Washington ile Tahran arasında tırmanan gerilim ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması sürerken, İran yönetiminden dikkat çeken bir diplomasi mesajı geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, ülkesinin nükleer silah edinmeyeceğini güvence altına alan ve yaptırımların kaldırılmasını öngören bir anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı.
“İRAN HİÇBİR ZAMAN NÜKLEER SİLAH PEŞİNDE OLMADI”
Irakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği temaslara değindi. İran-Türkiye ilişkileri ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını belirten Irakçi, “İran hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmadı ve adil bir anlaşmaya hazırdır” ifadelerini kullandı.
Bakan Irakçi ayrıca, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunması amacıyla komşu ülkelerle diyaloğa açık olduklarını vurguladı.
“MÜZAKERE İÇİN UYGUN ZEMİN BULUNMUYOR”
Dün İstanbul’u ziyaret eden Irakçi, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı destekleyen rolünü memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. CNN Türk’e verdiği röportajda ise mevcut koşullarda ABD ile ciddi müzakerelerin yürütülebileceği bir ortamın bulunmadığını söyledi.
Irakçi, Tahran’ın temel önceliğinin diyalog ve diplomasi olduğunu belirterek, gerçek bir müzakere süreci için tehdit ve baskı dilinin sona ermesi gerektiğinin altını çizdi.
“EŞİT VE ADİL ŞARTLARDA GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ”
Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile düzenlenen ortak basın toplantısında da konuşan Irakçi, eşit ve adil koşullar sağlanması halinde ABD ile nükleer müzakerelere yeniden başlanabileceğini ifade etti. Ancak İran’ın savunma kapasitesi ile füze programının pazarlık konusu olmayacağını net bir dille vurguladı.
BÖLGEDE GERİLİM YÜKSELİYOR
Açıklamalar, Orta Doğu’da tansiyonun son yılların en yüksek seviyelerine ulaştığı bir dönemde geldi. Türkiye ve bazı Arap ülkeleri, gerilimi düşürmek amacıyla diplomatik temaslarını sürdürürken, ABD Başkanı Donald Trump’tan da dikkat çeken mesajlar gelmeye devam ediyor.
Trump, cuma günü yaptığı açıklamada İran’a müzakere için sınırlı bir süre tanındığını söylemiş, ancak bu sürenin ayrıntılarını paylaşmamıştı. Bu açıklamalar, geçen yaz İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırıları öncesindeki süreci hatırlatan bir tabloyu da beraberinde getirdi.




