İYİ Parti’nin 16 Ağustos Pazar günü Balıkesir’de ikincisini düzenleyeceği “Bayrak Açıyorum” mitingi öncesi Cumhuriyet’e konuşan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, Meclis’ten geçen “çerçeve yasa”nın yalnızca mevcut düzenlemeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin sert uyarılarda bulundu. Yasanın kabul edilmesinin ardından AKP, MHP ve DEM Parti sıralarında yaşanan sevinç görüntülerine dikkat çeken Paçacı, ortaya çıkan tabloyu “savaş kazanılmış gibi bir zafer havası” sözleriyle değerlendirdi. Paçacı’ya göre söz konusu sevincin nedeni yalnızca çerçeve yasanın kabul edilmesi değil, düzenlemenin daha kapsamlı bir siyasi sürecin önünü açması. Asıl hedefin anayasa olduğunu savunan Paçacı, önümüzdeki dönemde anayasa değişikliği tartışmalarının hızlandırılacağını ve özellikle Türk vatandaşlığını düzenleyen Anayasa’nın 66. maddesinin hedefe konulacağını ifade etti.
‘BU SEVİNÇ ÇERÇEVE YASAYLA SINIRLI DEĞİL’
Meclis’teki görüntülerin sıradan bir yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından yaşanan sevincin çok ötesinde olduğunu belirten Paçacı, “Ortada sanki bir savaş kazanılmış, bir zafer elde edilmiş gibi bir görüntü vardı. Bunun sebebi nedir? Çünkü onlar da biliyorlar ki mesele bu yasayla bitmiyor. Bu, bundan sonra atılmak istenen adımların başlangıcıdır” değerlendirmesinde bulundu. Sürecin aşama aşama ilerletildiğini kaydeden Paçacı, çerçeve yasanın ardından anayasal düzenlemelerin gündeme geleceğini belirterek, “Bundan sonraki asıl hedef anayasadır. Anayasanın 66. maddesidir. Türk vatandaşlığı tanımının değiştirilmesidir. Ardından yerel yönetimler üzerinden yeni tartışmalar açılacak ve bunun son aşamasında özerk yönetim talepleri Türkiye’nin önüne getirilecektir” görüşünü dile getirdi.
‘TÜRKİYE ADIM ADIM BÖLÜNMEYE GÖTÜRÜLÜYOR’
Yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmesinin yanlış olacağını söyleyen Paçacı, çerçeve yasa, anayasa değişikliği ve vatandaşlık tanımı tartışmalarının aynı siyasi sürecin parçaları olduğunu belirterek, “Bugün bir maddeyi geçirirsiniz, yarın başka bir başlık açarsınız. Sonra milletin karşısına ‘Yeni bir toplumsal mutabakat gerekiyor’ diyerek çıkarsınız. Ancak bütün bunların sonunda Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açacak bir noktaya gelirsiniz. Türkiye adım adım bölünmeye götürülüyor” ifadelerini kullandı. Paçacı, özellikle 66. madde konusunda yapılacak olası bir değişikliğin yalnızca teknik bir anayasa değişikliği olarak görülemeyeceğini belirterek, vatandaşlık tanımına yönelik müdahalenin devletin kuruluş esaslarına kadar uzanabilecek sonuçları olacağını öne sürdü.
‘BUGÜN 66. MADDE, YARIN ÖZERKLİK’
Sürecin ilerleyen aşamalarında “özerk yönetim” tartışmalarının gündeme taşınacağını ifade eden Paçacı, “Bugün ‘Böyle bir şey yok’ diyecekler. Dün de bugün yapılanların olmayacağını söylüyorlardı. Ancak her aşamada bir önceki sınır aşılıyor. Bugün 66. maddeyi tartışmaya açarsanız yarın yerel yönetimlerin yetkilerini, öbür gün özerkliği konuşmaya başlarsınız. Bunun nereye gittiğini görmek için son adımın atılmasını beklemeye gerek yok” dedi. Paçacı, sürecin kamuoyuna “barış”, “normalleşme” ve “toplumsal bütünleşme” kavramları üzerinden anlatılmasına da tepki göstererek, Türkiye’nin üniter devlet yapısının ve anayasal vatandaşlık anlayışının pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.
