Piyasada bulunamayan hayati ilaçlar, sahte ve kaçak ürünlerin önünü açtı. Eczacılar, düşük kur politikası ve ilaç yokluğunun sahtecilere alan açtığını vurgularken, hastaların yaşamının ciddi risk altında olduğunu söyledi.

SGK’dan yeni adım: 72 ilaç geri ödeme listesine alındı
SGK’dan yeni adım: 72 ilaç geri ödeme listesine alındı
İçeriği Görüntüle

İlaç sahteciliği, küresel olarak endişe verici bir hızla yayılırken, Türkiye'de de giderek büyüdü. İstanbul Bayrampaşa’da geçen günlerde 1,5 milyon sahte sahte ilacın yakalanmasının ardından gözler ilaç kaçakçılığının geldiği boyutu bir kez daha ortaya koydu. Eczacılar, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan Avro kurunun reel kurun çok gerisinde kalması nedeniyle ilaç firmalarının hayati önemdeki bazı ilaçları Türkiye piyasasından çektiğini anımsatarak "Eğer bir ürün piyasada bulunmazsa sahte veya kaçak olanı devreye girerek bu durumdan faydalanır" uyarısında bulundu.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, sahteciliğin geldiği boyutlara dikkat çekerek “Sahte veya kontrolsüz-kaçak olan ilaç sayısının artması hastaların ilaçlara erişememesiyle doğrudan ilgilidir. Eğer bir ürün piyasada bulunmazsa sahte veya kaçak olanı devreye girerek bu durumdan faydalanır” dedi.

Saydan, özellikle düşük Euro kuru nedeniyle ilaç firmalarının hayati önemdeki bazı ilaçları Türkiye piyasasından çekmesinin, bu boşluğun sahteciler tarafından doldurulmasına zemin hazırladığını belirterek, kanser ilaçları, organ nakli ilaçları ve kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilacın bulunamamasının, sahtecilere cesaret verdiğini vurguladı. “İlaç; uzmanlık gerektiren, üretimden hastaya ulaştırılmasına kadar sıkı denetim altında olması gereken stratejik bir sağlık ürünüdür. Bu nedenle ilaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir. Çünkü eczanelerimizde asla sahte ilaç bulunmaz” diyen Saydan, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“İlaç her safhası ilgili bakanlıkça takip ve kontrol edilerek eczanelerimize gelir. Her bir ilaç kutusunun üzerinde “sadece o ilaca ait” karekod mevcuttur. Türkiye’de uygulanan İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde ilacın üretiminden depoya, depodan eczaneye ve eczaneden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır. Bir eczacının İTS’ye kayıtlı olmayan sahte bir ilacı hastasına verme ihtimali yoktur. Eczanelerde kurulu olan sistem buna izin vermez. İlaç Takip Sistemi ile takip edilen ve eczaneden alınan hiçbir ilaç sahte değildir. Merdiven altı üretim, kaçakçılık faaliyetleri, denetimsiz internet satışı ve en önemlisi yanlış ilaç fiyatlandırma politikaları sahte ilaç sorununun ana kaynağıdır. Vatandaşlarımız unutmasınlar, ilaç için tek doğru adres eczanelerdir. İlaç sahteciliği pazarı Türkiye’de de korkutucu bir şekilde giderek büyürken başta kanser ve organ naklinde kullanılan ilaçlar olmak üzere cinsel gücü artırıcı ve zayıflatıcı ilaçların sahteleri oldukça yaygın bir şekilde eczane dışındaki ortamlarda satılıyor."

"1 MİLYON KİŞİ SAHTE İLAÇTAN ÖLÜYOR"

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelindeki ilaçların yaklaşık yüzde 10.5’inin ya kalitesiz ya da sahte olduğunu belirtirken her yıl yaklaşık bir milyon insanın sahte ilaçlar nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Dünyada birçok ürünün sahtesinin üretilerek insanlara ulaştırıldığını anlatan Saydan "Ancak unutulmamalı ki, ilaç bir ayakkabı ya da bir çanta gibi kullanılmıyor. Her şeyin sahtesi kullanılınca insana zarar vermeyebilir, ama ilacın sahtesi zarar verir. Çünkü sahte ilaç ölümcül sonuçlara yol açabilir. Özellikle internet sitelerinden yapılan özendirici ve süslü söylemlere aldanılmaması ve asla internet üzerinden ilaç alınmaması gerekiyor. Çünkü, sahte ilaçlar en çok internet üzerinden satılıyor. Sahte ilaçlar; etkisizlik, eksik tedavi, beklenmeyen yan etkiler, zehirlenme ve hatta ölümlere neden olabiliyor" dedi. Sahte ilaçların toplum için ciddi bir tehdit olduğunu ve aktif olarak mücadele edilmesi gerektiğini kaydeden Sayda "Sahte ilaç ticaretine karışan suçlular en ağır şekilde can güvenliğini tehdit ithamı ile cezalandırılmalı, bu konudaki yaptırımlar caydırıcı hale getirilmelidir. İlaç fiyatlandırmasında gerçekçi kur politikası benimsenmeli, özellikle kanser ve organ nakli ilaçları gibi hayati öneme sahip ilaçların piyasada bulunurluğu garanti altına alınmalıdır" diye konuştu.