Güncel

İkinci açılım sürecinde DEM Parti ve PKK krizi!

“Çerçeve yasa”nın yürürlüğe girmesinin ardından DEM Parti’den gelen açıklamalar, terör örgütü mensuplarının posterlerinin taşınması ve düzenlenen kutlamalar Cumhur İttifakı’nda rahatsızlık yarattı. AKP kulislerinde, bu tavrın sürece zarar verdiği, toplumsal rızayı ortadan kaldırdığı ve iktidardan uzaklaşmaya başlayan milliyetçi seçmendeki kopuşu hızlandırdığı değerlendiriliyor.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre; “ikinci açılım süreci” kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından Cumhur İttifakı kulislerinde DEM Parti ve terör örgütü PKK cephesinden gelecek adımlar yakından izlenmeye başladı. Ancak son dönemde DEM Parti’den yapılan bazı açıklamalar ile terör örgütü üyelerinin posterlerinin kullanıldığı etkinliklere ilişkin görüntülerin AKP içinde rahatsızlık oluşturduğu öne sürüldü.

Parti kaynaklarının değerlendirmelerine göre, sürecin toplum tarafından sahiplenilebilmesi için daha dikkatli, kapsayıcı ve farklı kesimlerin yaşadığı acıları gözeten bir dil kullanılması gerekiyor. Özellikle şehit yakınları ve gaziler açısından tepki yaratabilecek görüntülerin, sürecin toplumsal desteğini zayıflatabileceği belirtiliyor.

RAHATSIZLIK ERDOĞAN’A DA AKTARILDI

AKP kulislerinde konuşulanlara göre parti yöneticileri, DEM Parti'nin kullandığı söylem ile terör örgütüne yakın çevrelerin sahadaki eylemlerine ilişkin değerlendirmelerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da iletti.

Erdoğan'ın da terör örgütü mensuplarını yücelten posterler ile “zafer kutlaması” algısı oluşturabilecek etkinliklerden rahatsızlık duyduğu öne sürülüyor. Benzer bir hassasiyetin sürecin başından itibaren önemli rol üstlenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'de de bulunduğu iddia ediliyor.

Cumhur İttifakı kulislerinde, “barış ve toplumsal bütünleşme” hedefiyle yürütülen bir sürecin herhangi bir tarafın zaferi şeklinde yansıtılmasının kabul edilemeyeceği görüşünün ağırlık kazandığı belirtiliyor.

İTTİFAK TABANINDAKİ TEPKİ YAKINDAN İZLENİYOR

AKP ve MHP açısından en önemli başlıklardan birinin Cumhur İttifakı seçmeninde oluşabilecek tepki olduğu ifade ediliyor.

Özellikle şehit yakınları, gaziler ve milliyetçi-muhafazakâr seçmenlerin, DEM Parti'nin bazı açıklamaları ile terör örgütü mensuplarını yücelttiği öne sürülen görüntülere tepki gösterdiği belirtiliyor.

AKP içindeki değerlendirmelerde, iktidarın oy kaybı yaşadığı ve milliyetçi seçmenin bir bölümünün Cumhur İttifakı'ndan uzaklaşabileceğine yönelik endişelerin bulunduğu aktarılıyor. Süreç kapsamında atılan adımların kamuoyuna yeterince anlatılamadığı, buna karşılık tartışmalı görüntülerin daha fazla gündem oluşturduğu görüşü dile getiriliyor.

Parti kurmayları, milliyetçi seçmendeki olası kopuşun devam etmesinin yalnızca sürece değil, Cumhur İttifakı'nın siyasi geleceğine ve seçim hesaplarına da zarar verebileceği değerlendirmesini yapıyor.

“TOPLUMSAL RIZA ZEDELENİYOR”

AKP kaynakları, DEM Parti'den gelecek açıklamaların ve sahadaki gelişmelerin sürecin toplumsal karşılığı açısından kritik olduğunu savunuyor.

Parti içinde bazı açıklama ve gösterilerin “toplumsal rızayı zedeleyen” ve gerilimi artırabilecek unsurlar olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Toplumun önemli bir bölümünün sürece mesafeli yaklaştığına dikkat çeken kurmaylar, bundan sonraki adımların toplumdaki hassasiyetler gözetilerek atılması gerektiğini ifade ediyor.

AKP'deki değerlendirmelerde, silah bırakma hedefinin önemli olduğu ancak bunun tek başına toplumsal barış anlamına gelmeyeceği vurgulanıyor. Şehit aileleri başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin hassasiyetlerinin dikkate alınmasının kalıcı bir huzur açısından zorunlu olduğu belirtiliyor.

“BAŞKA BİR ANNENİN YARASINA BASAMAZSINIZ”

AKP'li bir isim, sürecin toplumsal barış hedefiyle yürütülmesi halinde tarafların birbirlerinin acılarına saygı göstermesi gerektiğini savundu.

Barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını belirten aynı isim, geçmişte yaşanan acıların görmezden gelinmesinin yeni gerilimlere yol açabileceğini ifade etti.

AKP'li isim, terör örgütü mensuplarına ait posterlerin kullanılmasının toplumun farklı kesimlerinde tepki yaratabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Her anne için evladı ciğeridir. Herkes acısını yaşayabilir, taziyesini kurabilir. Buna kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Ancak kendi acınızı yaşarken başka bir annenin yarasına basamazsınız. Bir kişinin kardeşini öldüren teröristin fotoğrafını taşıyıp onunla gurur duyduğunuzu söyleyerek daha sonra o kişinin kapısını ‘barışalım’ diye çalamazsınız.”

“SİLAH SUSARKEN DİL SİLAHA DÖNÜŞMEMELİ”

AKP'den başka bir kurmay ise silah bırakılmasıyla toplumsal barışın aynı süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Güvenlik sorununun çözülmesinin, toplumdaki yaraların kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini belirten kurmay, toplumsal bütünleşmenin daha uzun ve hassas bir süreç olduğunu ifade etti.

AKP'li isim, sürecin sağlıklı ilerlemesi için provokatif söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Silah bırakmak başka şeydir, toplumsal huzur ve helalleşme bambaşka bir şeydir. Bu kavramlar birbirine karıştırılmamalı. Silahların bırakılmasıyla birlikte toplumsal barış isteniyorsa asırlardır bilinen basit bir kural uygulanmalı: Silahı bıraktıysan tahriki de bırakacaksın. Silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmiş olmaz, yalnızca şekil değiştirmiş olur.”

GÖZLER DEM PARTİ’NİN ATACAĞI ADIMLARDA

AKP kulislerinde, önümüzdeki dönemde DEM Parti'nin açıklamalarının yanı sıra düzenlenecek etkinlikler ve sahaya yansıyan görüntülerin de yakından takip edileceği belirtiliyor.

Cumhur İttifakı içinde, sürecin toplumdaki desteğinin korunabilmesi için “zafer” algısı oluşturabilecek görüntülerden ve terör örgütünü yücelten söylemlerden uzak durulması gerektiği görüşünün öne çıktığı ifade ediliyor.