, bazılarımız kan kustu. Hareket edemez hale gelip yere düştük" ifadelerini kullandı.
Görgü tanığı, radar sistemlerinin açıklanamaz bir şekilde devre dışı kaldığını, ardından bölgeye çok sayıda dron ve sadece sekiz helikopterle yaklaşık 20 Amerikan askerinin indiğini belirtti. Tanık, bu küçük grubun yüzlerce savunmacıyı tek bir kayıp vermeden etkisiz hale getirdiğini iddia etti.
Eski bir ABD istihbarat kaynağı, söz konusu belirtilerin (kanama, hareket edememe, yanma hissi) mikrodalga veya lazer ışınları kullanan "Yönlendirilmiş Enerji Silahları" (DEW) ile benzerlik gösterdiğini belirtti. Bu tür teknolojilerin onlarca yıldır geliştirildiği bilinse de, ilk kez bu ölçekte bir muharebe operasyonunda kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
ABD merkezli News 18'e göre de savunma ve istihbarat uzmanları, tarif edilen bu semptomların "Yönlendirilmiş Enerji Silahları" ile örtüştüğünü belirtti.
Uzmanlara göre silahlar, hedef alınan kişilerin deri altındaki sinir uçlarını uyararak aşırı acı veya "baş patlaması" hissi yaratabiliyor. Operasyonda görev yapan EA-18G Growler jetlerinin, Venezuela’nın radarlarını ve iletişim ağlarını "kör ederek" bu tür teknolojik cihazların kullanımına zemin hazırladığı düşünülüyor.
"HAVANA SENDROMU İLE BENZERLİK GÖSTERİYOR"
ABD merkezli First Post'a göre istihbarat uzmanları, bu semptomların yıllardır tartışılan "Havana Sendromu" vakalarıyla benzerlik gösterdiğini, ABD'nin bu teknolojiyi ilk kez aktif bir savaş alanında "taktik bir silah" olarak kullanmış olabileceğini savunuyor.
Pentagon, operasyonda F-22, F-35 ve B-1 uçaklarının kullanıldığını doğrulasa da, "gizemli silah" iddiaları hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
HAVANA SENDROMU
Adını, ortaya çıktığı Küba'nın başkenti Havana'dan alan gizemli hastalık, ilk olarak 2016-2017 yıllarında Küba'da görev yapan Kanadalı ve ABD'li diplomatlar ile ailelerinde görülmüştü.
Ülkedeki diplomatik personel ve aileleri, baş dönmesi, denge ve duyma kaybı, anksiyete ve "bilişsel sis" diye nitelendirdikleri semptomları bildirmeye başlamıştı. Bu kişiler, bir anda çevredekilerin duymadığı şekilde gürültüler duyduklarını ve ardından baskı ve titreme hissettiklerini belirtmişti.
Kanada'nın Havana Büyükelçiliğinde görevli personelin, 2017 ilkbaharında baş dönmesi ve baş ağrısı gibi şikayetlerle bildirdiği gizemli rahatsızlığa "Havana Sendromu" denmişti.