Esenyurt’ta 10 Ekim 2025’te sokak ortasında saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden gazeteci, belgeselci ve çevre hakları savunucusu Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin davanın üçüncü duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Kasten öldürme” suçundan tutuklu yargılanan Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin hakkındaki davada, sanıklardan birinin avukatlarının duruşmaya katılmaması nedeniyle karar verilemedi.
Mahkeme, duruşmayı 7 Ekim tarihine bıraktı.
Duruşma öncesinde adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Mahkeme salonunun bulunduğu koridor polis barikatıyla kapatılırken izleyicilerin salona alınmadığı belirtildi. Duruşmayı takip etmek isteyenler başka bir salondan SEGBİS aracılığıyla süreci izledi. Salona Hakan Tosun’un ailesi, taraf avukatları, milletvekilleri ve sınırlı sayıda gazeteci alındı.
KARAR BEKLENİRKEN DURUŞMA ERTELENDİ
Tosun ailesinin avukatları, duruşmada esas hakkındaki mütalaanın taraflara tebliğ edildiğini ve iki sanık hakkında haksızlık indirimi uygulanmaksızın müebbet hapis talep ettiklerini belirtti.
Avukatlar, mahkemenin karar vermesinin beklendiğini ancak sanıklardan Abdurrahman Murat’ın iki avukatının da mazeret bildirmesi nedeniyle savunmasının alınamadığını aktardı.
Bu nedenle mahkeme heyeti karar açıklamazken yeni duruşma tarihi 7 Ekim olarak belirlendi.
“GERÇEĞİN TAMAMINI İSTİYORUZ”
Duruşma öncesinde Hakan Tosun’un Dostları adına adliye önünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada, Tosun’un yaşamı boyunca kamerasıyla farklı kesimlerin ve özellikle yaşam alanlarını savunanların sesini duyurmaya çalıştığı belirtildi. Tosun’un ölümünden önce Hatay’da deprem sonrası bölgede çalışma yaptığı, burada insanların yaşadığı sorunları görüntüleyerek kamuoyuna aktarmaya çalıştığı ifade edildi.
Tosun’un İstanbul’a döndükten sonra yalnızca annesini görmek istediği belirtilen açıklamada, uğradığı saldırının kamera kayıtlarına yansıdığı aktarıldı.
DOSYADAKİ ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DURUMU TARTIŞMA KONUSU
Hakan Tosun’un Dostları, olay sırasında motosikletli bir kişinin daha bulunduğunu belirterek bu kişinin sanık olarak yargılanmasını talep etti.
Açıklamada, kamera kayıtlarında bu kişinin diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğinin görüldüğü savunularak üçüncü kişinin halen dosyada tanık sıfatıyla yer almasına itiraz edildi.
Tosun’un bulunması ve olayın aydınlatılması sürecinde görevini yerine getirmeyen ya da ihmali bulunduğu değerlendirilen kamu görevlileri varsa onların da hukuk önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Hakan Tosun’un ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen ailesinin ve yakınlarının adalet arayışını sürdürdüğü belirtilerek, “İntikam değil gerçeğin tamamını ve eksiksiz adalet istiyoruz” mesajı verildi.
RIZVANOĞLU: “ADALET İSTİYORUZ”
Duruşma öncesindeki açıklamaya çeşitli siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri de destek verdi.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Tosun’un ölümünün üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini belirterek adalet talebini dile getirdi. Rızvanoğlu, gazetecilerin, doğa savunucularının ve toplumun diğer kesimlerinin güven içinde yaşayabilmesi gerektiğini savundu.
Davanın takipçisi olacaklarını belirten Rızvanoğlu, Tosun’un ailesinin yanında duracaklarını ifade etti.
KADIGİL: “DOSYANIN BÜTÜN BOYUTLARI ARAŞTIRILMALI”
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil de Hakan Tosun davasının yalnızca iki sanığın yargılanmasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu.
Kadıgil, olayda motosikletli üçüncü kişinin de bulunduğunu belirterek bu kişinin yanı sıra olayın soruşturulması sırasında görev yapan kamu görevlilerine ilişkin iddiaların da araştırılması gerektiğini söyledi.
Dosyada Hakan Tosun’un neden hedef alındığına ilişkin soruların halen yanıtlanmadığını öne süren Kadıgil, davanın tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Kadıgil ayrıca, Tosun’un ailesinin yaşadığı kaybın geri döndürülemeyeceğini belirterek davanın takipçisi olacaklarını söyledi.