ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları, Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Orta Doğu’daki çatışmaların Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı trafiğini sekteye uğratma ihtimali küresel risk oluştururken, Türkiye açısından en kritik başlık İran’dan gelen doğalgaz akışının kesilme olasılığı olarak öne çıkıyor.
BOTAŞ: RİSK YOK, UZMANLAR TEMKİNLİ
BOTAŞ, 2 Mart’ta yaptığı açıklamada kaynak çeşitliliği sayesinde arz güvenliği açısından bir risk bulunmadığını savundu. Ancak Hakan Fidan’ın “arz riski doğabilir” yönündeki temkinli açıklaması tartışmaları artırdı.
Ekonomi Gazetesi’ne konuşan BOTAŞ eski Genel Müdürü Gökhan Yardım, Türkiye’nin doğalgaz tedariği konusunda paniğe kapılmaması gerektiğini belirterek LNG kargolarının gelmeye devam ettiğini söyledi. Yardım, maliyet artışı yaşanabileceğini ancak kısa vadede ciddi bir arz kesintisi beklemediğini ifade etti. Savaşın uzaması halinde fiyat baskısının artabileceğini vurgulayan Yardım, geçmişte yaşanan kesintilerin de ciddi sorun yaratmadığını hatırlattı.
“STRATEJİK ANLAŞMADAN VAZGEÇİLEMEZ”
BOTAŞ eski Gaz Alım Daire Başkanı Ali Arif Aktürk ise İran ile yapılan doğalgaz anlaşmasının stratejik niteliğine dikkat çekti. 1996 tarihli anlaşma kapsamında Türkiye’nin yıllık 10 milyar metreküp gaz aldığına işaret eden Aktürk, özellikle Sivas’tan Mersin’e uzanan hattın İran gazına bağımlı olduğunu söyledi.
Aktürk, Batı şebekesindeki Konya hattının Mersin’e bağlanması (loop hattı) tamamlanmış olsaydı alternatif arz imkânının güçleneceğini, ancak 116 kilometrelik bu inşaatın yaklaşık 22 ay sürebileceğini belirtti. Yaz aylarında arz sorunu beklemediğini dile getiren Aktürk, asıl riskin kış döneminde ortaya çıkabileceğini kaydetti.
DÖRT İL İÇİN KRİTİK SENARYO
Uzmanlara göre İran’daki üretim sahalarının ya da boru hatlarının fiziki hasar görmesi halinde tablo ağırlaşabilir. İran gazının yoğun kullanıldığı Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana ve Mersin hattı için risk daha belirgin görülüyor.
Hatay Dörtyol’daki yüzer LNG gazlaştırma ünitesinin (FSRU) bölge için önemli bir alternatif oluşturduğu belirtilse de, uzmanlar LNG kargo temini ve hava koşulları nedeniyle sürecin hassas bir operasyon gerektirdiğine dikkat çekiyor. Enerji arzında kısa vadede ciddi bir kesinti beklenmese de, savaşın süresi ve altyapıya olası etkileri Türkiye’nin enerji denkleminde belirleyici olacak.