İstanbul Üniversitesi öğrencileri, yemekhane ücretlerine yapılan zammı protesto etti. Öğrenciler, basın açıklamasında "Saray rejimi ve onun kayyumları, bizi cebinden son kuruşu çalınacak, itaate zorlanacak birer müşteriden farksız görmüyor" dedi.
İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciler, yemekhane ücretlerine üst üste yapılan zamları protesto etti. 2026-2027 akademik yılının başında bir öğün yemeğin fiyatı 52,50 TL’den 70 TL’ye çıkarılırken öğrenciler, fahiş zamma karşı üniversitenin Rektörlük binası önünde toplandı.
Öğrenciler, “Parasız, nitelikli beslenme haktır” sloganıyla rektörlük önünden yemekhane binasına doğru yürüyüşe geçti.
Yemekhane önünde yapılan açıklamada yemek ücretlerindeki artışın yanı sıra, mevcut KYK bursunun temel ihtiyaçları dahi karşılamaya yetmediği ifade edildi.
Üniversitelerini kayyum rektörlüğe karşı sahiplenen öğrenciler, yürüyüş boyunca “Sermayeye değil, öğrenciye bütçe” ve “Söz, yetki, karar üniversite öğrencilerinin” sloganları attı. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında öğrenciler, “Gençliğin yoksulluğunun en büyük sorumlusu Saray rejimi ve onun temsil ettiği bu sömürü düzenidir. Bu baskı ve sömürü rejimi bütün karanlığıyla hepimizin hayatına çökmektedir” dedi.
NİTELİKLİ VE PARASIZ YEMEKHANE TALEBİ
Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Omuz omuza mücadele ettiğimiz sıra arkadaşlarımız ve direnişimizin sesinin ulaştığı okulumuzun bütün bileşenleri, bugün burada İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak hayatlarımızı, geleceğimizi ve en temel insani hakkımız olan beslenme hakkımızı gasp eden Saray rejimine, sermaye düzenine ve onun üniversitelerimizdeki kapı kulu olan kayyum zihniyetine karşı bir araya geldik. Dönem başında bir öğün yemeğin fiyatı yüzde 33 artırılarak 52,50 TL’den 70 TL’ye çıkarıldı. Okulumuz yemekhanesinde bir sene içerisinde yapılan toplam üç zam ile bir öğün yemek fiyatına yüzde 180 zam gelmiş oldu.
Türkiye'nin ağır ve yıkıcı bir ekonomik krizin içinden geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu bu dönemde yapılan yüzde 33'lük zam, öğrencilerin durumunun göz ardı edildiğinin göstergesidir. Yemekhaneyi kullanan öğrencilere sorulmadan; adeta yangından mal kaçırılarak yapılan ve rutin hale gelmiş bu adaletsiz zammın derhal geri çekilmesini, yemekhanenin nitelikli ve parasız olması gerektiğini talep ediyoruz.
"BU SÖMÜRÜ REJİMİ KARANLIĞIYLA HEPİMİZİN HAYATINA ÇÖKÜYOR"
Saray rejimi ve onun kayyumları, bizi cebinden son kuruşu çalınacak, itaate zorlanacak birer müşteriden farksız görmüyor. Ayda 4 bin TL KYK kredisine mahkum edilen bir öğrenci, günde iki öğün yemek yediğinde sadece beslenmeye ayda 4 bin 200 TL ödemek zorundayken nasıl barınacak, nasıl okuyacak, nasıl insan onuruna yaraşır bir hayat sürecektir? 2021 yılında KYK kredisiyle yenilebilecek öğün sayısı 185 iken 2026 yılına gelindiğinde bu sayı 57'ye düştü. 2021'den bu yana gelinen 5 yılda KYK bursu sadece 6 katına çıkarken, aynı sürede okulumuzun bir öğün yemek fiyatı 3,50 TL'den 70 TL'ye yükselerek 20 katına çıktı.
Bu hesap, Saray'ın şatafatlı sofralarında oturanların hesabı değildir. Yoksullaştırılan, açlığa mahkûm edilen gençliğin acı hesabıdır. Üniversite öğrencileri sırf okuyabilmek için ölümüne ucuz iş gücü olarak çalışmaya zorlanmaktadır. Gençliğin yoksulluğunun en büyük sorumlusu Saray rejimi ve onun temsil ettiği bu sömürü düzenidir. Biliyoruz ki okulumuza gelen yemekhane zammı; bu rejim altında hepimizin yoksullaştırılmasından, toplumun hayat tarzına müdahale edilmesinden ve demokratik kamuoyunun; LGBTİ+’ların, gazetecilerin, hak savunucularının, yoldan geçen vatandaşın, itirazı olanların tutuklamalar, gözaltılar ve işkencelere maruz bırakılmasından bağımsız değildir. Bu baskı ve sömürü rejimi bütün karanlığıyla hepimizin hayatına çökmektedir.
Bugün kayyum rektörlük eliyle üniversitemiz gerçek sahibi olan biz öğrencilere dar edilmeye çalışılıyor. Aldığımız eğitim her geçen gün niteliksizleştiriliyor, ders saatlerimiz azaltılıyor, kulüplerimiz ve kütüphanelerimiz kapatılıyor, faaliyet yapmak isteyen topluluklara alan açılmıyor, yapılmak istenen dayanışma etkinlikleri bile rektörlük tarafından yasaklanıyor. Üniversitemize dair, en çok bizi ilgilendiren kararlar her defasında anti-demokratik şekilde alınarak zorla uygulamaya sokuluyor. Buna tepki gösteren öğrencilere hesap veremeyen kayyum Rektör Osman Zülfikar ise kampüsümüze polis ve özel güvenlikleri yığıyor. Okulumuzun bütün öğrencilerini, akademisyenlerini ve çalışanlarını; nitelikli, ücretsiz yemek ve parasız, bilimsel, demokratik eğitim için ses çıkarmaya davet ediyoruz.
AKP'nin 25 yıllık iktidarı bizler için çalınan ve hapsedilen hayatlarla doldu. Rektörlük makamlarında oturan, bütçeyi yandaşlara peşkeş çekip öğrencilere duvar olan, hakları için mücadele eden öğrencileri cezalandıran kayyum rektöre sesleniyoruz: Sermayeye değil öğrenciye bütçe istiyoruz. Söz, yetki ve karar üniversite öğrencilerinin olana dek, özerk ve demokratik üniversiteyi kurana dek bu kampüsleri terk etmiyoruz. Size bırakmıyoruz. Bilsinler ki; bizi susturamayacaksınız. Haklarımızı alana dek mücadelemiz amfilerde, sınıflarda, kantinlerde ve meydanlarda artarak sürecek."