Güncel

İsrail bağlantılı forex çetesinin akılalmaz sistemi ortaya çıktı

İstanbul merkezli yasa dışı forex soruşturmasında, şebekenin çağrı merkezlerinde uyguladığı sistemin ayrıntıları ortaya çıktı. Çalışanlara kod ad verildiği, sahte hayat hikâyeleri hazırlandığı ve işe alım öncesinde yalan makinesi testi uygulandığı öne sürüldü.

İstanbul merkezli İsrail bağlantılı yasa dışı forex dolandırıcılığı soruşturmasında, şebekenin çağrı merkezlerinde kurduğu sistemin ayrıntıları ortaya çıktı. Çalışanlara kod ad verildiği, mağdurlarla iletişim kurarken kullanmaları için sahte hayat hikâyeleri hazırlandığı ve işe alınmadan önce yalan makinesi testinden geçirildikleri öne sürülürken, operasyonda gözaltına alınanların sayısı 201'e yükseldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, MİT İstanbul Bölge Başkanlığı, Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı soruşturmasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Operasyonun ilk aşamasında 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisi tespit edilmiş; 1,5 milyar lira değerinde olduğu değerlendirilen mal varlığı ile 80 araç ve 12 mülke el konulmuştu. Banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına da bloke uygulanmıştı. Operasyonun ilk gününde gözaltı sayısı 174 olmuştu.

Daha sonra adreslerinde bulunamayan kişilere yönelik çalışmaların sürdürülmesiyle gözaltı sayısı 201'e yükseldi.

Gözaltına alınanların 45'inin 21 farklı ülkenin vatandaşı olduğu belirlendi. Bunların 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan vatandaşı olduğu; Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas'tan da ikişer kişinin gözaltında bulunduğu belirtildi.

Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş vatandaşlarının da gözaltı listesinde bulunduğu aktarıldı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İsrail vatandaşlarının Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amıt Ygal olduğu kaydedildi.

Dosya kapsamında İsrailli şüphelilerin Türkiye'deki şirket bağlantıları ve banka hareketleri de incelemeye alındı.

Lavixo Çağrı Hizmetleri ile Roka Group Danışmanlık'ın temsilcisi olduğu belirtilen İlker Hason'un hesaplarına 206 işlemde yaklaşık 34,3 milyon lira giriş, 554 işlemde yaklaşık 17 milyon lira çıkış yapıldığı tespit edildi.

Roka Group yetkilisi olduğu belirtilen Karolin Hason'un hesaplarında ise 22,3 milyon lirayı aşan giriş ve 4,8 milyon lirayı aşan çıkış bulunduğu kaydedildi.

Facto Dış Ticaret ve Turizm Yatırımları'nda eğitim yöneticisi olarak çalıştığı belirtilen Amıt Ygal, Movimient Çağrı Hizmetleri'nde genel müdür olduğu ifade edilen Jak Levi, Roka Group'ta muhasebe uzmanı olarak çalıştığı belirtilen Sami Tovim ile Facto ve Novella şirketlerinde psikolog olarak görev yaptığı aktarılan Hamsa Güneyli'nin hesaplarında da milyonlarca liralık hareket tespit edildi.

Soruşturmadaki tespitlere göre çağrı merkezleri, hedef alınan ülkelerin dillerini bilen kişileri “conversion agent” ve “retention agent” adı verilen pozisyonlarda işe aldı.

Yaklaşık bir haftalık eğitimden geçirilen çalışanlara kod ad verildiği ve müşterilerin güvenini kazanabilmeleri için sahte bir geçmiş oluşturmalarının istendiği öne sürüldü. Çalışanlardan, örneğin Oxford gibi üniversitelerden mezun olduklarını söylemelerinin istendiği iddia edildi.

İşe alınacak kişilerin ayrıca yalan makinesi testinden geçirildiği, güvenlik birimleriyle bağlantılarının bulunup bulunmadığının araştırıldığı belirtildi. Ofislere cep telefonu sokulmasına ve içeride İbranice konuşulmasına izin verilmediği de soruşturmadaki tespitler arasında yer aldı.

Soruşturmaya göre yapılanma, sosyal medya ve internet üzerinden yüksek kazanç vaat eden forex ve kripto para reklamları yayımladı. İlanlara bilgilerini bırakan kişilerin, konuştukları dile göre farklı müşteri temsilcilerine yönlendirildiği belirtildi.

İlk aşamada düşük miktarda ödeme yapan müşterilerin daha sonra deneyimli çalışanlara devredildiği; bu kişilerin mağdurları yurt dışındaki banka hesapları veya kripto cüzdanlarına daha yüksek tutarlarda para göndermeye ikna ettiği öne sürüldü.

Şüphelilerin kontrolündeki yatırım ekranlarında gerçeği yansıtmayan kâr rakamlarının gösterildiği, parasını çekmek isteyenlerden ise “vergi”, “hesap blokesi” veya “blokeyi kaldırma ücreti” adı altında yeni ödemeler talep edildiği iddia edildi.

Dosyada, yatırılan paralarla gerçek bir yatırım işlemi yapılmadığı ve paraların banka hesapları ile kripto cüzdanlarına aktarıldığı ileri sürüldü.

MİT'in çalışmalarında, İsrail vatandaşlarının yönettiği öne sürülen yapılanmanın faaliyetlerini Türkiye'ye taşıdığı belirtildi.

Soruşturma dosyasına göre yöneticilerin, İsrail ve ABD vatandaşlarının hedef alınmaması yönünde talimat verdiği; faaliyetlerin Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore gibi ülkelere yoğunlaştırıldığı tespit edildi.

Interpol ve Europol üzerinden yüzlerce mağdurun başvurusunun soruşturma dosyasına dahil edildiği belirtildi.

Finansal incelemelerde yapılanmanın yaklaşık iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde 13 milyar liralık hacme ulaştığı tespit edildi.

Soruşturma dosyasında, mağdurlardan elde edildiği öne sürülen toplam haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu ve paraların büyük bölümünün yurt dışındaki banka hesapları ile kripto cüzdanlarında tutulduğu iddia edildi.