İstanbul'da Ümraniye Sıddık Sokak'ta 19 Mart'ta 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin gözaltına alınan ve hakkında adli kontrol kararı uygulanan Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu'nun savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Zuhal Kalaycıoğlu savcılıktaki ifadesinde Kubilay Kaan Kundakçı'yı, kızı ile Canbay'ın ortak arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ifade ederek, "Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum’a tatile gelmesinden dolayı tanırım. Ben tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu, daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı. İstanbul’da da birkaç kez evime gelmişliği olmuştur. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay’ın işlerini yapardı. Telefon numarası telefonumda 'Kubilay' diye kayıtlıdır, ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur." dedi.

"KIZIMLA BİRLİKTE MÜZİK YAPMAYA BAŞLADILAR"

Vahap Canbay'ı kızı aracılığıyla yaklaşık bir buçuk yıldır tanıdığını belirten Zuhal Kalaycıoğlu, "Kendisi Rap müzik yapmaktadır. Kızım da o sürede Pop müzik yapıyordu. Kendisiyle ilk görüşmemiz Zekeriyaköy'de oturduğumuz zaman kızım Aleyna ile birlikte eve gelmişti, ilk orada yüz yüze tanıştım. Daha sonra kızım Aleyna ile birlikte müzik yapmaya başladılar." ifadelerini kullandı.

"MÜZİK YAPMA BAHANESİYLE BENİ EVİMDEN GÖNDERMEYE ÇALIŞTI"

Kızı ile Canbay'ın, birlikte müzik yapmaya başladıkları dönemde sevgili olduklarını anlatan anne Kalaycıoğlu, "Normalde bu kişi Bağcılar'da oturuyordu. Kızımla sevgililik hayatı başlayınca Zekeriyaköy'deki evimize arkadaşlarını ve akrabalarını müzik bahanesiyle getirip saatlerce evde kalmaya başlayınca rahatsız oldum. Bu sebepten de kızım Aleyna ile kavga etmişliğim olmuştur. Hatta bu sebepten ötürü de Zekeriyaköy'deki evimden taşındım. Beykoz’a yerleştim. Beykoz’a yerleştikten sonra kaldığım ev yine büyük olunca bu sefer Vahap Canbay müzik bahanesiyle yine arkadaşlarını da getirip Beykoz’a evime gelince ben rahatsız oldum. Kendilerine bir stüdyo tutmalarını, orada çalışmalarını söyleyince Vahap Canbay’ın kızıma 'Annen buradan gitsin biz burada kalalım' gibi sözler söylemiş. Kızım da bana bunu söyleyince biz kendi aramızda münakaşa yaşadık. Canbay’ın niyeti kızım buranın kirasını 1 senelik peşin ödediği için ikisinin beraber burada kalmasının daha doğru olacağını söyledi. Ben de bunu kabul etmedim. Kızıma Canbay’ın ev tutup oraya taşınması gerektiğini söyledim, yanımda kalmalarına müsaade etmedim." dedi.

RTÜK Başkanı Daniş'ten Bakan Gürlek'e ziyaret
RTÜK Başkanı Daniş'ten Bakan Gürlek'e ziyaret
İçeriği Görüntüle

"TEHDİTLERİNDEN KORKTUĞUMUZ İÇİN ADLİ MERCİLERE BAŞVURMADIK"

Daha sonra kızı ile Canbay'ın Şişli'de bir ev kiraladıklarını ve orada birlikte yaşamaya başladıklarını anlatan Zuhal Kalaycıoğlu, "Kızım Aleyna ile birlikte Şişli’de ortak bir stüdyo açtılar, stüdyo açıldıktan sonra Vahap’ın kızım ile nerdeyse her gün kavga ettiklerine, hatta kızımın bir gün beni arayarak anne gel beni kurtar dediğine şahitliğim olmuştur. Bu süreçte kızım Aleyna, Vahap’tan 3 defa ayrılmak istedi. Vahap Beykoz’da kızıma yaptığı gibi minibüsle alıkoyarak, kızımın telefonunu alıp kırarak tehdit etmeye başladı. En son ikisinin ortak 2 tane köpekleri vardı. Bu köpeklere de Ümraniye’deki ofislerinde bakıyorlardı. Köpeğinin birisinin ismi Mokka, diğerinin ismi de Rio idi. Vahap, kızımın ayrılık sürecinde kendisini köpekleri vermeme ile tehdit etti. Ben de kızımın bu ilişkisini en başından beri onaylamadığımdan kızıma eve gelmesini söyledim. Kızım da benden çekindiği için arkadaşlarında kalmaya başladığını öğrendim. Kızımın bu kişi ile ilişki sürecinde çok kavgası oldu, hatta ben 3 - 4 günde bir gelen telefonları korkarak açıyordum, kızımın başına bir iş gelmesin diye ben de kızıma 'Bırak gel beraber yaşayalım' diye çok kez uyarmışlığım oldu ancak Canbay’ı sevdiği için vazgeçmedi. Bu olaylar ile ilgili biz yalnız olduğumuz için, sahip olan kimse de olmadığı için tehdit edilip, korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikayette bulunamadık" ifadelerini kullandı.

OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Kalaycıoğlu, "Olay günü akşam saatlerinde, saatini tam olarak hatırlamıyorum çünkü o sırada engelli kızım ile ilgileniyordum, kızım Aleyna beni aradı. 'Anne Bertin ile biz stüdyodayız, Vahap'lar dışarıda, çıkamıyoruz' dedi. Ben de kendisine hemen eve geliyorsun dedim. Bu süreçte birkaç kez arayıp neden hala gelmediğini sordum. Kendisi de bana 'anne gitmelerini bekliyoruz, bana bir şey yapabilirler, Mokka isimli köpeği alabilirler, gitsinler geleceğiz' dedi. Ben de her şeyi bırakıp gelmesini söyledim, hatta yanındaki arkadaşı Bertin’e mesaj atıp, 'Aleyna’yı alıp bize geliyorsun' dedim." sözleriyle olay gününü anlattı.

OLAYI ALAATTİN'E ANLATMIŞ

Zuhal Kalaycıoğlu, ifadesinin devamında şunları söyledi:

"Telefon görüşmesinden bir müddet sonra Bertin ile kızım Aleyna evime geldiler. Kızım evime geldiğinde panik halinde 'anne ne yapacağım, köpeğim orada aç' diye söylenip duruyordu. Ben de hatta kızıma bu konuda kızıp başlarım senin köpeğine dedim. Yaklaşık 2 saat kadar evde oturdular. Bu süreçte Alaattin Kadayıfçıoğlu’na kızım olayı anlatmış. Alaattin de kızıma 'sen evden ayrılma, ben seni almaya geliyorum' dedi.

"POLİS BENİ ARADIĞINDA KIZIM EVDE DEĞİLDİ"

Bir müddet sonra Alaattin geldi. Kızım Aleyna ile Bertin aşağıya indi. Bertin evin önünden ayrıldı. Alaattin de kızımla birlikte Alaattin’in arabasıyla evimin önünden ayrıldılar. Ben de kızımın Alaattin ile birlikte Alaattin’in evine gidecekleri düşüncesiyle rahatladım. Bir süre sonra Ümraniye’den polisler beni aradılar. Bana Aleyna’yı sordular. Telefonla görüşme halindeyken arka taraftan Vahap’ın sesi geliyordu, burada yaralama olduğunu o anda öğrendim, ancak kimin kimi yaraladığı hakkında bir bilgi edinemedim.

OLAYI KIZININ ARKADAŞINDAN ÖĞRENMİŞ

Ben de bunun üzerine önce kızımı aradım, kızıma ulaşamayınca bu sefer Alaattin’i aradım. Alaattin de cevap vermeyince bu sefer Bertin’i aradım. Kızımın nerede olduğunu sordum, Bertin de bana önce sakin olmamı söyledi, söylemek istemedi, ben de telefonda bağırıp çağırınca kızımın kendisinin yanında evde olduğunu söyledi. Bana kaldığı evin konumunu attı. Ben de aracımla Bertin’in evine kızımı almak amacıyla gittim. Gittiğimde kızım şoktaydı, hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu. Kendisi sorduğum sorulara cevap veremeyince ben de Bertin’e ne olduğunu sordum.

Bertin de bana Aleyna’nın Alaatin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediklerini gördüklerini, daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun arabadan inerek Vahap Canbay ile tartıştıklarını, bu arada Alaattin’in Vahap'lara doğru ateş ettiğini, ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaştıklarını bana anlattılar.

"KIZIMI ÖLÜME TEHDİT ETTİ"

Engelli kızımı yalnız bırakmıştım, bir müddet sonra yanlarından ayrılıp tekrar kendi evime geçtim. Bir müddet sonra Bertin’i arayarak kızımı bana getirmesini söyledim. O da kızımı alarak bana getirdi. Olay anında Bertin stüdyo içerisinde çalışıyormuş, çalıştığı ortamda yüksek ses olduğundan dolayı bana olay anını duymadığını ve görmediğini söyledi. Kızım bana geldikten bir müddet sonra Polis ekipleri evime geldi. Kızımı evimden alarak götürdüler. Yukarıda anlattığım gibi Vahap Canbay ile kızımın arasında olan ilişkiyi ben ilk günden beri kabul etmedim.

Etmememin sebebi de kızım ile ilişki yaşadığı süreç içerisinde kızıma birden çok kez şiddet uygulaması, tehdit etmesi, kızımı maddi olarak kullanması ve en son olarak ölümle tehdit ettiğinden dolayıdır. Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp 'beni bırakma Cansu' şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim."

SORUŞTURMA

Soruşturma kapsamında Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K., E.T. tutuklandı.

Şüphelilerden Zuhal Kalaycıoğlu ile A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.