Güncel

Gülistan Doku cinayetini itiraf etti! Doku'nun cansız bedeni için koordinat verdi

Gülistan Doku dosyasında kırmızı bültenle aranan Umut Altaş, cinayeti eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Türkay Sonel'in işlediğini, valilik koruması Şükrü'nün ise cesedi yok ettiğini iddia etti. İşte detaylar...

Tunceli'de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında sis perdesini aralayacak yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında kırmızı bülten bulunan firari şüpheli Umut Altaş, Akşam Gazetesi Washington Temsilcisi Yavuz Atalay'a konuştu. Kaldığı otelde sessizliğini bozan Altaş, olayın arka planına dair kan donduran itiraflarda bulundu. Doku'nun öldürüldüğünü ve cinayetin failinin Türkay Sonel olduğunu öne süren Altaş, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması Şükrü’nün de cesedi yok ettiğini iddia etti.

"ÇOK BAĞIRIYORDU, BEN DE SIKTIM"

Türkay Sonel’in cinayeti bizzat kendisine valilik konutunda itiraf ettiğini belirten Umut Altaş, o anları şu sözlerle anlattı:

"O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, 'Çok bağırıyordu ben de sıktım' dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum. Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Alzheimer gibi oldum, şoka girdim. Yaşananları yeni yeni hatırlıyorum"

"ŞÜKRÜ O İŞLERİ HALLETTİ"

Cansız bedenin nasıl ortadan kaldırıldığına iddialar da öne süren Altaş, Türkay Sonel'in kendisine "Şükrü o işi halletti" dediğini aktardı. Bahsedilen kişinin eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması olduğunu belirten firari şüpheli, şöyle devam etti:

"İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir. Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü'yü aramıştır. Oradan bir 'Santa Fe' marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum. Zaten o korumanın her şeyini yapıyordu, valinin korumasıydı... Tam adam gömecek biriydi, yüzünde seri katil tipi var."

CİNAYET SONRASI VİYADÜKTE ŞÜPHELİ KEŞİF

Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarında Türkay Sonel ile aynı araçta görülmesine de açıklık getiren Altaş, o gün cinayetten habersiz olduğunu savundu:

"Cinayet sonrasında Türkay beni arabayla aldı. Benim o zaman hiçbir şeyden haberim yoktu. Cinayetin işlendiği bölgede, köprü ve dere yatağının olduğu Tunceli Üniversitesi civarında turladık. Viyadük civarında birkaç tur attı, sürekli o bölgeye bakıyordu. Sanırım polis falan geldi mi diye kontrol ediyordu. Gülistan'ı orada öldürmüş olmalı. Kızı, viyadükte köprünün dibinde öldürdüğünü düşünüyorum"

"GÖMÜLDÜĞÜ YER İÇİN İKİ TAHMİNİM VAR"

Gülistan Doku'nun cansız bedeninin bulunabileceği kör noktalara dikkat çeken ve yetkililere seslenen Altaş, iki bölgeyi işaret etti:

"Cesedin tam yerini bilmiyorum ama üniversite civarında, insanların gelmediği ıssız yerlerde, Aktuluk Mahallesi civarında bir yerde olabilir. O mahallede hiç kimsenin uğramadığı kör noktalara baksınlar. Ayrıca Bayraktepe'de, su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı."

Altaş yer tarifini şu sözlerle detaylandırdı:

"Tunceli, Atatürk Mahallesi'ne girerken kontrol noktasının üstünde: Bayraktepe'de su arıtma tesisi var, onun altındaki toprak alana, helikopter pistinin oralara gömülmüş olabilir. Aktuluk Mahallesi civarında bir yere gömmüştür... Araba girebilen ama insan girmeyecek bir yer. Cinayet mahalline de yakın."

"TECAVÜZ VE ŞİDDET EĞİLİMİ VARDI, POLİSLERE SİLAH GÖSTERDİ"

Türkay Sonel'in suç işlemeye meyilli ve son derece tehlikeli bir karakteri olduğunu iddia eden Altaş, çarpıcı bir tanıklığını da paylaştı:

"Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti. Bir gün polislerle tartıştı. Görevli polislerin üstüne yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm."