Bu yıl iş değiştiren işçiler, birden sonraki işverenden aldıkları brüt ücretlerin toplamı 400.000 TL'yi aşarsa gelecek yıl beyanname verecekler 2026'da gelir vergisi beyannamesi verecek ücretliler, kendileri ve aileleri için yaptıkları bazı eğitim ve sağlık harcamalarını gelirlerinden düşebilecek. İndirim, beyan edilen gelirin yüzde 10'u ile sınırlı olacak.
2026 yılında elde ettiği ücret geliri 5 milyon 300 bin TL'yi aşanlar, 2027 yılının mart ayında gelir vergisi beyannamesi verecek. Birden fazla işverenden ücret alanlarda ise birden sonraki işverenlerden elde edilen ücretlerin toplamı 400 bin TL'yi aşarsa beyanname zorunluluğu doğacak.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre; yıl içinde iş değiştiren çalışanlar da bu kapsamda bulunuyor. Birden fazla işverenden ücret alanların hangi işvereni birinci işveren kabul edeceği de beyan yükümlülüğünün belirlenmesinde önem taşıyor. Son işverenden elde edilen ücret birinci işverenin geliri kabul edilebiliyor; diğer işverenlerden alınan ücretlerin toplamının 400 bin TL'yi aşması halinde beyanname verilmesi gerekiyor.
Örneğin, yılın ilk döneminde bir işverenden 375 bin TL, sonraki dönemlerde iki farklı işverenden 395 bin TL ve 550 bin TL ücret alan çalışan, son işvereni birinci işveren kabul ettiğinde diğer iki işverenden elde ettiği toplam 770 bin TL nedeniyle beyanname vermek zorunda olacak.
Buna karşılık, ikinci işverenden elde edilen ücret 400 bin TL'nin altında kalıyorsa, diğer şartlar da sağlanıyorsa beyanname zorunluluğu doğmayacak. Tek işverenden elde edilen 5 milyon 250 bin TL ücret için beyanname gerekmiyor; 5 milyon 350 bin TL ücret elde eden ise beyanname vermek zorunda.
Beyanname vermek, çalışanın tercihine bağlı değil. Belirlenen sınırların aşılması halinde beyanname verilmesi gerekiyor.
Yıllık gelir üzerinden hesaplanan vergi, yıl içinde işveren tarafından kesilen vergiden yüksek çıkarsa çalışan ilave vergi ödeyecek. Hesaplanan verginin kesilen vergiden düşük olması halinde ise aradaki fark iade edilecek.
Bu nedenle beyanname veren çalışanların gider olarak gösterebilecekleri harcamalar önem taşıyor. En yaygın indirim kalemlerinden biri eğitim ve sağlık harcamaları.
Çalışanlar kendileri, eşleri ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları için yaptıkları eğitim ve sağlık harcamalarını beyan edilen gelirden indirebilecek. Ancak bu harcamaların toplamı, beyan edilen yıllık gelirin yüzde 10'unu aşamayacak.
Bunun yanında belirli şartlarla hayat ve şahıs sigortası primlerinin de bir bölümü gelirden indirilebiliyor. Hayat sigortası primlerinin yüzde 50'si, ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigortası primlerinin tamamı; beyan edilen gelirin yüzde 15'i ve yıllık asgari ücret tutarıyla sınırlı olmak üzere indirilebiliyor.
Eğitim harcamalarının gider olarak gösterilebilmesi için ödemenin gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan kişi ya da kuruma yapılması gerekiyor.
Eğitim ve öğretim kurumları, anaokulu ve kreşler, dershaneler, eğitim amaçlı kurslar, okul servisleri, kitap ve kırtasiye harcamaları ile özel yurt ve pansiyon ücretleri bu kapsamda değerlendiriliyor.
Buna karşılık gelir veya kurumlar vergisine tabi olmayan okullara yapılan ödemeler, devlet okullarına ödenen harçlar ve yabancı ülkelerdeki eğitim giderleri indirilemiyor. Okullarda ayrıca tahsil edilen yemek ücretleri de eğitim harcaması kabul edilmiyor.
Özel üniversiteler başta olmak üzere vakıf okullarına yapılan ödemeler de bu kapsamda gider gösterilemiyor. Başka şehirde öğrenim gören çocuk için özel yurda yapılan ödeme indirilebilirken, kiralık bir daire için ödenen kira gider olarak kabul edilmiyor.
2026 yılında yapılan eğitim, sağlık ve sigorta harcamalarının 2027 yılında verilecek beyannamede kullanılabilmesi için fatura alınması gerekiyor. Bu faturaların beş yıl süreyle saklanması şart.
Dolayısıyla beyanname verme ihtimali bulunan çalışanların yıl boyunca yaptıkları eğitim, sağlık ve sigorta harcamalarına ilişkin belgeleri saklamaları, vergi hesabı açısından önem taşıyor.




