Gizem Ertürk / Baba Ocağı
Geçtiğimiz yıl ilk kez sinema ve sporu bir araya getirerek dikkat çeken İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali, bu yıl ikinci kez izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festival, sporun yalnızca rekabetten ibaret olmadığını; insan hikâyeleri, toplumsal dönüşüm ve güçlü anlatılarla ele alınabileceğini vurgulamayı amaçlıyor.
SPOR VE SİNEMA AYNI ÇATIDA BULUŞUYOR
Belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde hayata geçirilen festival, spor temalı hikâyeleri sinemanın farklı anlatım biçimleriyle ele alıyor. Festival, sporun sahadaki mücadelesinin ötesine geçerek, perde arkasındaki duygulara ve toplumsal etkilere odaklanıyor.
DÖRT GÜN BOYUNCA DOLU DOLU PROGRAM
26–27–28–29 Mart tarihlerinde İstanbul’un farklı mekânlarında düzenlenecek festival kapsamında kurmaca kısa film ve belgesel film yarışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca, ilk yılında iki film projesine destek veren festival, bu yıl da Sports Film Lab aracılığıyla yaratıcı projelere destek sunmayı sürdürecek.

BAŞVURULAR YOĞUN İLGİ ÜZERİNE UZATILDI
Festivalin yarışma ve proje geliştirme bölümlerine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle başvuru süresi 31 Ocak’a kadar uzatıldı. Organizasyon ekibi, bu ilginin spor ve sinemanın kesişim noktasına duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor.
SÖYLEŞİLER VE ÖZEL GÖSTERİMLER DE YER ALACAK
Festival yalnızca film gösterimleriyle sınırlı kalmayacak. Dört gün boyunca spor ve sinema dünyasından önemli isimlerin katılımıyla söyleşiler, buluşmalar ve ilham verici etkinlikler düzenlenecek. Yarışma seçkilerinin yanı sıra, yarışma dışı özel gösterimler de izleyicilerle buluşacak.
İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali, sporu farklı bir gözle anlatmak ve bu alanda yeni hikâyeler keşfetmek isteyen tüm sinema ve spor tutkunlarını bir araya getirmeyi hedefliyor.