‘UTANÇ TABLOSU’
Yasanın kabul edildiği gün TBMM Genel Kurulu’nda ortaya çıkan görüntülere de sert tepki gösteren Paçacı, “PKK’lı teröristlerin affını içeren bir yasanın Meclis’ten geçmesi size neden bu kadar sevindiriyor? Türk milletinin egemenliğini temsil eden Meclis’te, Türkiye’nin geleceğini böylesine ağır biçimde etkileyecek bir sürecin adımı atılırken sergilenen o zafer görüntüleri kabul edilemez. Tarih o günü ve o görüntüleri kaydedecektir. Ben o tabloyu bir ‘utanç tablosu’ olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı. AKP, MHP ve DEM Parti’nin çerçeve yasanın kabulünün ardından ortaya koyduğu ortak görüntünün siyasi açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Paçacı, üç partinin farklı gerekçeler ileri sürmesine karşın aynı düzenlemenin arkasında buluşmasının sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin önemli bir işaret olduğunu belirtti.
‘BOP, ADIM ADIM HAYATA GEÇİRİLMEK İSTENİYOR’
Sürecin yalnızca Türkiye’nin iç siyasi dinamikleri üzerinden okunamayacağını da savunan Paçacı, yaşananları Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilişkilendirdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın bölgeye ilişkin açıklamalarına işaret eden Paçacı, “Bugün Türkiye’de önümüze getirilen bu süreci, yıllar önce ortaya konulan BOP’tan bağımsız değerlendiremeyiz. Tom Barrack’ın bölgenin geleceğine, ulus devletlere ve mevcut sınırların oluşturduğu yapıya ilişkin açıklamalarına baktığınızda nasıl bir Ortadoğu tasavvur edildiğini görüyorsunuz” dedi. Çerçeve yasa, Anayasa’nın 66. maddesi ve ilerleyen aşamalarda gündeme gelebilecek özerklik tartışmalarının bu nedenle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini öne süren Paçacı, “BOP’un temel hedeflerinden biri bölgedeki ulus devlet yapılarını dönüştürmekti. Şimdi farklı kavramlar ve yöntemlerle aynı hedefe doğru ilerleniyor. Türkiye’de önce vatandaşlık tanımını, ardından üniter yapıyı ve yerel yönetim modelini tartışmaya açarsanız bunun varacağı yer bellidir. Biz bunun tesadüf olmadığını, daha büyük bir projenin Türkiye ayağının adım adım hayata geçirilmek istendiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ASIL MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYOR’
Çerçeve yasanın kabul edilmesiyle tartışmanın sona ermediğini, aksine yeni bir dönemin başladığını belirten Paçacı, İYİ Parti’nin bundan sonraki süreçte anayasa değişikliği girişimlerine ve 66. maddeye yönelik olası düzenlemelere karşı mücadele edeceğini söyledi. Paçacı, “Kimse bu mesele bitti sanmasın. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Çünkü bundan sonraki hedef anayasa olacaktır. Türk milletinin adı, vatandaşlık tanımı, üniter devlet yapısı ve sonunda Türkiye’nin idari yapısı tartışmaya açılmak istenecektir. Biz buna karşı milletimizi bugünden uyarıyoruz. Son noktaya gelindiğinde itiraz etmek için çok geç olabilir” diye konuştu. İYİ Parti'nin Balıkesir’deki mitinginin de bu nedenle yalnızca bir parti mitingi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Paçacı, İYİ Parti’nin sürece karşı toplumsal muhalefeti büyütmeyi amaçladığını ifade etti.





