Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin ahlaki değerlerine ve partinin yeniden özüne dönmesi gerektiğine dikkat çekti. Kemal Kılıçdaroğlu, "O kodlara ulaşmak zorundayız. CHP'ye, tarihine baktığınız zaman çok sayıda suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş dinsiz parti demişler, yeri gelmiş komünist parti demişler, yeri gelmiş faşist parti dahi pek çok suçlama yapılmıştır. Ama CHP'nin ahlaki değerlerine yönelik hiçbir suçlama yapılmamıştır. Şimdi CHP ahlaki değerleri güçlü olan bir parti olduğu için 100 yıldır yaşıyor. Biz bu ahlaki kodlara yeniden partiyi getirmek zorundayız. Parti parti kişisel çıkar peşinde olmadan toplumsal çıkarları savunan, toplumun her kesiminin sorunları ile ilgilenen ve dolayısıyla çözüm üreten bir parti konumuna yeniden gelmek zorundayız" dedi.
Hasan Basri Akdemir: Sayın Genel Başkan bu kodların dışında gerçekleştiğini iddia ettiğiniz somut olaylar neler? Yani şunlar şunlar oldu ve CHP ahlaki kodlarından uzaklaştı dediğiniz ne gibi şeyler gördünüz?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Ya arkadaşlar bunları benden fazla siz biliyorsunuz. Benim bilmediğim ayrıntıları da siz biliyorsunuz. Gazeteciler biliyor. Bunları dillendirmek istemem. Yani yani bir siyasal parti yasa dışı gelirlerin peşinde koşamaz. Koşamaz yani.
Bir siyasal parti belediyelerden para isteyemez.
Bahar Feyzan: Sizin yanınızda da vardı böyle insanlar ama Kemal Bey. Benim mahkemelik olduğum mahkemelerimin devam ettiği bir isim olarak sizin yanınızda da vardı yani.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben onları bilseydim zaten tutmazdım. Tutmazdım o zaman ben. O şekilde davrandığım çok kişi oldu. Çok kişi oldu" dedi.
Nagehan Alçı: Sayın Genel Başkan Mustafa Sarıgül'le ilgili, Sarıgül ailesiyle ilgili operasyonla ilgili ne diyorsunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz? Madem konu buradan açıldı.
Kılıçdaroğlu, "Aileyi çok fazla tanımıyorum. Yani eşini tanıyorum. Eski eşini tanıyorum. Eski eşinin bir okulu vardı. Onunla ilgileniyordu. Yani arada bir gelirdi, konuşurduk. Zaten bir boşanma süreci de yaşamışlardı. Ama bu olaylar nedir onu bilmiyorum. Samimi söylemek gerekirse dillendirilen paranın büyüklüğü insanı ürkütüyor. Bakın ürkütüyor diyorum.
Bunlar gerçek mi değil mi bilmiyorum. Tabii mutlaka eğer böyle bir soruşturma yapılıyorsa veya araştırma yapılıyorsa bunun bir şekliyle izlendiği ve bu izlemenin belli bir noktaya geldiği ve o noktadan sonra tutuklamaların başladığı kanısındayım. Ama elimde hiçbir veri yok. Ve dolayısıyla ben Erdoğan'ın anayasa değişikliği söylerken benim önce siyasi ahlak kanunu çıkarmamız lazım dememin temelinde yatan da bu. Parlamento kirlendi" dedi.





