Yaşam

Hülya Avşar'ın rol aldığı dizi eleştirilerin odağında

"Aynı Yağmur Altında" dizisinin ikinci bölümünde yer alan "domuz eti" sahnesi izleyicilerin büyük tepkisini çekti. Hristiyan bir karakterin, Müslüman bir aileye domuz eti ikram ettiği anlar sosyal medyada gündem oldu.

Son yıllarda ana akım medyada sıkça rastlanan "muhafazakar-seküler çatışması" temalı dizilere bir yenisi daha eklendi. ATV ekranlarında izleyiciyle buluşan "Aynı Yağmur Altında" dizisinin ikinci bölümünde yer alan bir yemek sahnesi, sanatsal bir tercihten ziyade, belli bir hayat tarzını hedef alan bir "karalama" kampanyasına dönüştü.

Dizide modern ve seküler bir profili temsil eden Tülin karakterinin, Müslüman bir aileye domuz eti ikram etmesi, izleyiciler tarafından sert bir dille eleştirildi. Bu sahnenin, seküler yaşam biçimini benimsemiş bireyleri "toplumun temel değerlerinden kopuk", "saygısız" ve hatta "kötü niyetli" gösterme amacı taşıdığı iddia edildi.

Laik yaşamı benimseyen aile yapısının, diziler aracılığıyla sürekli "çatışma çıkaran" taraf olarak kurgulanması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür yapımların toplumdaki kutuplaşmayı mutfağa ve sofraya kadar indirdiğini, modern yaşamın "inançsızlık" veya "düşmanlık" gibi gösterilmesinin tehlikeli bir algı yönetimi olduğunu vurguluyor.

Sahneye gelen tepkilerde, sadece dini hassasiyetler değil, seküler yurttaşların haksız yere hedef gösterilmesi de ön plandaydı. Birçok kullanıcı, "Gerçek hayatta hiçbir seküler aile, misafirinin inancını bile bile önüne yasaklı bir yemek koymaz. Bu sadece seküler kesimi 'canavar' gibi gösterme çabasıdır" yorumunda birleşti.

Türk Ortodoks Topluluğu ise yaptığı açıklamada, Türkiye’de seküler çevrelerde dahi domuz eti tüketiminin yaygın olmadığına dikkat çekerek, “Biz Hristiyan Türkler bile çok nadiren domuz eti yeriz. Müslüman komşumuza asla domuz ve alkol ikram etmeyiz. Bu senaryoları yazanlar kim?” ifadelerini kullandı.