TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ile bedelli askerlik tutarının artırılmasını öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin görüşmelerine başlanacak.
"SORULAN SORULAR ABSÜRT"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Nevruz sonraski gözaltıları değerlendirerek, şunları söyledi:
"Çok görkemli, gerçekten her birimizin içinden belki de binlerce ders çıkaracağı bir Nevroz'u geride bıraktık. Milyonlar alanlara, sokaklara akın ettiler, kendi politik taleplerini ortaya koymakla beraber bin yıllık Nevroz Bayramı'nı da büyük bir coşkuyla kutladılar fakat bu Nevroz'un coşkusunu gerçekten sindiremeyen bazı kesimler olduğunu da görüyoruz. Özellikle bütün bu Nevroz alanlarına gidişlerde yaşanan sıkıntıları daha önce de ifade ettik, bir kez daha ifade etmeyeceğim ama gerçek anlamda tam bir tahammülsüzlüğün olduğunu görüyoruz. Yetmedi, şimdi yaygın bir gözaltı operasyonuyla karşı karşıyayız ve bu gözaltı operasyonlarının sonucunda da 27 kişinin tutuklandığı bilgisini almış durumdayız. Şimdi, gözaltına alınanlara sorulan soruların absürtlüğüne bakın. 'Nevroz'a neden gittiniz?' Hadi buyur, ne desin?
Böyle bir soru sorulabilir mi? 'Sarı-kırmızı-yeşil atkıyı neden taktın?' , 'Nevroz programının duyurusunu nereden duydun?' , 'Nevroz'a örgüt gerekçesiyle mi katıldın?' Bakın, bunlar trajikomik sorular. Burada herkes Nevroz Bayramı'nı Ramazan Bayramı'yla beraber kutladı. Şimdi Nevroz Bayramı'nın resmi bir bayram olmasını tartışıyoruz. Bunları tartıştığımız bir yerde bayramı kutlamak için bayram yerine giden insana 'Niye gittin Nevroz'a?', 'Niye halay çektin?' , 'Niye sarı-kırmızı-yeşil atkı taktın?' sorusunu sormanın kendisi ne süreci anlamaktır ne kardeşliği anlamaktır ne de geleceğe yönelik bir bakış açısını içerir. Burada tam bir hamaset olduğunu görüyoruz, tam bir tahammülsüzlük olduğunu görüyoruz. Bunun yürüyen süreçle kesinlikle bağdaşmadığını ve bu tür olaylardan, bu tür yaklaşımlardan vazgeçilmesi çağrısını da bir kez daha Meclis'ten yapmak istiyorum."
MURAT EMİR: İDDİANAMELER TEL TEL DÖKÜLÜRKEN SAVCILIK BİR ALGI OPERASYONUNA GİRİYOR
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İBB davasına ilişkin eleştirilerde bulunarak, yargı sürecine yönelik değerlendirmeler yaptı. Emir, "İBB davası görüldükçe iftiracıların, ‘itirafçı’ dedikleri kişilerin 'Duymadım', 'Görmedim', 'Dediklerini duymuştum', 'Bizzat tanık değilim' diyerek 'Utanıyorum' diyerek ifadelerini geri aldığına tanık oluyoruz" dedi. Bazı isimlerin baskı altında ifade verdiğini açıkladığını söyleyen Emir, "Murat Kapki daha dün baskı altında ifade verdiğini itiraf etti. Yine aynı şekilde, Ümit Polat iki üç gün önce üzüldüğünü, tanıklıktan çekileceğini ve para alışverişini görmediğini, sadece duyduğunu söylemek durumunda kaldı" diye konuştu.
Antalya’da da benzer bir durum yaşandığını savunan Emir, "Antalya'da bir itirafçı daha geçen hafta kendisinin baskı altında ifade verdiğini ve şu anda son derece üzgün olduğunu, daha fazla devam edemeyeceğini söyledi" dedi. Savcılığın "algı operasyonu" yürüttüğünü öne süren Emir, "Baskılarla, zorlamalarla, tutukluluk şantajlarıyla, bunlar üzerinden kurulan iddianameler tel tel dökülürken savcılık bir algı operasyonuna giriyor ve gündem değiştirmek üzere, başka şeyler konuşulsun diye defalarca yaptıkları gibi bu sabah da 16 ünlü kişi gözaltına alınıyor, sabahın kör saatinde" şeklinde konuştu.
Gözaltı gerekçelerine de değinen Emir, şunları kaydetti:
"Gerekçe her zamanki gibi, yaratıcı da değiller; uyuşturucu kullanmak ve uyuşturucu kullanımına yardımcı olmak kolaylaştırmak. Defalarca yaptılar, kişilerin masumiyet karinesini yok ettiler, lekelediler, görüntülerini çektiler, ifşa ettiler, peşinen yargıladılar, yandaş medyada yerden yere vurdular ve sonra ortaya çıktı ki birkaç istisna hariç neredeyse tamamında uyuşturucu kullanımı söz konusu değil; şimdi yine aynı algı operasyonunu yapıyorlar. Yargı, kolluk elbette işini yapsın, tabii ki yapacak ama Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konuda usulü var, geleneği var. Özellikle tanınan, bilinen kişileri değersizleştirmek, lekelemek adına yapılan bu operasyonları doğru bulmuyoruz ve bunun algı saptırmaya dönük olarak yapıldığını çok iyi biliyoruz."
NE OLDU?
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu İBB davası kapsamında "etkin pişmanlık" kapsamında ifade veren iş insanı Murat Kapki, mahkemeye sunduğu dilekçede, "ailesini korumak ve tahliye edilmek" umuduyla bu beyanlarda bulunduğunu bildirdi. Savcılar tarafından “tahliye edileceği vaadiyle” ifadeler verdiğini ifade eden Kapki, bazı ifadelerinin savcılar tarafından önemsenmediğini ve kendisine “istemezsen tutanağa yazmayız” dendiğini belirtti. İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı ile bağlantılı olduğu için tutuklu olduğunu belirten Kapki, tahliyesini ve beraatını talep etti.
CHP lideri Özgür Özel de, Murat Kapki'nin "'Baskı gördüm. Bir gün bile burada yatmazsın demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım" diyerek ifadesini geri çektiğini duyurmuştu.





