Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Birleşmiş Milletler kürsüsünün katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Gazze’de yaşananlara ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin Netanyahu’nun konuşması sırasında salonu terk ederek gösterdiği tepkiye dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok saydığını, 70 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalıştığını ve kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef aldığını savundu.

“BM KÜRSÜSÜ SAVAŞ POLİTİKALARININ MEŞRULAŞTIRILACAĞI BİR ALAN DEĞİL”

Emeklilerden Anayasa Mahkemesi’ne seyyanen zam çağrısı...
Emeklilerden Anayasa Mahkemesi’ne seyyanen zam çağrısı...
İçeriği Görüntüle

Kılıçdaroğlu, açıklamasında Birleşmiş Milletler kürsüsünün savaş politikalarının meşrulaştırılması için kullanılmasına karşı çıktı. Netanyahu’nun konuşmasındaki dili kabul etmediğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk ederek verdiği tepkiyi uluslararası hukuk ve insanlık onuru açısından önemli bir karşılık olarak değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun konuşması sırasında salonun boşalmasına ilişkin ise “Netanyahu dün boş kalan salona konuşmuştur. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur” ifadelerini kullandı.

“İÇ POLİTİKADAKİ GÖRÜŞ AYRILIKLARIMIZ NE OLURSA OLSUN”

Kılıçdaroğlu, açıklamasında Türkiye’ye yönelik ifadeler konusunda iç siyasetteki görüş ayrılıklarının ayrı tutulması gerektiğini vurguladı.

“İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez” diyen Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politika anlayışında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış”ilkesinin temel bir yer tuttuğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, söz konusu ilkenin CHP açısından yalnızca bir söylem olmadığını, dış politikanın vazgeçilmez temeli olduğunu ifade etti.

“FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR”

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında Filistin meselesine ilişkin tutumunu da ortaya koydu. “Bizim safımız bellidir” diyen Kılıçdaroğlu, ezilen, bombalanan ve yaşam hakkının gasp edildiğini belirttiği Filistin halkının yanında olduklarını söyledi.

Barış ve adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, dünyanın şiddetin ve işgalin normalleştirilmesine teslim olmaması gerektiğini belirtti.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Kılıçdaroğlu, Filistin meselesinin kalıcı çözümünün uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirterek, 1967 sınırlarının esas alınmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamasının sonunda tarihsel sorumluluğa vurgu yapan Kılıçdaroğlu, Filistin halkının yalnız olmadığını belirterek, katliamların failleri ve sessiz kalanların uluslararası adalet önünde hesap vereceğini ifade etti.