Gökova Ekoloji Meclisi, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisindeki Akyaka kıyılarında yıllardır sürdüğünü belirttiği kıyı işgallerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Musabeyli Cemil Çiçek Barajı'nda su seviyesi ilk kez yüzde 50'nin üzerine çıktı
Musabeyli Cemil Çiçek Barajı'nda su seviyesi ilk kez yüzde 50'nin üzerine çıktı
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, Anayasa ve Kıyı Kanunu'na karşın kıyıların ticari işletmeler tarafından fiilen kullanıma kapatıldığı savunularak, ilgili kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmediği öne sürüldü.

Gökova Ekoloji Meclisi, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Akyaka kıyılarında kamusal alanların ticari işletmeler tarafından işgal edildiğini belirterek yazılı bir basın açıklaması yaptı.

ANAYASA VURGUSU

Açıklamada, kıyıların herkesin eşit ve ücretsiz kullanımına açık olması gerektiği vurgulanırken, yetkili kurumların Anayasa ve ilgili yasalar çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmediği savunuldu.

Meclis, Anayasa'nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nu anımsatarak kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve kamu yararı gözetilerek kullanılmasının zorunlu olduğunu belirti.

Buna karşın Akyaka'da masa, sandalye, platform, iskele ve şezlonglarla kamusal alanların fiilen özel işletmelerin kullanımına bırakıldığı, bazı plajlarda ise giriş ücreti alınarak yurttaşların kıyılara erişiminin sınırlandığı ifade edildi.

Açıklamada, Gökova'nın Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne sahip olduğuna dikkat çekilerek, bölgenin ticari baskılar nedeniyle kamusal niteliğini kaybettiği ifade edildi.

Yıllardır yapılan başvurulara ve yargı kararlarına rağmen gerekli denetimlerin yapılmadığı ileri sürülen açıklamada, başta Ula Belediyesi ile Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumların anayasal ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği iddia edildi.

Gökova Ekoloji Meclisi, Azmak kıyısındaki kaçak işgallerin kaldırılması, Akçapınar Sahili ile Çınar Plajı'ndaki giriş ücreti uygulamalarına son verilmesi, kamusal kullanım alanlarının genişletilmesi ve Kıyı Kanunu'na aykırı faaliyet gösteren işletmeler hakkında idari yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

Açıklamada ayrıca, görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında soruşturma açılması ve Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki koruma hükümlerinin eksiksiz uygulanması talep edildi.

İşte o açıklama:

Bugün burada, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Akyaka kıyılarında yıllardır süren hukuksuzluklara, kıyıların ticari işletmeler tarafından işgal edilmesine ve buna göz yuman kamu kurumlarına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık.

Bizler Gökova Ekoloji Meclisi olarak bir gerçeği bir kez daha hatırlatıyoruz: Kıyılar hiç kimsenin mülkü değildir; kıyılar halkındır. Bu yalnızca vicdani bir talep değil, Anayasa’nın ve yasaların emridir.

Anayasa’nın 43. maddesi, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, deniz ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceğini açıkça düzenlemektedir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu da kıyıların herkesin eşit, serbest ve ücretsiz kullanımına açık olduğunu; kapatılamayacağını, işgal edilemeyeceğini ve özel ayrıcalıklara konu edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır.

Buna rağmen Akyaka’da kamusal kıyılar masa, sandalye, platform, iskele, çit ve benzeri düzenlemelerle fiilen özel işletmelerin kullanımına bırakılmaktadır. Akçapınar Sahili ve Çınar Plajı’nda giriş ücreti alınmakta, Akyaka Halk Plajı, Maden İskelesi ve Çınar Plajı’nda yüzlerce şezlong kıyıları kaplayarak yurttaşların ücretsiz kullanım hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Üstelik Gökova, sıradan bir kıyı değil; Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne sahip, korunması gereken hassas bir ekosistemdir. 2872 sayılı Çevre Kanunu ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun öngördüğü koruma yükümlülüklerine rağmen bu alanlar ticari baskılar altında kamusal niteliğini kaybetmektedir.

Yıllardır yapılan başvurulara, tutanaklara ve yargı kararlarına rağmen gerekli denetimler yapılmamakta; başta Ula Belediyesi ile Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü olmak üzere yetkili kurumlar anayasal ve yasal sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Oysa Danıştay’ın yerleşik kararları, kıyıların kamu yararına tahsis edilmiş alanlar olduğunu ve özel kullanımın kamu yararını ortadan kaldıracak boyuta ulaşamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/98 kararı, kıyıların, vatandaşın erişimini engelleyen kişilerin Türk Ceza Kanunu’nun 109/3 maddesi gereğince “nitelikli şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan cezalandırılması gerektiği yönündedir. Yani, vatandaşın kamuya ait olduğu kanunla belirlenmiş bir alanda özgürce bulunmasını veya buradan yararlanmasını engelleyen kişiler hakkında hapis cezası öngörülmüştür.

Yetkililere çağrımızdır:

Azmak kıyısındaki tüm kaçak ve hukuka aykırı işgaller kaldırılmalı, yasaya aykırı yapı kayıt belgeleri iptal edilmelidir.
Akçapınar Sahili ve Çınar Plajı’ndaki giriş ücreti uygulamaları sonlandırılmalı; hukuka aykırı yapılar kaldırılmalıdır.
Akyaka Halk Plajı, Maden İskelesi ve Çınar Plajı’nda kıyıyı kapatan şezlong düzenleri kaldırılarak yeterli kamusal kullanım alanı sağlanmalıdır.
Kıyı Kanunu’na aykırı faaliyet gösteren işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımlar uygulanmalı, görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılmalıdır.
Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin koruma hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır.
Bir kez daha ilan ediyoruz:

Bizler kıyılarımızı sermayeye teslim etmeyeceğiz. Doğayı, hukuku ve kamusal hakları savunmaya devam edeceğiz. Çünkü kıyılar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır.

Anayasa açıktır. Yasalar açıktır. Hukuk açıktır.

Şimdi sıra kamu kurumlarındadır.

Gökova susmayacak!

Kıyılar halkındır, işgal edilemez!

Anayasa uygulanmalıdır!

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi rantın değil, yaşamın alanıdır!

GÖKOVA EKOLOJİ MECLİSİ