Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Sabah gazetesinde "Güneş hasarında yeni bilgi: Yakmakla kalmıyor!" başlığıyla kaleme aldığı yeni yazıda güneş yanıkları ve bağışıklık sistemini arasında bulunan ilişkiyi inceledi.
Müftüoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Güneş cilt hücrelerini hasara uğrattığında bağışıklık sistemi bölgeye müdahale ediyor. Normalde amacı hasarı temizlemek ve onarımı başlatmak. Fakat aşırı UV maruziyetinde bu savunma yanıtı kontrolden çıkabiliyor. Yani güneş ilk hasarı oluşturuyor, ardından gereğinden fazla çalışan bağışıklık sistemi inflamasyonu ve hücresel hasarı daha da büyütebiliyor. Bir çeşit biyolojik "dost ateşi.
Güneş yanığını yalnızca birkaç günlük kızarıklık olarak görmeyin. Çünkü mesele sadece cildin yanması değil; ardından başlayan inflamasyon ve hücresel stres de önemli. Bu nedenle, öncelikli hedefiniz güneşte yanmamak olsun. Özellikle tekrarlayan güneş yanıkları, cildin yaşlanma ve hasar yükünü artırıyor. Güneş kremini "sür ve unut" ürünü sanmayın. Şapka, gölge, giysi ve yoğun UV saatlerinden kaçınmak en az krem kadar önemli. Güneş sonrası kızarıklığı küçümsemeyin. Kızarıklık yalnızca görüntü değildir; cildinizde aktif bir inflamasyon olduğunun işaretidir. Yeni bulgular, güneş sonrası inflamasyonu azaltmanın gelecekte cilt korumasının önemli bir parçası olabileceğini düşündürüyor. Cildinizi yıllık kontrol ettirin. Özellikle yeni oluşan, büyüyen, renk veya şekil değiştiren lekeleri "güneş lekesidir" diyerek geçiştirmeyin. Güneşten tamamen kaçmayın; güneşte yanmaktan kaçının. Gün ışığının biyolojik saat ve genel sağlık açısından önemli etkileri var. Hedef güneşi hayatımızdan çıkarmak değil, UV dozunu akıllıca yönetmek."